TL faizleri, dövizli mevduatı çözer mi?

Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

Merkez Bankası’nın faiz artırmasının ardından Türkiye’deki toplam mevduatın yüzde 55’ini geçen döviz mevduatının ne kadarı çözülebilecek? İlk yapılması gereken, yap-işlet-devret ve kamu-özel işbirliği projelerinde “döviz garantili’’ anlaşmaların TL’ye çevrilmesi…

Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 15’e yükseltmesinin ardından TL mevduat faizleri de yüzde 15’lere yükseldi. DÜNYA Finans Editörü arkadaşımız Şebnem Turhan'ın analizini okuyunca ‘’Döviz mevduatı, artan faizlerle çözülebilir mi?” diye kendime sordum. Kanım o ki, döviz mevduatı hesabının toplam içinde %50’lerin altına inmesi için yeni adımlar gerekiyor. Dolarizasyonun tahribatı önlenmek isteniyorsa, döviz mevduatı 2014’deki %30’lar oranına düşmeli...

Kasım ayındaki tabloya bakarsak toplam mevduat 3.5 trilyon TL düzeyinde. Bunun 1.5 trilyon TL‘lik bölümü (yüzde 44,7) TL mevduatı. Yüzde 55.3’lük bölümünü oluşturan 1.9 trilyon TL‘lik kısmı ise döviz mevduatından oluşuyor. Toplam döviz hesapları 225.7 milyar dolar tutarında. Bunun 141.1 milyarlık bölümü gerçek kişilere, 84.6 milyar dolarlık bölümü ise tüzel kişilere ait. Tasarruflar ağırlıklı olarak döviz mevduatına yönelmiş durumda. Son yıllarda birçok alanda ulusal para birimi yerine döviz esaslı fiyatlandırmalar yapılıyor. Anadolu’ya yayılan AVM’lerde kiralar dövize dayalı belirleniyor. Plazalarda ofis kiraları, lüks konut satışı dövize bağlı. Hayatın birçok alanındaki bu durum karşısında kendilerine garantiye almak isteyenler, daha çok döviz hesaplarına yöneldi.

2020 Kasım’ındaki mevduatın durumu, bu olumsuzluğun ve dolarizasyona olan bağımlılığı gösteren kangrenleşmiş tablonun artık gündeme gelmesi gerektiğini gösteriyor. Kamu yönetiminin dolara bağımlılığı artıran bu durumdan çıkışı sağlayacak adımları ivedilikle atması gerekiyor. İlk yapılması gereken, yap-işlet-devret ve kamu-özel işbirliği projelerinde verilen ‘’döviz garantili’’ havalimanı, otoyol, şehir hastaneleri anlaşmalarının TL bazına çevrilmesinden geçiyor. Bununla kalmıyor, yeni anlaşmaların tümünün bundan böyle TL bazlı yapılması gerekiyor. Kuşkusuz bu önerdiğim konunun uluslararası hukukta olumsuz yansımaları olabilecek.

Ancak Bismark’ın sözleriyle, “Siyaset olabilecekleri oldurma sanatı…”

Dolarizasyonu önleme bu alanda iyi bir sınav olacak.

GÜNÜN NOTU:
AB Zirvesi 10 Aralık’ta “Türkiye’ye yaptırım” gündemiyle toplanacak. Yaptırım beklenmiyor ama etkili tekil yaptırımlar söz konusu…

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar