Tasarruf hayallerinizi kendiniz kurun, paranızı da kendiniz koruyun

Serbest Kürsü
Serbest Kürsü

Av. Umut METİN - Ticaret Hukuku Uzmanı

Son yıllarda içinde ev, araba, yatırım, tasarruf ve hatta muhafazakâr vatandaşlarımızı özellikle hedefleyerek içinde “faizsiz” kelimesi ile dikkat çeken şirketlerin ana caddelerde mantar gibi çoğaldığını görüyoruz.

Genelde vatandaşlarımızın, sokakta yürürken düzayak olarak doğrudan girebileceği işlek noktalarda, İstanbul’da E-5 üstünde sıklıkla yer aldıklarını görmekteyiz. Kulağa hoş gelen “Güzel” ve “Renkli” isimleri olan bu tür şirketlerin, banka şubesi gibi dış görüntülerle artış göstermesi dikkatimizi çekiyor. Bu durum yapılan işi anlamak için öncelikle web sayfalarına göz atmamıza neden oluyor.

ARABAM, EVİM, PARAM, TASARRUFUM, DAYANIŞMAM gibi kelimeleri unvanlarına isimleri olan bu şirketler, ilginç bir şekilde herhangi bir yasal mevzuata tabi değiller. Nasıl oluyor da, insanlardan birikimlerini toplayabiliyorlar, sorusu akla geliyor. Sebebi ise vaatlerin güzelliği.

Belirtilen şirketlerin hemen hepsinin illerimizin en işlek yerlerinde ve her yerde olması, ama birçoğunun ticari geçmişin olmaması nerdeyse ortak noktaları olarak dikkat çekiyor, diyerek sözlerine başlıyor.

ARABAM, EVİM, PARAM, TASARRUFUM, DAYANIŞMAM gibi kelimelerle markaları ve web sayfaları oluşturulan bu şirketlerin çok önemli bir kısmının 2019-2020 yıllarında kurulmuş olduğu görülmektedir. Hemen hiçbirinin web sayfasında finansal olarak güven veren kurumsal bir anlatımının, insanlarımızdan para toplanması ardından karşılığını verebilecek bir maddi gücün olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu noktada belirtilen şirketlerinin şeffaf bir biçimde ticari unvanlarının, ortaklık-sermaye yapılarının gösterilmemesi, yönetim kurulu üyeleri ve yöneticilerinin kim olduğunundahi belli olmaması, bugün varız diyen bu şirketlerin yarın yokuz demesinin mümkün olduğunu ortaya koymaktadır. İlk algı bu şirketlerin nerede ise hepsi için büyük bir soru işareti yaratmaktadır.

Sistemin işleyişi yeni nesil saadet zinciri şüphesi yaratmakta

Bu şirketlerin web sayfalarında incelendiğinde, sisteme üye olan her vatandaşın, her insanın yaşamında sahip olmayı isteyeceği türden yani ev, araba gibi bir varlıklar edineceği izlenimi verildiği görülmektedir. Bir sıra düzeni ile işleyen sistemde, sabrın en önemli nokta olduğu, bir şeylere tahammül edilmesi gerektiğini işaret etmektedir. Bu şirketlerle, ilişkileri gereği şeyler edinmiş olarak gösterilen kişilerin de fotoğraflarının web sayfalarında ortaya konulduğu görülmektedir. Bu sunumun hileli anlatım, gerçek dışı anlatım ya da daha çok para toplamak için yapılan bir sistem olduğu şüphesi doğmaktadır. Umarız ki, ortada yeni nesil saadet zincirleri yoktur. Vatandaşlarımızın suiistimal edilmemesi için söz konusu şirketleri iyi analiz etmesi ve bu şirketlerin kendileri için kendi anlattıklarına değil, özellikle sosyal medya ve diğer platformlarda haklarındaki anlatılanlara da kulak vermesi gerekir.

Saadet zinciri, suistimalin zinciridir, tek kazanan zinciri kurandır

Saadet zincirinde mantık basittir. İlk giren kazanır, son giren hep kaybeder. Yapılan kura çekimlerine katılımcıların liste halinde yayınlanmaması, bu talihli katılımcıların kim olduklarının bilinmemesi, kazanan talihlilerin tablo veya liste halinde ilan edilmemesi şüpheli davranış biçimleridir. Canlı yayında ve noterde yapıldığı iddia edilen kura sonuçlarını nedense görmek mümkün değildir. Her ay şu kadar insan ev - otomobil sahibi oldu iddiaları üzerine kuruludur. Ancak kim bu talihliler, orası belli değildir. Bir hayal satın almış olan kıt kanaat geçinen dar gelirli vatandaş satın aldığı hayalin kırıldığı gerçekliği ile yüzleşmeme korkusu ile mağduriyetini kabullenmekten kaçınır. Ne okunan isimleri kimse tanıyor, ne de o isimler birbirlerini tanıyor. Yüzlerce kişi her ay sayemizde ev sahibi oldu diye beyanda bulunarak sistem içinde biraz vakit geçirmiş olan talihliler, sisteme sonradan katılanlar yoluyla gönüllendirilebiliyor. Bu nedenle bu şirketlerde doğru çalışan, şeffaf çalışan ile sadece anlatımda bulunanı mutlaka ayırt etmek gerekiyor.

