Toplumun zincir marketlere bakışı ve alışveriş alışkanlıkları

Ali Ekber YILDIRIM
Ali Ekber YILDIRIM TARIM DÜNYASINDAN aey@dunya.com

Gıda Perakendecileri Derneği’nin 7. Ortak Gelişim Kongresi “Kolay mı?” teması ile 19 Ekim’de İstanbul’da yapıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir süre önce gıdadaki fahiş fiyatlardan 5 zincir marketi sorumlu tutması ve hedef göstermesi kongreye damgasını vurdu.

Bu çerçevede bizim de konuşmacı olarak katıldığımız “Gıda, Fiyatlar, Marketler Rekabet” başlıklı panelde de gıda fiyatlarındaki artışın nedenleri ayrıntılı olarak konuşuldu. Panelden önceki oturumlarda Gıda Perakendecileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Galip Aykaç gıda fiyatlarındaki artışın sorumlusu olmadıklarını bir kez daha dile getirdi.

Panel öncesinde Konda Araştırma Şirketi Genel Müdürü Bekir Ağırdır, toplumun gıda perakende marka ve mağazalarıyla ilişkisi market alışverişi tercih ve alışkanlıklarına yönelik 11-14 Mart 2021 tarihleri arasında Türkiye’de 76 ilin merkez dahil 318 ilçesinde 3023 kişiyle 18 yaş üstü yetişkin nüfusunu temsil edecek şekilde yaptıkları kapsamlı anket ve araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Zincir marketlerin çok tartışıldığı bir dönemde bu araştırma sonuçları çok önemli. Bu nedenle geniş bir bölümünü Bekir Ağırdır’ın sunumundan özetleyerek paylaşıyorum:

Tek noktadan alışveriş dönemi bitti

“Alışveriş alışkanlıkları araştırmalarına benzer bir şekilde, anket çalışması da tüketicinin artık tek noktadan alışveriş yapmadığını, fiyat ve kampanya hassasiyetinin yüksek olduğunu, yakın mesafedeki yerlerin tercih edildiğini, ödeme kolaylığının ve ürün çeşitliliğinin önemli olduğunu göstermektedir.

Teknolojinin gelişmesiyle beraber hayatımızın her alanına giren online ticaret, temel ihtiyaçların karşılanmasında da önemli bir rol oynamaktadır. Anket sonuçlarında bu kanalın da artık öne çıkmaya başladığı görülmektedir. Modern kanalların tüketici ihtiyaçlarının karşılanması yanında, sağladıkları ürün çeşitliliği ve yeni ürünleri sunmaları neticesinde üreticilere de katkı sağladığı tespit edilmektedir. Zincir marketler merkezi yönetim ve çok şubeli yapılarıyla üreticilerin ürünlerini tanıtmalarında ve yeni ürün geliştirmelerini sağlamakta önemli rol oynamaktadır. Bunun olumlu etkisi, tüketici cevaplarında da görülmektedir. Aynı zamanda ulusal zincirlerin istihdam sağlama ve kariyer olanakları sunma konusunda öncü bir görev aldıkları tüketici cevaplarında ifade edilmektedir.

Tüketici, çocuğunun zincir markette çalışmasını istiyor

Tüketicilerin büyük çoğunluğu, verdikleri cevaplarda çocuklarının veya yakınlarının diğer sektör oyuncularına nazaran zincir marketlerde çalışmalarını tercih etmektedirler. Daha kurumsal yapılar olan ulusal zincir marketlerin ekonomiye, istihdama ve kayıt dışı ile mücadeleye olumlu etkisi tüketici nezdinde de fark edilmektedir.

Halk sağlığı açısından büyük önem taşıyan bu mekânların ilgili mevzuata uyumunda ve denetimlerinde de zincir marketlerin daha kurallara uygun olduğu algısı, tüketici cevaplarında görülmektedir. Bununla beraber, geleneksel kanalların tercih sebeplerinde ilişki ağlarının güçlülüğü öne çıkmakta, ancak bu kanalın da modernleşmesiyle daha güçlü olacağı vurgusu dikkat çekmektedir.

Geleneksel kanalların kendilerini geliştirmeye yönelik faaliyetlerinin desteklenmesi, buna yol gösterici çalışmaların yapılması ve bu yolla modernleşmelerinin sağlanması, bu değerli kanalın rekabetçi konuma gelmesi için büyük önem taşımaktadır.

Anket çalışması; tüketicinin alışverişini istediği zaman ve istediği mesafedeki yerden yapmak istediğini, ihtiyaçlarını en hesaplı ve hijyenik koşullarla karşılamayı tercih ettiğini göstermektedir. Dolayısıyla tüketici süre ve/veya mesafe konusunda bir kısıtlamadan olumsuz etkileneceğini net bir şekilde dile getirmektedir. Zincir marketlere dair bir kısıtlama olması durumunda tüketicilerin büyük çoğunluğu olumsuz etkileneceğini belirtmektedir. Bu etkinin detaylarında; rekabet ortamının bozulması, fiyat dengelerinin bozulması, ürün çeşitliliğinin daralması ve dolayısıyla üretimin etkilenmesi yer almaktadır.”

