Tekstilde herkes sürdürülebilirlik konuşuyor

DİDEM ERYAR ÜNLÜ
DİDEM ERYAR ÜNLÜ YAKIN PLAN didem.eryar@dunya.com

Tekstil, petrol sektörünün ardından, dünyanın en büyük ikinci kirleticisi. Toplam küresel emisyonların yüzde 7’si tekstil sektöründen kaynaklanıyor. Sektör liderlerini bir araya getiren Sustainability Talks, tekstilde sürdürülebilirliğin yükselen ayak ses
Tekstil, petrol sektörünün ardından, dünyanın en büyük ikinci kirleticisi. Sadece bir T-shirt ve kot pantalon üretimi için yaklaşık 20 bin litre su tüketiliyor.

Dünya nüfusundaki artış ve yaşam standartlarındaki gelişme dünya genelinde tekstil tüketiminin ciddi bir şekilde artmasına neden oluyor. Toplam küresel emisyonların yüzde 7’si tekstil sektöründen kaynaklanıyor.

Greenpeace’e göre, 2000’den günümüze, küresel tekstil üretimi iki katın üzerinde bir artış kaydetti ve yıllık üretim 100 milyon tonu aştı.

Üretimin artması, tekstil atıklarının artmasını da beraberinde getirdi. Bugün bir giysinin ortalama yaşam süresinin 3 sene olduğu ifade ediliyor. Her yıl çöpe atılan kullanılmış giysilerin oranı ise 15 milyon tona ulaşıyor. Sürdürülebilirlik; çevresel, ekonomik ve sosyal açıların kesiştiği noktalarda ortaya çıkıyor. Tedarik zincirinde şeffaflık, çevreye zarar vermeyen hammadde, çevreci tasarımlar, izlenebilirlik ve sosyal uygunluk prosedürleri tekstilde sürdürülebilir bir gelecek yolculuğunun temel yapı taşlarını oluşturuyor.

Türkiye hazır giyim sektörü; üretim değeri, sağladığı istihdam, ülke ihracatındaki ve dünya hazır giyim sektöründeki payı ve tedarikçi kimliği ile her geçen gün güçlenen ve büyüyen bir yapı. Bu nedenle, sürdürülebilirlik alanında vizyon sahibi ve sağlam adımların hızla atılması Türk tekstil sektörü için çok büyük önem taşıyor.

Orbit Consulting ve Kipaş Textiles ev sahipliğinde Zorlu PSM’de düzenlenen Sustainability Talks etkinliğinde; su, hammadde, dijitalleşme ve tedarik zincirinde iyileşme başlıkları masaya yatırıldı.

Etkinlikte; WWF Türkiye, IKEA, Bram GMBH, Taypa Tekstil, Jeanologia, LC Waikiki, Coats Türkiye, Stella McCartney, Bossa, Lenzing,

Ekoten Fabrics, Carbon Design, Kipaş Holding, Unifi, Fulgar, Kaiser, İpeker, H&M Türkiye, The Sustainable Angel, E.Miraglio EAD ve Garanti Bankası’nın sürdürülebilirlik çalışmalarını, bu alanda atılması gereken adımları, öncelik alanlarını dinledik.

Tekstil sektörünün sürdürülebilir geleceği için sektör temsilcilerinin buluştuğu bir çok ortak nokta var. Bunların başında; kaynak seçimi ve üretim süreçlerinin şeffaflığı ve izlenebilirliği geliyor.

Şeffaflık ve izlenebilirlik sadece tekstil sektörünün değil, diğer tüm sektörlerin sürdürülebilirliği açısından da vazgeçilmez öneme sahip; çünkü ne yediğimizi, ya da ne giydiğimizi bilmek istiyoruz.

Kirleten olmayın, kirleteni finanse etmeyin iyi üretene pozitif ayrımcılık yapın

Öncelikle, değişim yaratmak için birlikte hareket etmek gerekiyor. Eğer yeterince insan gidilmesi gereken doğru yolu görebilirse, geç kalmadan dünyamızı kurtarmak mümkün olabilecek.

WWF iş dünyasını bu doğru yola yönlendirmek için 2020’de “New Deal For People” yaklaşımını hayata geçiriyor. "Yeni bir dünya için yeni bir görüş" ihtiyacının vazgeçilmez olduğunu savunan WWF; iş dünyasına çok önemli bir çağrı yapıyor ve bu yeni düzenin olmazsa olmazlarını şöyle sıralıyor: “İş dünyası kirleten olmasın; kirleteni finanse etmesin, iyi üretene pozitif ayrımcılık yapılsın.”

Bu kapsamda; trafik ihlallerinin ve kazalarının önüne geçilmesi için uygulanan denetlemelerin, doğanın yok olmaması için de devreye alınması gerektiğini savunuyor WWF.