Bir ömür alın terinizle kazandığınızı, anlık bir gafletle kaptırmayın

Ev, araba almak, tasarruf yapmak için BDDK denetiminde olan bankalarımız ve finansal kuruluşlarımız bulunmaktadır. Bankalar ve finansal kuruluşlar sıkı hukuki, mali denetim altında olup bunlar güven kuruluşlarıdır. Oysaki, belirtilen şirketlerin güven kuruluşu olarak nitelendirilmesine imkân yoktur. Güzel sözlere kapılmayın, alın terinizle edindiğinize de şirketten, şirketin geçmişinden, sunduklarından yüzde yüz emin olmadan ve güvence altında olmadan kimseye teslim etmeyin.

İmza ettiğiniz sözleşmelerde boşluk bırakmayın, eşinizi dostunuzu aldığınız riske dahil etmeyin. Mümkünse para da vermeyin, sözleşme de imza etmeyin.

Size vaatte bulunanların, sizden para istediğini unutmayın. Vaatlerin paranızı almak için yapılmış olabileceğini unutmayın. Yani size sunulan sözleşmeler sizi korumak için değil, paranızı alanın çeşitli bahaneler üreterek, aldığı bedeli daha sonra size ola ki iade etse bile eksik iade etmesi için yaratılmış olabilir. Bu nedenle uzun sözleşmeleri erinmeden okuyun. Aleyhinize gördüğünüz maddelerin üzerini çizin. Eşinizi, dostunuzu borcunuza, taahhüdünüze kefil yapmayın. Özelikle bu tür devlet denetimi dışında bırakılan sistemlere, borç alarak ya da cebinizde olmayan bir takım paraları gelir diye umut ederek girmeyin.

Sisteme girenden, genelde çalışan iki kefil isteniyor, kalan her ay için senet tanzim edilmesi gibi beklentiler sistemin güvenilirliği ve sistemin kendisini sorgulamayı zorunlu kılıyor.

Hukukçu desteği almadan sözleşme imzalayın

Paranızı almak ve sistemden çıkmak istediğinizde, genelde hemen diye bir ihtimal gözükmüyor. Sosyal medyaya yansıyan anlatımlarda 1-2 sene limite göre vade veriliyor. TL’nin yaşadığı sürekli değer kaybından dolayı siz kaybederken, o süre zarfında sizin paranızı kullanan onlar yine kazanan oluyor.

Sözleşme imzalanmadan mutlaka sistemin etki alanında psikolojik olarak uzaklaşın ve bir hukukçunun yardımından faydalanın. Taraflar arasında asıl belirleyici olan sözleşme olduğu için, sözleşme içine gizlenmiş tuzak düzenlemelerden kurtulmanın en iyi yöntemi kendi güvendiğiniz profesyonel bir hukukçunun yardımından başkasına güvenmemektir.

Faizsiz kavramlarına dikkat edin.

Bu tür firmalar önemli oranda komisyon, masraf, ücret giderleri vatandaşa yansıtmaktadır.  Sözleşmeyi fesih halinizde paranızı bir seferde ve çok kısa sürede garanti altına alacak sistem var mı bakın. Bu haliyle sözleşmelerinizde tüm maliyetleri net belirtin. Doğrudan ev almak için itibar sahibi saygın müteahhitlerimiz varken, araba almak için saygın şirketler varken, 1-2 yaşında aynı sonuca hem de çok daha süratle çok daha az maliyetle ulaşacağınızı söyleyenlere şüphe ile yaklaşın. Onların kendisini anlatırken söylediklerini değil, sistemin aklınıza yatıp yatmadığını kontrol edin.

Sistem anlatıldığı gibi değil, tuzaklar ile dolu

İnsanlara iyi ve kolay işleyen gibi gösterilen/sunulan sistemin, insanı zorlayacak, riskli ve endişe uyandıran taraflarından hiç bahsedilmemektedir. Web sitelerinde yazan teslim kampanyaları müşteri çekmek için bir tuzak olabilir. Aslında sistem nedir, ne değildir, belli değil, çünkü yasal düzen yok. Bankacılık sistemi eleştirilerek, cazibe merkezi edinilmeye, çekim gücü sağlanmaya çalışabiliyor.

Senetlere imza atmayın, senetlere “teminat senedidir, ciro edilemez” kaydını yazın

İmza edilen sözleşmelerle birlikte müşterilere senet de imza ettirilmekte olup, bu senetlerin bir başkasına devir edilmesini engellemek  için senedin üzerine “Bu senet….tarihli ….ŞTİ ile imza ettiğim …başlıklı sözleşme kapsamında verilmiş teminat senedidir, üçüncü kişilere ciro edilemez“ yazın. Böylelikle senetlerin bir başkasınca alacaklı imiş gibi işleme konulmasını engelleyin.

Sözleşme imzalarken, farkında olmadan senet de imzalamış olabilirsiniz.

