Tasarruflarda değerli metallerin payı artıyor

Türkiye’de bankacılık sistemindeki tasarruf­ları Türk lirası (TL), döviz (YP) ve kıymetli madenler olarak takip ediyoruz. Çünkü gelenek­sel olarak vatandaşlarımız tasarruflarının bir kısmını yerli parada bir kısmını da döviz ve de­ğerli madenlerde tutuyor. TL ve döviz arasındaki tercihleri de TL’nin göreli getirisine ve makroih­tiyati politikalara bağlı olarak değişiyor.

Aşağıdaki grafik yurt içi yerleşiklerin tasarruf tercihlerini 2010 yılından gönümüze gösteriyor. Buna göre, 2010 yılı sonunda yurt içi yerleşikle­rin TL mevduatlarının toplam mevduat içindeki payı %67 seviyesindeymiş. YP mevduatların payı ise %28,7 seviyesinde. Kıymetli madenlerin pa­yı ise sadece %0.3 seviyesindeymiş. 2010-2025 döneminde YP mevduat ve kıymetli madenle­rin toplamının toplam mevduata oranı %29,3 ile 2012 yılında en düşük olarak gerçekleşmiş.

Bu dönemden sonra TL’nin payı 2021 yılına ka­dar düşerken YP mevduatın payı giderek artmış. 2021 yılında YP ve kıymetli madenlerin toplam içindeki payı %57,6’ya ulaşırken TL payı %36’ya gerilemiş. Bir başka deyişle, 2021 yılında dolari­zasyon zirve yapmış diyebiliriz. Bu gelişmeye çö­züm olarak 2022 yılı başında kur korumalı mev­duat devreye sokuldu. Bu yeni ürünün etkisi ile TL payı 2023 sonunda %58,6 seviyesine çıktı. Bu dönemde YP mevduatların payı düşerken kıy­metli metaller yatay bir seyir izledi.

Sonraki dönemde kur korumalı mevduattan kademeli olarak çıkılırken cazip TL getirileri ve bankaların TL’leşme hedefleri TL mevduatların payını %60’a taşıdı. Diğer taraftan son dönem­de altın ve gümüş fiyatlarında gözlenen artışlar nedeniyle tasarruf sahipleri tasarruflarını kıy­metli metallere yönlendirmeye başladılar.

Bah­çeşehir Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. De­ren Ünalmış’ın yaptığı hesaplamalara göre kıy­metli madenlerin toplam döviz tevdiat hesapları (DTH) içindeki payı %35’e yükselmiş. Bu oran 2016 yılında %3 seviyelerindeymiş. Gerçek ki­şilerin DTH hesapları içinde kıymetli madenler payı %56, tüzel kişilerde %11 seviyesine ulaşmış. Söz konusu hesaplar arasında dikkat edilmesi gerekenlerden birisi 2024 yılı başına göre DT­H’lardaki artışın üçte ikisinin fiyat etkisi kay­naklı olması.

DTH’lardaki kompozisyon değişikliği bankalar açısından ne anlama geliyor?

Mevduat sahiplerinin döviz ya da kıymet­li maden alımları karşısında bankalar kanuni limitler dışında açık pozisyon tutamazlar. Bir başka deyişle, mevduat sahiplerinin döviz ve kıymetli maden alımları karşısında bankalar bilançolarında bu riski telafi etmek (hedge) zo­rundalar.

Dolayısıyla, artan kıymetli maden ta­lebi bankalarda risk yönetimini zorunlu kılıyor. Müşterilerin altın ve gümüş alımları karşısında bankalar ya altın almak ya da türev işlemler ile bu riski telafi etmek durumundalar. Bu işlem­lerin büyük ölçüde döviz talebi yarattığını söy­lemek mümkün. Döviz hesaplarının altına dön­mesi durumunda döviz talebi açısından kayda değer bir fark olmazken TL’den altına dönüşler­de bankalar açısından döviz talebi yaratır.

Kıymetli maden fiyatları sürekli yükselecek mi?

Altın ve gümüş fiyatları son dönemde her gün rekor kırıyor. Jeopolitik gelişmeler, küresel eko­nomiye dair belirsizlikler ve ABD dolarından ka­çış, fiziksel talepler kıymetli maden fiyatlarının sürekli artmasına neden oluyor. Fakat geçmiş tecrübelerimizden biliyoruz ki bu artışın bir so­nu var. Sonrasında da genelde fiyat düşüş trendi yaşanıyor.

Kıymetli metal fiyatları düşmeye başladığın­da mevduat sahiplerinin altın ve gümüş tasar­ruflarını azalması beklenir. Böyle bir durum­da TL ya da YP mevduatı mı tercih edecekleri önemli olacak. Altından YP’ye dönmeleri duru­munda ekstra döviz talebi yaratmayacağı için döviz piyasasında baskı oluşturmayacaktır. TL getirilerin cazip olduğu bir ortamda altından TL’ye dönülmesi durumunda kurlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşması mümkündür.

Para politikası ve finansal sistem açısından ne anlama geliyor?

DTH ve TL mevduatların paylarındaki deği­şimlere baktığımızda TCMB açısından zorluk yaratacak bir durum görünmüyor. Mevcut kıy­metli maden talebinin bir kısmının yabancı pa­ra ile karşılandığı anlaşılıyor. Finansal sistem açısından sorun bireylerin fiziksel altın alımla­rının yaratacağı döviz talebi ve yastık altında­ki altın miktarındaki artışın ekonomik etkileri.

Kıymetli metal fiyatlarındaki artış geçici de ol­sa yastık altındaki altın artışının en azından bir kısmı kalıcı oluyor ve finansal sistemin büyüme potansiyelini olumsuz etkiliyor. Kıymetli ma­den fiyatlarındaki artışın TCMB için zorluk ya­ratacak asıl alan enflasyon. Ortaya çıkan servet etkisinin iç tüketim üzerindeki etkisini takip et­mek gerekiyor.

Tasarruflarda değerli metallerin payı artıyor - Resim : 1

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 12.792,81 0,00 %
Dolar 44,0832 0,03 %
Euro 50,8581 -0,67 %
Euro/Dolar 1,1524 -0,71 %
Altın (GR) 7.221,95 -1,10 %
Altın (ONS) 5.092,04 -1,19 %
Brent 111,16 22,42 %