Tedarik zincirinin yeşil dönüşümü rekabette belirleyici olacak 

DİDEM ERYAR ÜNLÜ
DİDEM ERYAR ÜNLÜ YAKIN PLAN didem.eryar@dunya.com

AB tarafından yayımlanan yeni sanayi stratejisi doğrultusunda, küresel sahnedeki rekabeti korumak için sanayi sektörünün daha yeşil, döngüsel ve dijital olması gerektiği belirtiliyor. Avrupa’nın karbon nötr hedefi kapsamında, enerji ve hammadde kullanımının yüksek olduğu tekstil sektöründe de önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Tekstil sektörünün büyük markaları, üretim süreçlerinde, ürün tasarımında, sosyal ve toplumsal etkilerinde sürdürülebilirliği temel alıyor.                  

Zara markasının çatı şirketi olan Inditex, bu kapsamda önemli adımlar atan şirketlerin başında geliyor. “Join Life” adını verdiği sürdürülebilir üretim standardını benimseyen Inditex, sürdürülebilir elyafl ardan elde edilen kumaşların belirlediği standartlara uygun atölyelerde dikimini sağlıyor. Sosyal ve toplumsal sürdürülebilirliği ve ürünlerin sağlık ve güvenliğini sürece dahil eden bütünsel bir yaklaşımla özel programlar geliştiren Inditex, Birleşmiş Milletler’in sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik yaklaşımı doğrultusunda, 2019 yılında çevre taahhütlerini yayınladı ve sürdürülebilirlik stratejisinin parçası olarak bunları Temmuz 2021’de güncelledi. 2040 yılı için net sıfır emisyon hedefi belirleyen Inditex, bu kapsamda tedarik zincirinin yeşil dönüşümüne de öncülük ediyor.                 

Zara’nın büyük tedarikçilerinden biri

MrM Konfeksiyon, Zara’nın büyük tedarikçilerinden biri. Geçmişi 1950’lerin Kazlıçeşme’sinin köklü tabakhanelerinden Yedikule Deri Sanayi A.Ş.’ye uzanan MrM Konfeksiyon, 1988’de başladığı deri konfeksiyonu faaliyetlerini daha sonraki yıllarda dokuma kumaş konfeksiyon üretimine yönlendirdi. Şirket bugün, üretim ve piyasa şartlarına göre hem Türkiye’de hem de Uzak Doğu’da üretim imkanı sunuyor. Türkiye’nin dört bir yanındaki ortakları ile üretim ağını İstanbul’daki merkezinden, Asya operasyonlarını ise Hanghzou’daki ofisinden yöneten şirket, kumaş ve diğer hammadde tedariğinin yanı sıra, kapasite ve lojistik gereksinimleri doğrultusunda seçilen Vietnam, Myanmar, Bangladeş, Pakistan ve Hindistan gibi ülkelerdeki üretimin tüm süreçlerini planlıyor ve müşterinin talepleri doğrultusunda Avrupa’ya ulaştırıyor.             

Tüm bu süreçte; çevre dostu hammadde kullanımı, adil çalışma koşulları, şeffaflık ve izlenebilirlik gibi sürdürülebilirliğin ekonomik, çevresel ve sosyal boyutlarını iş süreçlerine entegre eden MrM Konfeksiyon, sürdürülebilirlik uygulamaları ile tedarik zinciri ekosistemine örnek oluşturan çalışmaları hayata geçiriyor. Kurulduğu günden bu yana tüm iş süreçlerinde çevre duyarlılığını ön plana koyan MrM Konfeksiyon’un sürdürülebilirlik stratejisinin temelinde, Türkiye’nin yeşil dönüşümüne katkı sağlamak amacıyla sektördeki farkındalığı artırmak, değişen bilinçli tüketici taleplerine en iyi şekilde cevap vermek bulunuyor.     

Bu çalışmaların önemli bir ayağını da eğitimler oluşturuyor. MrM Konfeksiyon geçtiğimiz günlerde “Tedarikçiler İçin İzlenebilirlik Eğitimi” ile “Üreticiler ve Tedarikçiler İçin Davranış Kuralları ve Sosyal Uygunluk ve Sorumluluk Eğitimi”ni hayata geçirdi.

Şeffaflık için izlenebilir süreçler kurmak gerekiyor        

“Sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik günümüzün en önemli konularının başında geliyor. Inditex çatısı altında faaliyet gösteren Zara markasının büyük tedarikçilerinden biri olarak, önceliğimiz insan, kalite, sağlık, güvenlik, çevre yönetimi, sosyal sorumluluk gibi konularda yönetilebilir, şeffaf, tutarlı, sürdürülebilir ve izlenebilir süreçler ve sistemlere sahip olmak. Bu kapsamda, ‘Tedarikçiler İçin İzlenebilirlik Eğitimi’ ile ‘Üreticiler ve Tedarikçiler İçin Davranış Kuralları ve Sosyal Uygunluk ve Sorumluluk Eğitimi’ni hayata geçirdik. İzlenebilirlik, bir ürün veya hizmetin geriye doğru takip edilebilmesi anlamına geliyor ve hammadde tedariği, üretim süreci, sevk, kullanım ve imha gibi tüm süreçleri kapsıyor. Bu açıdan bakıldığında şeffaflık açısından çok önemli bir rol üstleniyor.”

Şirketlere büyük sorumluluk düşüyor

“Küreselleşme ve yükselen tüketici bilinci, şirketlere, sattıkları malların güvenli çalışma koşullarında, adil ücret ödenerek ve üretime katılanların temel insan haklarına saygı gösterilerek üretilmesini sağlamak açısından önemli bir sorumluluk yüklüyor. Şirketlerin, hammadde tedariğinden son tüketiciye gelinceye kadar tüm aşamalarda uluslararası, ulusal ve yerel kurallara uygun davranmasının yanı sıra, sosyal, fiziksel ve çevre koşullarını da dikkate almaları gerekiyor. Günümüz dünyasında, şirketlerin başarısını ve değerini, kar ve cirodan çok, sağladıkları toplumsal, çevresel ve yönetişimsel etki belirliyor.”

Çevresel olduğu kadar sosyal uygunluk da çok önemli          

“Tedarik zincirinin bu dönüşüme uyum sağlaması uluslararası rekabet gücü açısından belirleyici bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Üretim süreçleri; sürdürülebilir malzemeler, su tüketimi ve çevre duyarlığı kriterleri doğrultusunda yeniden tasarlanıyor. Bunun yanı sıra, çocuk ve sigortasız işçi çalıştırılmaması, işe alımlarda ayrımcılık yapılmaması, çalışma koşullarının güvenli ve hijyenik olması, çalışanların gelişimine katkı sağlayacak eğitimlerin verilmesi, asgari ücretin altında işçi çalıştırılmaması da temel konular arasında yer alıyor. MrM Konfeksiyon olarak, hem yurtdışında hem de ülkemizde sorumlu bir şekilde faaliyet göstermek en büyük önceliğimiz. Bu kapsamda, insan, toplum ve çevre odaklı çalışmalarımızla ülkemizdeki dönüşümde önemli bir rol üstlenmeyi hedefliyoruz.”

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar