Teknolojinin finansal kapsayıcılık etkisi

Son yıllarda hızla gelişen finansal teknolo­jilerin, yatırım yönetiminden kredi skor­lamaya, sigortacılık sektöründen müşteri hizmetlerinin dijitalleşmesine kadar geniş yelpazede dönüşüme uğradığını takip edi­yoruz.

Bu değişim yalnızca işlemlerin hızı­nı artırmakla kalmıyor; finansal karar alma süreçlerini, yatırımcı davranışını ve hatta iş modellerini de dönüştürürken bir yandan da ülkelerin gelişmişlik düzeyinde bir gösterge olan finansal kapsayıcılık yapısını da iyileş­tiriyor.

Dijitalleşen finans sistemi finansal kapsayıcılıkta önemli bir ilerlemeyi destekliyor

Finansal kapsayıcılık, bireylerin ve işlet­melerin finansal hizmetlere uygun maliyet­le, hızlı ve güvenli biçimde erişebilmesi an­lamına geliyor ama aynı zamanda ekonomik fırsat eşitliği, toplumda tasarruf davranışla­rının güçlenmesi ve yoksulluğun azaltılma­sı gibi daha geniş bir çerçeveyi kapsıyor. Bu gösterge ölçülürken, ekonomilerin gelişmiş­lik düzeyi de dikkate alınıyor.

Örneğin, gelişen ekonomilerde banka he­sap sahipliği oranı, mobil sistemlerin kul­lanımı ya da mikro krediye erişim unsur­ları analiz edilirken; gelişmiş ekonomiler­de daha inovatif yatırım ürünlerine erişim kolaylığı, kredi piyasası derinliği, dijital fi­nans kalitesi gibi veriler irdeleniyor.

Finan­sal kapsayıcılığın kökeni, mikro finans hare­ketinin 1970’lerdeki ilk örneklerine uzansa da, o dönem bankacılık altyapısı eksikliği ve yüksek işlem maliyetleri nedenli çok sayıda dezavantajlı grubun finansal sistem dışın­da kaldığını biliyoruz. Bugün ise az gelişmiş ekonomilerde bile bu tablo daha farklı. Mo­bil cihazların yaygınlaşması ve finans uygu­lamalarının cep telefonlarına indirgenmesi, özellikle düşük gelir grupları, kadınlar ve kü­çük işletmelerin finansal mekanizmaya ka­zandırılması için önemli bir eşik yaratmış durumda.

Örneğin, Afrika’daki ödeme sis­temlerinden M-Pesa ve Hindistan’daki UPI örnekleri bu coğrafyalarda finansa erişimin artmasına katkı yapan önemli girişimler. Bu ödeme sistemleri sayesinde dezavantajlı bi­reylerin ve şirketlerin finansa erişim kapa­sitelerinin ve bölgedeki ekonomik faaliyetin de arttığı ülke analizlerine yansımış. M-Pe­sa’nın işlem hacminin Kenya’nın GSYH’nın yaklaşık yüzde 59’na ulaşması önemli bir eşik. Dünya Bankası’nın Global Findex araş­tırmasına göre 2011’de yetişkin nüfusun yal­nızca yüzde 51’inin bir finansal hesaba sahip olduğu görülürken, bu oran 2025’te yüzde 76’ya yükselmiş.

Yapay zekanın finansa erişimi arttırdığı verilere yansıyor

Yapay zeka uygulamaları finansal kapsayı­cılık göstergelerinde başarıyı yukarı taşıyor. Mesela, kredi skorlama süreçlerinde yapay zeka uygulamaları, geleneksel kredi geçmişi olmayan bireylerin bile ödeme davranışları­nı, mobil harcama profillerini ve dijital etki­leşimlerini değerlendirerek finansal sisteme dahil olmasını sağlıyor. IMF’nin Digital Fi­nancial Inclusion & AI raporuna göre yapay zeka tabanlı kredi skorlaması, kredi geçmi­şi olmayan düşük gelir gruplarında krediye erişimi yüzde 20 oranında artırıyor, temer­rüt tahmin doğruluğunu ise yüzde 27 iyileş­tiriyor.

Öte yandan, robo-danışmanlık sis­temleri, yatırımcının risk iştahı, gelir düzeyi ve hedeflerini analiz ederek düşük maliyetli, kişiselleştirilmiş yatırım önerileri sunuyor. Yatırım yapmanın maliyetini düşüren bu ya­pılar, sermaye piyasalarına katılımı genişle­tiyor ve finansal kapsayıcılığın niteliksel bo­yutunu da güçlendiriyor. Statista’ya göre ro­bo-danışmanların 2025 yılında yaklaşık 1.97 trilyon dolarlık varlığı yönettiğini ve bunun 2030 yılında yaklaşık 2,80 trilyon dolara yükseleceği tahmini veriye yansıyor.

İnsan merkezli yapay zeka

Yapay zeka sektörleri dönüştürerek bü­yütürken önemli riskler de barındırıyor. Algoritmaların nasıl eğitildiği, veriyi nasıl ve ne amaçla biriktirdiği ve önyargı üretip üretmediğini denetlemek çok daha önemli bir konu haline geliyor. Teknolojinin oda­ğında insanın kalması bence çok kritik. Na­sıl ki sermaye piyasalarında yatırımcıyı ko­rumak için güçlü düzenlemeler varsa, hız­la büyüyen dijital finans ekosisteminde de kullanıcıyı koruyan, şeffaflık ve açıklanabi­lirlik zorunluluğu getiren bütünsel regülas­yonlar kaçınılmaz.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 12.792,81 -2,19 %
Dolar 44,0680 0,17 %
Euro 51,2016 0,04 %
Euro/Dolar 1,1606 0,01 %
Altın (GR) 7.301,96 1,68 %
Altın (ONS) 5.153,44 1,50 %
Brent 90,8000 8,72 %