Takip sistemlerinin oluşturulması, Çevre Bakanlığı bünyesinde sürdürülebilirlik puanlama sisteminin kurulması, yatırımların şeffaflaşması gerektiğini vurguluyor. Tabi ki bu süreçte; tedarik zinciri satın alma kriterlerinin belirlenmesi; üreticilerin dönüşümüne destek olunması; ve denetimlerin ortak bir sistem doğrultusunda yapılması öncelik taşıyor.

Bu gelişimin temelinde, tükenen doğal kaynaklar, hızla kirlenen dünya ve tabi ki değişen müşteri tercihleri var. İnsanlar, artık ne yedikleri konusunda gösterdikleri duyarlılığı, ne giydikleri konusunda da gösteriyorlar.

İyi üretim örnekleri

Lenzing Grubu, çevre dostu ve yenilikçi teknolojilerle özel elyaflar üretiyor, sektörün sürdürülebilir elyaf üretimi konusunda bilinçlenmesine katkı sağlamayı hedefliyor. EcoVero, Lenzing’in çevreye duyarlı ürünlerinden biri. EcoVero elyafları, sürdürülebilir ormanlık alanlardaki ağaçlardan elde ediliyor. FSC veya PEFC sertifikalarına sahip olan bu ağaç kaynakları, jenerik viskona oranla emisyon ve su üzerinde daha düşük etkiye sahip. Grubun, Tencel Modal ve Tencel Liyosel elyafları da, yine sertifikalı ve kontrollü ağaç kaynaklarından elde ediliyor.

IKEA, ürünleri ve üretim süreçleri ile insanlar, toplum ve dünya için pozitif etki yaratmayı hedefliyor. Şirket pozitif etki yaratma sürecini üç temele dayandırıyor: Sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaşam; döngüsel ekonomi ve iklim dostu üretim; adil ve eşitlikçi iş modelleri. IKEA’nın bu süreçte üstlendiği bir diğer rol de, sürdürülebilir tüketim bilincinin gelişmesine katkı sağlamak. Şirket 2030’a kadar sadece yenilenebilir ve geri dönüştürülmüş malzemeler kullanmayı hedefliyor. Organik pamuk, biyosentetikler, geri dönüştürülmüş polyester hızla yükselen hammaddeler arasında yer alıyor.

İpeker, 146 farklı kumaş türü için ayrı ayrı Avrupa Vejetaryen Birliği tarafından onaylı Vegan V-Label Sertifikası’nı alarak dünyada bir ilke imza attı. Vegan Tekstil Prosesleri, hayvanların insanlara yönelik bir mülk olmadığı ve bedenlerinin bir parçasının dahi insan konforuna yönelik kullanımına açık olmadığını savunan bir yapıda kumaş üretmeyi kapsıyor. İpeker, Blue Balance Sustainability Program adını verdiği çalışma kapsamında, okyanus ve atmosfer arasında yaşayan her canlı için dengeyi hedefliyor. Balance VTP; zamandan yüzde 55 kazanım, yüzde 31.8 oranında su tasarrufu ve yüzde 60.2 oranında enerji tasarrufu sağlıyor.

Stella McCartney sürdürülebilir modaya öncülük eden bir marka. Tekstil sektöründe hiçbir şey değişmezse, 2050 yılında dünyanın karbon salınımının çeyreğini oluşturacağını söyleyen markanın ilkbaharYaz ’19 koleksiyonunun yüzde 70’inden fazlası sürdürülebilir malzemelerden üretildi.

Stella McCartney’ye göre modanın geleceği için atıkları azaltmak ve Parley Ocean Plastic gibi geri dönüştürülmüş malzemeleri kullanmak atılması gereken temel adımlardan bazıları.

Taypa, Damla ile Yıkama Teknolojisi sayesinde, bir parça ürünü sadece 1 bardak su ile yıkamayı başarıyor. 2018’de yeni nesil yıkama makinesi oranını toplamda yüzde 80’e çıkaran şirket, bu sayede taş ve kimyasal kullanımını yüzde 40 oranında azalttı. Ozon ve lazer teknolojisi kullanarak hayata geçirdiği sürdürülebilir yıkama yöntemi ise, yıkamaya gerek kalmadan benzer efektlerin elde edilmesini sağlıyor. Bu sayede, su kullanımı yüzde 65, kimyasal kullanımı yüzde 80, enerji kullanımı ise yüzde 20 azalıyor.

Kaiser/Dystar, yıkama endüstrisinde kimyasal ve su kullanımının en uygun seviyeye getirilmesi için bir grup yeni kimyasal maddeler ve uygulamalar geliştirmiş durumda. Yeni kapalı sistem sprey teknolojisiyle birlikte, çeşitli yıkama efektleri yaratılırken, yüksek miktarlarda su, kimyasal ve enerji tasarrufu yapılıyor. Cadira Laundry adı verilen sistem sayesinde, bir denim pantolon için 100 litre su harcanırken, bu oran 11 litreye düşürülüyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar