Tedarik edebilsek satacağız

Dr. Hakan ÇINAR
Dr. Hakan ÇINAR SIRADIŞI hakan.cinar@mentorgumruk.com.tr

Bu dönemde kimseyi memnun edebilmek mümkün değil. Taşlar yerinden oynadı, dengeler değişti. Tekrar yerine oturması ve arz talep dengesinin yeniden sağlanabilmesi de epey zaman alacak gibi. Tüketiciler henüz tam manasıyla farkına varamamış olsa da, sanayiciler bir süreden beri hammadde fiyatlarındaki artıştan dolayı tedarik sıkıntısı yaşıyorlar. Kurlarda yaşanılan dalgalanma da üretim ile ihracat güçlerinin zayıflamasına sebebiyet veriyor. Kurlardaki değişimi ayrıca ele almak gerek elbet; çünkü kurların geriye gitmesi ne sanıldığı gibi ithalatçıyı mutlu ediyor, ne de kur gelirine umut bağlayan ihracatçıyı. Dış ticarette aranılan aslında her zaman kurların istikrarlı seyretmesi.

Akdeniz Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (AHKİB) Başkanı Gürkan Tekin, “Dünya piyasalarında fiyat tutturmakta zorlanmaya ve sipariş kayıpları yaşamaya başladık” derken Türkiye Ev Tekstili Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) Başkanı Hasan Hüseyin Bayram ise kurda istikrar yakalanmasının şart olduğunu dile getirmiş basın açıklamalarında. Hasan başkanı tanırım, birlikte programlara katılmışlığımız var; genellikle konulara pozitif yaklaşır ve son derece iyimserdir. Ancak sektör gerçek manada sıkıntı yaşıyor olmalı ki, döviz kurlarındaki düzensizliğin yanı sıra firmaların konteyner bulmakta zorlanmasının ve yüksek navlunların da ithalat ve ihracat yapmak isteyen firmaları zora soktuğunu tüm açıklığı ile ortaya koymuş. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan’da, salgın hasarlarını önleme amaçlı uygulanan parasal genişlemenin, kontrolsüz hale gelerek birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de üretim sektörlerini tehdit etmeye başladığına dikkat çekmiş.

Aslında sorunu daha çok global bir tedarik zinciri problemi olarak tanımlayabiliriz.

Hammadde maliyetleri inanılmaz yükselmiş durumda. Başta demir çelik olmak üzere, plastik, metal gibi ana hammaddelere ulaşabilmek ve fiyat tutturabilmek bugün sanayimizin en önemli problemi halini almış durumda. Demir çelikte yaşanılan darboğazın önemli sebeplerinden bir tanesi Çin’in iç piyasaya yönelmesi. Daha önce dünyaya demir çelik satarken, şimdi alım yapmaya başlaması ve talepte bulunuyor olması bize hammadde sıkıntısı olarak dönmekte. Sacda da durum farklı değil. Sanayiciler, ithalatta temin ve termin sorunu yaşıyor. Telim süreleri neredeyse 4 aya çıkmış durumda. Sac üreticileri, iç piyasanın talebini karşılayabilmek amacıyla bu ürünün dış satımını azaltırken, sac fiyatları dolar bazında %30 artış göstermiş durumda. Aslında tüm ülkeler önceliklerini kendi üretimlerine vermiş durumdalar. Talep ve arz arasındaki dengesizlik, finans piyasalarında istikrarın sağlanamaması, dünyada ekonomik daralmalara ve sıcak para ihtiyacına karşılık neredeyse sadece para basma dışında bir yol izlenilmemesi yine denge problemlerini ortaya koymakta.

Tedarik sorunu, dünyada pek çok üretici ülkenin karşı karşıya kaldığı ve yönetmekte zorlandığı bir süreç. Lojistikte yaşanılan denizyolu taşıma maliyetlerinin yükselmesi ile birlikte konu çok daha karmaşık bir hal almış durumda. Lojistik firmaları, hatta çemberi biraz daha daraltır isek denizyolu taşıması yapan armatör firmalar bu eleştirileri çok kabul etmiyorlar. Aynı şekilde küresel krizden etkilendiklerini ve bu sebeple navlunların, yani taşıma fiyatlarının arttığını dile getiren taşımacılar krizin faturasının kendilerine kesilmesini doğru bulmuyor. Ancak gerek maliyetler, gerekse taşıma yaptırılacak gemi ve konteyner bulunamaması, teslimat gecikmelerine ve dolayısı ile sonraki siparişlerin alınabilmesine engel olmakta. Sanayiyi geliştirmeyi isterken, SAİK, yani sanayi icra kurulu ile yerlileşme ve millileşmeye çok da odaklanmışken yaşanılan bu krizin geçici olmasını diliyoruz. Tedarik edemeyince üretememek, üretemeyince de satamamak ne yazık ki hiç birimizi hoşnut etmemekte.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Hangi ambargo daha iyi? 12 Şubat 2021
Aldık mı mesajı? 08 Ocak 2021
Esnaf deyip geçmeyin 18 Aralık 2020