Teknolojiyi, “tüketimi değil, üretimi artırmak” için kullanabilmek…
Teknolojiyi tüketimi değil, üretimi artırmak için “geliştirmeyi ve/veya kullanmayı” öğrenme zorunluluğumuz var…
Örneğin 5G teknolojisini:
Sadece filmi, videoyu, müziği, fotoğrafı hızlı iindirebilmenin aracı olarak görmek, 50-60 milyon adet “akıllı telefon ithalatı” dışında, bir “ekonomik canlılık” getirmez…
***
Teknolojiyi verimli kullanma zorunluluğu mu?
Gazeteniz DÜNYA, yarın İstanbul’da, bu zorunluluğun nedenlerini ayrıntılandıracak, önemli bir toplantıya daha ev sahipliği yapacak…
***
Teknoloji geliştirebilmek önemli…
Geliştirilen teknolojiyi, “kullanabilmek”, “verimliliği yükseltebilmenin aracı” yapabilmek, daha da önemli…
”Başkası tarafından geliştirilen teknolojiye” eklemeler yapabilme isteği/merakı/yeteneği ve bu sayede yeni/farklı teknolojiyi geliştirme olasılığını artırabilmek çok daha önemli…
***
5G örneğiyle devam edersek:
Geliştiren olamadık ama, geliştirileni iyi kullanabilmemiz mümkün…
***
Örneğin tarım…
Kolaycılığa kaçıp, verimsiz yöntemleri tercih ettiğimiz için, tarımsal ürünlerin neredeyse tamamında:
5 birim üretilebilecek alanda, 2 birim; hatta 1 birim üretmekle yetinebiliyoruz…
***
Oysa…
Örneğin gübreleme/ilaçlama:
Kullanılan gübreyi de, ilacı da yüzde 40-50 seviyesinde azaltırken, verimliliği de artırabilecek, 5G uyumlu dron teknolojileri varken; bu teknolojinin kullanımını önceliklendirmiyoruz…
Sonra yüksek maliyetlere vurgu yapıp, üretimdeki düşüşe, hastalıklarda/ithalatta/enflasyonda/borçlanmadaki artışa,“farklı” bahaneler arıyoruz…
***
Örneğin sulama:
Bilimsel araştırmalar, tarım ürünleri için kullanılacak “en verimli” su miktarını ortaya koyabiliyorken; bilimi dinlemeyip, teknolojiyi kullanmayıp vahşi sulamayı ve/veya sulama projelerini yıllara yaymayı tercih ediyoruz…
Sonra susuzluğa/kuraklığa vurgu yapıp, çölleşmeye, toprak kaybına, arzdaki düşüşe, dolayısıyla fiyatlardaki yükselişe, pahalılığa “farklı” nedenler arıyoruz…
VELHASIL
Eğitimin niteliğini artırarak, teknoloji geliştirme, en azından kullanabilme kabiliyeti artırılmalı…
Özel sektör de bu hedefe katkı koymalı…
Örneğin Türk Telekom…
Özel sektörün koyabileceği katkıyı Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin’in, “Üreticilerimizin maliyetlerini düşürecek, verimliliklerini ve ürün kalitelerini artıracak, onlara hız ve rekabet avantajı sağlayacak teknolojik altyapıyı düşük maliyetle sağlamak için çabamızı artırdık.” cümlesi özetliyor…
***
Yarın sabah, İstanbul’da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilecek Dönüşüm Zirvesi’nde kamu/özel ortaklığı ile yapılabilecekleri, gelişmiş ülkelerdeki modeller görmemiz ve karşılaştırabilmemiz açısından da önemli… “Tartışma”, “konuşma”, “toplantı” enflasyonunun, “uygulama” enflasyonuna dönmesi ise tek dileğimiz…