Toparlanma sinyalleri ve beklentiler

Fatma MELEK
Fatma MELEK PİYASA GÖZÜYLE fatma.melek@akbank.com

Koronavirüsünde vaka sayısı dünya genelinde 13 milyonu geçti. Vakanın seyrine bakıldığında birçok Avrupa ve Asya ülkesi günlük enfeksiyonu düşük rakamlara getirirken, gelişmekte olan ülkelerde ve ABD’de günlük vaka sayıları artıyor, diğer bazı ülkelerde ise net aşağı yönlü bir trend yok. IMF, ülkelerin yüzde 75’inin tekrar açılmaya başladığını belirtiyor. Açılmalar ve birikmiş talep ile birlikte önemli toparlanma işaretleri görüyoruz. Ancak, virüse karşı kesin bir sağlık çözümü bulunamadığı için toparlanmanın gücü belirsiz; ülkelere ve sektörlere etkisi de farklı yaşanıyor. Mal ve hizmet ticaretinin bu koşullarda da tam olarak başlaması kolay değil; zira virüsü kontrol altına alan ülkeler, 2. dalga korkusuyla, enfeksiyonun belirgin devam ettiği ülkelerden virüsü tekrar almak istemeyecek. Özellikle hizmet sektöründe bu görünüm daha belirgin. Bu koşullarda dünya büyüme projeksiyonu da aşağı yönlü revize edildi.

IMF 2020 yılında daha derin bir resesyon ve 2021 yılında daha önce beklenenden daha yavaş bir toparlanma bekliyor. 2020 yılında küresel ekonomik büyümenin yüzde 4,9 daralacağını ve nisan tahminine göre yüzde 1,9 aşağıda olacağını projekte ediyor. 2021 yılında ise yüzde 5,4 büyüme öngörüyor; nisan tahmini yüzde 5,8 idi. Bu projeksiyonlar 2020- 2021 yıllarında kümülatif olarak, kriz kaynaklı 12 trilyon dolarlık bir gelir kaybına işaret ediyor. Gelişmekte olan ülkelerdeki, 2020-21 kümülatif aktivite kaybının gelişmiş ekonomilere göre bir miktar daha fazla olması bekleniyor.

Bu süreçte para ve maliye politikaları da olağanüstü destekleyici oldu; başlıca merkez bankaları 6 trilyon $’ın üzerinde likidite enjekte ederken, küresel mali destekler 11 trilyon dolara yaklaştı. Merkez Bankası fonlarının farklı araç ve yöntemlerle bankacılık dışı kurumlara, stres altında olan kurumlara kanalize olmasına odaklanıldı. Bu gelişmeler ile birlikte finansal piyasaların, kapanmaların yoğun yaşandığı, mart ayında gördüğü diplerden toparlandığını görüyoruz: ABD’nin S&P500 endeksi dip seviyesinden yüzde 45, MSCI GOÜ Endeksi yüzde 42 toparlanmış durumda. Gelinen noktada; küresel hisse senedi piyasaları koronavirüsü öncesi seviyelerine önemli ölçüde yakınsadı.

Ekonomik aktiviteye bakıldığında; birçok bölgede- Asya, ABD, Avrupave Türkiye’de öncü göstergelerde ve beklenti anketlerinde, marttaki çok düşük seviyelerden, açılmalarla birlikte, V tipi bir toparlanma görüyoruz.

Türkiye’de sektörel güven endeksleri, PMI imalat sanayi beklenti endeksi, hızla artan kredilerle toparlanmaya destek veriyor. PMI, haziranda 53,9’a yükseldi; üretim ve yeni siparişlerde artış görünüyor (PMI eşik seviye: 50). Tüketici ve reel sektör güven endeksleri nisandaki diplerinden hızla yükseliyorlar, elektrik tüketimi, ihracat ve kredi kartı harcamaları toparlanmayı teyit ediyor.

Sonuç olarak, verilen destekler ve açılmalarla birlikte dünya genelinde ve Türkiye’de toparlanma yaşanıyor. İlerleyen dönemde; bu toparlanmanın sürdürülebirliğinin en önemli belirleyicisi ise yine virüs gelişmeleri olacak; burada da belirsiz bir görünüm söz konusu. Özellikle enflasyonun çok düşük seyrettiği ülkelerde; hem mali hem de parasal ek destekler gelebilir.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
COVID-19 ve görünüm 10 Nisan 2020