Senet denilince genelde kırtasiyelerden alınan evrak tipi vatandaşın aklına gelmektedir. Oysaki aynen sözleşme gibi, A-4 bir kağıt üzerinde senet oluşturulması da mümkündür. Sözleşme imza ederken, imza ettikleriniz içinde farkında olmadan bir senet imza etmemeniz için mutlaka dikkatli olun. Önemli önemsiz ayırt etmeden imza ettiğiniz herşeyin bir örneğini (fotokopi değil) karşı tarafça da imza edilmiş örneğini imzanızla eşzamanlı isteyin ve mutlaka teslim alın.

Sermaye gücü olmayanın bol taahhüdü, boş taahhüt olabilir

Bu tür şirketlere, yasal bir mevzuat ile kuruluş ve faaliyetleri devletimiz tarafından kontrol altında değilken aslında faaliyet izni verilmemesi gerekir. İçlerinde iyiniyetli olanları tenzih etmekle birlikte, bu şirketler, her gün vatandaşlarımızdan para toplamaktadır. Net ifade edelim, belirtilen adı her ne olursa olsun bu sistemlerin hukuken hiçbir dayanağı yoktur. Yarın binlerce, on binlerce mağdurun olmaması için vatandaşlarımızı ve kamu otoritelerini uyarmakta fayda görüyoruz. Bu şirketleri de kendiliğinden kendilerine güvenilmesi ve vatandaşlardan alınan paraların teminata bağlanması için acilen kendiliğinden şeffaf bir yaklaşım göstermesini bekliyoruz. En iyiniyetli şirket dahi, kontrolsüzlük, keyfi çalışma imkanı nedeniyle, yakın zamanda binlerce mağdurun sebebi olabilir.

Bu sistemdeki dürüst şirketlerin varlığı için acil ve yerinde hukuki düzenleme şart

Belirtilen ve çok vaatli bir düzen yaratan bu şirketlerin önemli bir kısmının iyiniyetli olduğunu düşünmek istiyoruz. Lakin niyet iyi olsun, olmasın. Vatandaştan farklı fırsat sunumları ile toplanan paraların kontrolü, amaç dışı kullanımının engellenmesi, toplayanların şeffaflığı olmadığı sürece, bu ve benzeri bir işleyişin büyük bir toplumsal soruna dönüşmesi ihtimal dahilindedir. Bu haliyle, her şeyden önce bu sistemde oyuncu olarak ortaya çıkan şirketlerin, kendi içinde söz konusu yasal düzenin yaratılması, bu düzen yaratılması talebinde bulunması gerekmektedir. Mademki, işlerinde ciddiler o halde ciddi kurallarla kontrol altında olmaları, itibar kazanmak için bu şirketler için de acil gerekliliktir.

Vatandaşlarımız için uyarımız, belirttiğim yasal düzenleme yapılana ve bu tür şirketler bir finansal kurum olarak BDDK ve diğer ilgili kurumlarca tam anlamıyla zapturapt altına alınana kadar, paralarını kendilerine saklamaları ve büyük mağduriyetler yaşamamaları için hoş vaatlere kulaklarını bu sürede kapatmalarıdır.

Maliye Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı tarafından ortak bir çalışma ile bu şirketler acele finansal ve yasal anlamda kontrole tabi tutulmalı, tabi olmaları gereken yasal ve finansal düzen netleştirilmelidir. Bu tür şirketlerin kurulması da, faaliyeti de düzen içine sokulmalıdır.

 

Sistem bu haliyle Ponzi yöntemine benziyor, bu algıdan arınmanın yolu yasal düzenlemedir.

Ponzi sistemi, hileli bir yatırım şeklidir ve mevzuat boşluklarından beslenir. Ponzi, yatırımcılara kendi paralarından geri dönenle veya sonraki yatırımcılardan gelen paralarla ödemenin yapıldığı bir yöntemdir. Sistemi yöneten, toplanan paranın bir kısmını ilk katılımcılara geri ödemede kullanırken, bir kısmını kendine ayırmakta, ortaya çıkan fark yeni katılımcılara giderilmeye çalışılmaktadır. Yeterli sayıda yeni katılımcı bulunamaması durumunda da sistem çökmektedir. Umarız ki, bu sistem de çok kısa sürede mali ve hukuki denetime alınır, ülkemizde yaşanan kötü tecrübelere bir yeni halka eklenmez.  

“Faizsiz tasarruf” adı altında faaliyet gösteren şirketle tıpkı ponzi düzeninde olduğu gibi, finans bilgisi olmayan, dar gelirli insanlar seçilmekte, onların hassas olduğu “faizsiz tasarruf” gibi terimler seçilmekte, yatırımcılar paralarını erken geri çekmesinler diye de, motivasyonları bir kısım sıhhati bilinemeyen çekilişler ve bilinmeyen talihliler ile canlı/diri tutulmaktadır. Sistemin çalışması için kilit nokta, sürekli insanların sistemde konumlanmasıdır. En azından harici araştırmada tablo bu yöndedir.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar