Temmuz enflasyonu hepimizi dertlendirmeli…

Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

Temmuz enflasyonuna dertlenirken, ekonomi yönetimi tarafından yapılması gerekenler vakit kaybetmeden hayata geçirilmeli. Hiper-enflasyon, stagflasyon kapıyı çalmak üzere…

TÜİK, Temmuz ayı enflasyonunu yüzde 2,37,  yıllık enflasyonu yüzde 79,6 olarak açıkladı. 24 yılın en yüksek seviyesinde enflasyon yaşandığı gerçeği üzerine, başta Hükümet olmak üzere toplumun bütün kesimlerinin bu tablo karşısında “dertlenerek”, bir seferberlik halinde çare üretme arayışına girilmesi gerektiğini düşündüm.

TÜİK’in açıkladığı Yİ-ÜFE yıllık yüzde 144,61 olduğu için, önümüzdeki dönemde de umut verici bir beklenti de söz konusu değil. Dört gün önce İTO’nun açıkladığı geçinme endeksindeki yüzde 99,1 rakamı da, ENAG’ın TÜİK’in iki katını aşan yüzde 176,04 olan tüketici enflasyonu da, dertlenme yanında acil olarak bir şeyler yapılması gerektiğini ortaya koyuyor. DİSK–Ar araştırması, dar gelirlinin gıda enflasyonunun yüzde 140’a dayandığını vurguluyor. Ekonomistler, 2022 Temmuz enflasyonunun “büyük bir şans ve tesadüfle” yüzde 80’in altında kaldığını söylüyor.

Ben, gıda ve ulaşımın enflasyon içinde büyük payı olduğunu düşünerek, bu konu ile ilgili aklıma gelen bir kaç öneriyi sıralamak istiyorum.

0-Tarla ile tüketici satış fiyatları arasında sebze meyvede 6-7 kat artışı önlemek için, devlet son yılda akaryakıttaki yüzde 500’e yakın artırdığı vergi yükünü indirmeli. Mümkünse akaryakıtta vergi, gıda taşımacılığında sıfırlanmalı.

0-Tarla ürünü taşıyan kamyonların, otoyollardan geçiş ücreti sınırlandırılmalı.

0-Kentlerde belediyeler, tarladan gelen ürünlerin aracısız satılabileceği alanlar oluşturmalı. Bu alanlarda kullanmak için belediyeler, gıda alışveriş fişleri dağıtarak, dar gelirlilere destek olabilirler.

0-Tabi asıl yapılması gereken, daha önce yazdığım gibi, büyük kentlerin çevresinde sebze-meyve üretilmesini sağlamak. Kamyon taşımacılığını azaltmak ve maliyetleri düşürmek.

Baz etkisiyle yılbaşında enflasyon rakamları gerileyebilir veya aynı kalabilir. Aksi halde TÜİK’te bile TÜFE’de yıllık yüzde 100’ün üzerini görebiliriz.

Bu tablo, başta ekonomi yönetimi olmak üzere herkesin, elinden geleni ortaya koymasını gerektiriyor.

Hiperenflasyon, stagflasyon kapıyı çalmak üzere…

GÜNÜN SÖZÜ :

''Türkiye fiyat artışlarıyla hem 24 yılın zirvesine oturdu, hem de resmen dünya rekortmeni oldu''.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
İngiltere vize sorunu... 16 Ağustos 2022
Resesyon mu var? 15 Ağustos 2022
Yine Kavala davası… 11 Ağustos 2022