Teşvik sistemi ekonomik yapıyı ne ölçüde değiştirdi?

İsmet ÖZKUL
İsmet ÖZKUL KRİTİK AÇI ismetozkul@gmail.com

Bölgesel-sektörel yatırım teşvik sisteminin 2012-2019 arasındaki 7 yıllık performansını irdelemeye devam ediyoruz. Üçüncü yazımızda mevcut teşvik uygulamalarının 7 yıllık dönemde sektörlerin 6 teşvik bölgesinin hem kendi ekonomisi içindeki, hem de Türkiye ekonomisindeki ağırlıklarının ne ölçüde değiştiğine bakacağız:

- 7 yılda teşvik bölgelerinin toplam GSYH içindeki ağırlıklarında kayda değer bir değişiklik ortaya çıkmamış. Ancak en gelişmiş illerin yer aldığı 1. ve 2. Bölge’nin payı artarken, diğer bölgelerin payı gerilemiş. En yüksek pay kaybı da sistemden en zararlı çıkan 4. Bölge olurken, payı en fazla artan bölge en gelişmiş illerin yer aldığı 1. Bölge olmuş.

- En geri illerin yer aldığı 6. Bölge’nin tarım, sanayi ve inşaat olmak üzere tüm üretici sektörlerdeki payı ve ticaret, konaklama ve yiyecek hizmetlerinden oluşan ana hizmet sektörlerindeki payı gerilemiş. 6. Bölge’nin payının belirgin artış kaydettiği sektör, Türkiye payı 1.78 puan artan kamu yönetimi, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler olmuş. 6. Bölge, kamusal sektörlerde payı artan tek bölge. Teşvik uygulamalarının yerel dinamikleri güçlendirme açısından başarısız olduğu görülüyor.

- Ekonomik ve sosyal açıdan gelişmiş 2. Bölge’nin hem tarımda hem de sanayide payı en fazla artan bölge olması dikkat çekiyor.

- İnşaat ile ana hizmetlerde 1. Bölge’nin payı artarken diğer tüm bölgelerin payı gerilemiş.

- Teşvik bölgelerinin ekonomisinde sektörlerin ağırlıklarına baktığımızda tarım, inşaat ve gayrimenkul faaliyetlerinin payının tüm bölgelerde azaldığını görüyoruz. Sanayi, ana hizmet sektörleri, finans ve sigortacılık, mesleki, idari ve destek hizmetleri, kamu yönetimi, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlerin bölge ekonomilerindeki ağırlığı ise tüm bölgelerde artmış.

- Sanayinin ağırlığının en fazla artış gösterdiği bölgeler gelişmiş illerin yer aldığı 2. Bölge ile orta gelişmiş illerin yer aldığı 3. Bölge.

- Sanayinin bölge ekonomisindeki payının en az arttığı bölge ise en geri kalmış illerden oluşan 6. Bölge. 6. Bölge ekonomisinde imalat sanayiinin payı 7 yılda sadece 0.56 puanlık bir artışla yüzde 4.07’den yüzde 4.62’ye çıkarken tarımın payı 2.75 puanlık kayıpla yüzde 19.43’ten yüzde 16.69’a, inşaatın payı 5.10 puanlık kayıpla yüzde 10.79’dan yüzde 5.69’a düşmüş. Buna karşın kamu yönetimi, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlerin payı 7.52 puanlık bir sıçrama ile yüzde 21.90’dan yüzde 29.41’e tırmanmış.

Bu karneyle, bölgesel teşvik sisteminin ne bölgeler arasındaki eşitsizliği azaltmada, ne de geri kalmış bölgelerde yerel üretim dinamiklerinin güçlendirilmesi açısından başarılı olduğunu söylemek çok zor gözüküyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar