4 °C
Sercan BAHADIR
Sercan BAHADIR Gümrükte Gündem sercan.bahadir@tr.ey.com

Ticaret savaşına hazırlanıyoruz

Amerika Birleşik Devletlerinde (ABD) Trump dönemi ile birlikte en çok konuşulan konu ilave gümrük vergileri ve ticaret savaşları oldu. ABD tarafından Çin, Avrupa Birliği (AB), Türkiye, Brezilya, Kanada ve Meksika menşeli çelik (% 25) ve alüminyum (%10) ürünlerine getirilen ek gümrük vergisi ile ticaret savaşları tetiklenmiş oldu. Önce Çin daha sonra AB ve Türkiye tarafından, ihraç edilen bu ürünlere yönelik getirilen ek gümrük vergisine karşılık ilk olarak ABD’den ithal edilen ürün grupları araştırılmaya başlandı. ABD tarafından geri bir adım atılmadığı sürece de ABD’ye karşı çok sert ek vergilerin getirileceği anlaşılıyor.

ABD ve diğer ülkeler arasındaki ticari gerilim o kadar fazla ki, bu gerilim hafta sonu sona eren G-7 zirvesine de yansıdı. ABD ve Kanada arasında gümrük vergileri yüzünden diplomatik söylemin de dışına çıkan çok sert sözler sarf edildi. Toplantı sonrasında Trump sonuç bildirgesini imzalamayacağını belirtti ve gerekçe olarak da Kanada tarafından ABD menşeli ürünlere uygulanan yüksek gümrük vergilerini gösterdi. Bu da bize ticaret savaşlarının çok da kısa sürede bitmeyeceğini aksine cephelerin genişleyerek daha da büyüyeceğini gösteriyor.

İlk hamlemizi Dahilde İşleme Rejimi ile yaptık

ABD tarafından çelik ve alüminyum ürünlerimize getirilen ek vergilere karşı ilk olarak dahilde işleme rejimi silahımızı kullandık. ABD menşeli ithal edilen aşağıda belirtilen birçok ürün grubunun 138 nolu özel şart ile dahilde işleme rejimi kapsamında ithal edilmesi engellendi.
138 nolu özel şartta “İthalat listesinde 08, 10, 24, 29, 39, 40, 44, 47, 52, 70, 71, 72, 73, 75, 76, 81, 84, 85, 87, 93 nolu fasıllarda yer alan ürünlerin ithalatı sadece Avrupa, Afrika, Asya, Orta ve Güney Amerika, Okyanusya, Kanada ve Meksika ülkelerinden gerçekleştirilebilir.” ifadesine yer verildi. Bunun anlamı; DİİB kapsamında ABD’den meyveler, hububatlar, tütün ve tütün yerine geçen maddeler, organik kimyasal ürünler, plastik ve kauçuk ile bunların mamulleri, ağaç ve ahşap eşya, pamuk, cam ürünleri, kıymetli taşlar ve metaller, demir, çelik, nikel, alüminyum ve bunlardan mamul eşya, makinalar ve mekanik cihazlar, kara taşıtları, silahlar ve mühimmat ile bunların aksam ve parçalarının ithal edilemeyecek olmasıdır.

Dahilde işleme rejimi bir ihracat teşviki olarak kullanılır. Bir ürün ihraç etmek isterseniz belirli şartları sağlamak kaydıyla bu ürünü üretmek için ithal edeceğiniz girdilerin ithalatından gümrük vergileri tahsil edilmez. Bu özel şart ile ihraç etmek için ürettiğiniz üründe ABD menşeli bir girdi var ise artık ithalat vergilerini ödeyerek gümrük işlemlerini sonlandıracaksınız. Tabii ki burada ABD mi yoksa ihracatçımız mı cezalandırılıyor tam anlaşılamıyor.

İkinci hamle ABD menşeli ürünlere ek vergi getirilmesi

Dahilde işleme rejimine ilişkin bu karar üzerinde tartışmalar devam ederken Ekonomi Bakanlığı tarafından ikinci bir hamle yapıldı. Bu kapsamda Dünya Ticaret Örgütüne bir mektup yazıldı. Mektupta açık açık ABD tarafından aşağıdaki tabloda yer alan ürün grupları için ilave gümrük vergilerine yer verildiği ve ABD tarafından çelik ve alüminyum için getirilen vergilerden vazgeçilmediği zaman ek vergilerin getirileceğine işaret ediliyor. Bu konuda da süre olarak 21 Haziran belirtiliyor.

Ne yapılmalı?

ABD tarafından başlatılan ticari gerilim giderek yayılıyor ve birçok ülkeyi bu ek vergiler olumsuz etkiliyor. Artan ticari gerilimin ilk sonuçlarının 2017 yılı BM Küresel Yatırım raporuna yansıdığı görülüyor. Bu rapora göre, artan korumacılık eğilimi ve bu eğilimden dolayı yatırım ortamının olumsuz etkilenmesi nedeniyle dünyadaki doğrudan yatırım miktarının bir önceki yıla göre % 23 azaldığı tespit edildi. Bu da ticaret savaşlarının ve bu gerilim ortamının kısa vadede bir ek vergi maliyeti gibi gözükse de uzun vadede azalan ticaret ve yatırım olacağını gösteriyor. Bu nedenle öncelikle gerilimin düşülmesi gerekiyor.

Diğer taraftan, ABD tarafından çelik ve alüminyum ürünlerimize yönelik ek verginin ne zaman kaldırılacağını tam olarak bilmek mümkün gözükmüyor. Ancak Dünya Ticaret Örgütü’ne bu vergilerin 21 Haziran’a kadar kalkmaması durumunda ABD menşeli ürünlere ek vergi getirileceğini bildirdik. Bu saatten sonra ABD geri adım atar mı ya da biz ek vergi getirir miyiz sorusuna şu an için yanıt bulmak çok zor. Ama bu tarihler açıklandıktan sonra ABD’den ithalat yapan şirketlerin çok ciddi anlamda bir hesap yapmak zorunda olduğu bir gerçek.

Öncelikle şunu belirtmekte fayda var. Bu gibi ek vergiler getirildiğinde “başlamış işlem” olarak nitelendirilen ürünler bu vergiden muaf tutuluyor. Yani vergiler yayınlandığı tarih itibarıyla çıkış ülkesinden yüklemesi yapılmış ürünler, vergilerin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 45 gün içinde ithal edilmeleri durumunda bu ek vergi alınmıyor. Ancak bu başlamış işlemin, bu vergiler için uygulanıp uygulanmayacağı bilinmiyor. Ya da antrepoda stoklanan ürünler için bu vergi tatbik edilecek mi? Bu konuların bir an önce netleşmesi büyük önem arz ediyor.

Son olarak ek vergi alınması öngörülen ürünlerin çoğu hammadde ve girdi. Üretim yapmak için bu ürünlere ihtiyaç duyuluyor. Üretilen ürünler ya iç piyasa ya da ihraç pazarında tüketiliyor. İthal bağımlılığımız bu ürünlerin ek vergi sonrası ithalatını azaltmak yerine yüksek maliyet ile ithal etme sonucunu doğuruyor. Bu da hem iç piyasada fiyatların artması hem de artan maliyetler nedeniyle ihracat pazarında rekabet gücünün kaybedilmesine neden oluyor. Bunun sonucunun enflasyon artışı ve döviz girişinde azalış olacağı açık.

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.