Teknolojinin liderleri

Kerem Özdemir
Kerem Özdemir KEREM İLE İŞİN ASLI elfkerem@gmail.com

Bu terimi uzunca bir süredir duyuyorum ve önemli bir değişime işaret ettiğini düşünüyorum. Eskiden dijital dönüşüm derken bugün teknolojinin liderleri diye konuşmamız, dijitalleşmenin artık belirli bir noktaya geldiğini ve artık elimizdeki araçlarla yeni bir sistem kurma zamanının geldiğine işaret ediyor. Bunun için elimizdeki sistemin nasıl işlediğini daha iyi anlamak zorundayız. Bu konuda çok fazla şansımız yok. Kendi adıma konuşursam, benim şanssızlığım bu sistemi kurmada ne önemli bir rol aldım ne de önemli yönetim kademelerinde bulundum. Ama bildiğim bir şeyler var benim de tabii.

Askerden döndükten sonra küçük bir bilgisayar şirketinde çalışmaya başladım. Müthiş katma değerim vardı çünkü akıllı değildim. Büyük bir havayolu şirketinin teknik bölümünde bilgisayarın RAM’ini yükseltme işini almıştık. Tek bir bilgisayarda CAD/CAM çalıştırıyorlardı ve geçtikleri yeni versiyonun yüksek performansından faydalanmak için bu teknoloji yatırımını yapmaları gerekiyordu. Kasayı bizim ofise getirmişlerdi. Dört slottaki (yuva) 256 KB’lik belleklerin oluşturduğu bellekleri çıkardıktan sonra iki adet 1 MB’lik belleği yerleştirip iki slotu boş bırakarak gelecek inovasyona da yer sağlamıştık. 4 MB’ye kadar çıkabilirlerdi ki, bu o zaman için muazzam bir düzeydi.

Kritik soru: Para nereden geliyor?

Bu muazzam teknolojik dönüşüm hikayesi miydi? Bizi Dell ya da HP düzeyine taşıyan ilk adım mı oldu? (Şaka yapmıyorum; sonuçta HP ahırda kurulmuş bir şirkettir.) Alakası yok. Bu işte biz parayı teknolojiye hizmet ettiğimiz için değil, ben akıllı olmadığım için kazanmıştık çünkü o gün şirket otomobili meşgul iken ben taksi tutmak yerine mavi kartımla otobüse binip Sirkeci’ye gitmiş, trenle Yeşilköy’e ulaşmış ve oradan havalimanına otobüs olmadığını öğrenince koltuğumun altında bilgisayar kasası ile bütün o yolu yürümüştüm. Sonra konuştuğumuzda “Taksi ile gitseydin ya. Biz sana öderdik” dediler.

“Sen mühendis adamsın, bize CEO’luk yap. Bilgisayarcılık çok büyüyecek” demeleri ile başladığım işte, geldiğimiz son nokta, “Para bulup Uzadoğu’dan bir konteyner bilgisayar parçası getirip burada monte etsek zengin oluruz” düşüncesi oldu. Sonra ben ayrıldım, aile şirketi herhalde battı.

Birkaç yıl sonra karşılaştığımızda yeni aldıkları eve yemeğe davet ettiler ve beni durağa bırakırken utanıp, ödemedikleri iki aylığımın birinin bir kısmını ödediler. Sigortasız ve kayıtsız geçen bir deneyim kazanma dönemiydi.

Profesyonel düşünmeyi bilmemek avantaj olabilir

Bu dönemde kendi adıma profesyonel düşünmeden yaptığım işler bana profesyonel dünyayı iyi analiz etme fırsatı tanıdı. Deneyimim bana Türkiye’deki sistemin bir küvet problemi olduğunu öğretti. Eskiden yeni yapılan evler lüks görünsün diye banyosuna küvet yerleştiriliyordu. Benim bir yaşından beri yaşadığım evde çocukluğumda kazan (şofben öncesi donanım) vardı ve çok küçükken beni leğende yıkadıklarını hayal meyal hatırılıyorum. Küveti hiç yaşamadım ama duşa geçiş çok rahat oldu çünkü banyo hamam gibi tasarlanmıştı ve ıslanabilecek dolap benzeri bir unsur yoktu. Babam sadece bir kenara duşu taktırdı. Daha sonra evi ben kullanmaya başladığımda şakır şakır akan suyun altında duş alıyordum. Zamanında bizim kullandığımız ve babamın sonradan boyatarak paslanmasını engellediği merdaneli çamaşır makinesinin ıslanması da dert olmuyordu. Sonra duşakabin dolaplar vb. ile bambaşka bir yaşam başladı.

Arada babamın aldığı yazlık veya kışlık evlerde küvet deneyimini de gördüm. Genellikle yaptığımız, küvete girip ayakta duş almaktı. Küveti doldurup da içine girmek bir kere aklıma geldi ama çok zaman aldığı için vazgeçtim. Yine de küvet doldurmak milli sporumuzdu. Çocukluğumda yazlıkta “sular kesilecek” haberini alınca küveti doldurur ve sular yeniden geldiğinde boşaltırdık. Arızanın yanında tasarruf için yapılan su kesintileri böylece faydadan çok zarara neden olurdu ve daha önemlisi hayatın doğal akışını bozardı.

Bütün bu sıkıntılı dönemlerde bizim teknoloji liderlerine ihtiyacımız vardı ve onlar yoktular çünkü eldeki kaynaklar geleneksel hataların maliyetini karşılamaya yetiyordu. Kaynaklar yetersiz hale geldiğinde, bir aileyi, şirketi, kurumu ya da ülkeyi yeniden kendisini çevirebilir noktaya taşıyabilmek, günümüzde teknoloji liderliği için yaptığım tanımdır. Bu yazımı bu tanımla bitirmek istiyorum.

PÜF NOKTASI

Dünya gazetesinde ilk köşe yazımı 15 Mayıs’ta yazdım ve 16 Mayıs’ta yayımlandı. Eylülde yine aynı günlere (15 Eylül yazma ve 16 Eylül yayım) denk gelen yazımla dört aylık bir dönemi tamamladım. Bu dönemde teknoloji ve işin aslı konseptleri arasında dalgalı bir seyir izledim. Bundan sonraki yazılarda biraz daha hikaye yanı ağır basan yazılarla yeni dönemin ruhunu aktarmak isteyeceğim.

Bugünkü yazı bu konuda bir ilktir ve bu doğrultuda devam edeceğim. Teknoloji artık ulusların kaderini tayin konusunda en önemli araçları durumundadır ve bununla şu ya da bu sistemi kullanmayı değil, yeni bir sistem kurmayı kastediyorum. Cumhuriyetin kuruluşundaki demiryollarına bugün 5G altyapısı tekabül etmektedir. Telgraf ve diğer haberleşme altyapılarının karşılığı eşyanın internetidir (IoT). İş artık “pilot yapıp bir bakalım”dan “bütün gücümüzü kullanarak şunu başarmalıyız” noktasına gelmiştir. Tanımını yaptığım teknoloji liderleri, teknolojiyi bilerek liderlik etmeyi de öğrenmelidir. Bu, lüks değil artık zorunluluktur.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Dijital ve Analog 06 Ekim 2022