Teoride, “AB, ABD tahvillerini sattıracak, dolar çökecek!” Pratikte, “3 trilyon dolarlık tahvili kim alacak?”
ABD Başkanı Donald Trump’ın ilave gümrük vergileri uygulamasına ve tehdidine karşı argüman geliştiremeyen Avrupa Birliği…
Yine Trump’ın Grönland nedeniyle ek tarife uygulama kararına, yine/yeniden misilleme arayışında…
***
Bugüne kadar hiç uygulamadığı “Ticaret Bazukası” da seçenekler arasında…
Ekonomik tehditte bulunan ülkeleri cezalandırmak için, yasal düzenleme ile, “Zorlama Karşıtı Aracı” olarak tasarlanan “Ticaret Bazukası”, ekonomik tehdit üreten ülkelere karşı kullanılabilecek yaptırımlarda ilk sırada…
***
Ama…
Bu araç ile;
Örneğin ABD’li şirketlerin Avrupa pazarına erişiminin engellenmesi ve ticari lisansları ile kamu ihalelerine erişimlerinin sınırlandırılmasının, AB’ye ne kazandıracağı sorusu yanıtlanamamakta…
***
ABD’nin;
(yüksek bir ihtimalle bilerek/hesaplayarak yaptığı)
AB’deki bazı ülkelere daha yüksek, bazı ülkelere daha az gümrük vergisi uygulayacağı, bazılarını muaf tutacağı yönündeki açıklamaları mı?
Çok akıllıca…
Avrupa Birliği’nin, birlikte karar alabilmesini zorlaştırmakta…
***
Trump, 17 Ocak’ta, ülkesinin Grönland’ı almasına karşı çıktıkları gerekçesiyle Danimarka, Norveç, İsveç, Fransa, Almanya, İngiltere, Hollanda ve Finlandiya’ya gümrük vergileri getireceğini açıklamıştı… Ek tarifelerden AB ülkelerinin bazılarının daha fazla, bazılarının daha az zarar görmesi ise: AB tarafından alınacak kararın büyüklüğünü de, hızını da, rasyonelliğini de etkiliyor…
VELHASIL
“Ortak noktada buluşmak”, “Ortak noktada buluşmak için kararlar almak” bir birliği, birlik yapan en önemli parametre…
Sorunlar karşısında birbirine güvence ve çaresize çare olmak da, “birliklerinin oluşmasının nedeni” olan unsur olarak bilinmekte…
Ama…
Birkaçının rasyonel/dengeleyici politikalardan uzaklaşması ise diğerlerini de uçuruma sürüklemekte…
***
Örneğin…
Misilleme için ortaya atılan, “ABD tahvillerini sattıralım” gibi fikirler, AB’nin rasyonellikten uzaklaştığını belgelemekte…