Anketteki bazı çarpıcı sonuçlar şöyle:

1- Kim, nereden alışveriş yapıyor?

Ulusal zincir marketler dışında gıda, temizlik gibi alışverişler en yüksek oranda yerel zincir marketlerde ardından da mahalle marketlerinde yapılıyor.

Pandemi koşullarına rağmen toplumun yüzde 14’ü gıda, temizlik gibi alışverişlerini internet üzerinden yapıyor.

2- Çevre, mesafe ve zamanın alışverişe etkileri

Toplumun büyük çoğunluğu farklı yerlerden alışveriş yapıyorsa birbirine yakın olmasını istiyor.

Toplumun yüzde 56’sı yürüme mesafesinde olmayan marketten alışveriş yapmayı tercih etmeyeceğini belirtiyor.

Toplumun yarısı yürüme mesafesinde bir zincir market yoksa tüm ihtiyaçlarını manav, büfe gibi yerlerden karşılayamayacağını söylüyor.

İşçi, küçük işletme sahipleri, çiftçiler ve ev kadınları da görece yüksek oranda yürüme mesafesinde bir zincir market yoksa tüm ihtiyaçlarını karşılayamayacağını söylüyor.

Toplumun büyük çoğunluğu tatil yöresinde ya da memleketinde zincir market olmasını istiyor.

Toplumun neredeyse 10’da 9’u yakınındaki zincir marketin otoparkı olmadığı için kapanmasını istemiyor.

3- Alışverişte ürün seçeneği ve ödeme olanakları

Görünce ihtiyacı fark edip satın alınan ürünlerle en yüksek oranda zincir marketlerde karşılaşılıyor.

Her 10 kişiden 8’i piyasaya yeni çıkan ürünlerle zincir marketlerde karşılaştığını söylüyor.

Toplumun büyük çoğunluğu alışveriş yaptığı yerdeki ürün çeşitliliğinin önemli olduğunu düşünüyor.

Her 10 kişiden 7’si zincir marketlerin kısıtlı zaman için getirdiği züccaciye, ev mobilyası, elektronik gibi gıda dışı ürünlerden satın aldığı görülüyor.

Her 10 kişiden 8’i zincir marketlerin kısıtlı zaman için getirdiği tekstil, züccaciye, ev mobilyası, elektronik gibi gıda dışı ürünlerin zincir marketlerde satılmasını istiyor.

Toplumun büyük çoğunluğunun bakkallardan telefonla sipariş vermediği görülüyor.

Her 10 kişiden 4’ü bakkallardan kredi kartı ile alışveriş yapamadığını söylüyor.

4- Alışverişte fırsatlar, indirimler ve hane bütçesine etkileri

Her 10 kişiden 8’i zincir marketlerin bakkallara göre daha ucuz olduğunu düşünüyor.

Her 10 kişiden 6’sı zincir marketlerin kısıtlı zaman için getirdiği tekstil züccaciye, ev mobilyası, elektronik gibi gıda dışı ürünlerin zincir marketlerde satılmasının bütçesini olumlu etkilediğini söylüyor.

Toplumun büyük çoğunluğu promosyonlu ürünlerin bütçesi için önemli olduğunu düşünüyor.

Toplumun büyük çoğunluğu promosyonlu ürünlerin yeni ürünleri ve üreticileri tanıması açısından önemli olduğunu düşünüyor.

Her 4 kişiden 3’ü bir ürün alırken promosyonlu ürünleri tercih ettiğini söylüyor.

5- Hijyen, güvenlik ve denetimlere dair algı

Toplumun büyük çoğunluğu zincir marketlerin daha hijyenik olduğunu, zincir marketlerde çalışanların kişisel hijyene daha çok dikkat ettiğini ve zincir marketlerin aldığı önlemlerle gıda ve ürün güvenliğine daha çok dikkat ettiğini düşünüyor.

Bakkallar ve semt pazarlarının hijyenik olduğunu, çalışanlarının kişisel hijyene dikkat ettiğini ve gıda ve ürün güvenliğine dikkat edildiğini düşünenlerin oranının oldukça düşük olduğu görülüyor.

Toplumun büyük çoğunluğu zincir marketlerin kurumlar tarafından daha çok denetlendiğini düşünüyor.

Bakkalların kurumlar tarafından denetlendiğini düşünenlerin oranı semt pazarlarının kurumlar tarafından denetlendiğini düşünenlerin oranında bile daha düşük görülüyor.

Her 10 kişiden 8’i zincir marketlerde bir ürünü iade etmenin daha kolay olduğunu düşünüyor.

Toplumun büyük çoğunluğu çocukların sigaraya erişiminin bakkal ve büfelerde daha kolay olduğunu düşünüyor.

6- Ekonomi ve istihdam

Toplumun büyük çoğunluğu zincir marketler yaygın olduğu için yerel ürünlerin herkese ulaşabildiğini düşünüyor.

Toplumun büyük çoğunluğu üreticilerin zincir marketler sayesinde ürünlerini Türkiye’nin her yerine ulaştırabildiğini düşünüyor.

Her 4 kişiden 3’ü zincir marketlerin gençlerin istihdamlarında önemli bir rol oynadığını düşünüyor.

Toplumun 10’da 8’i zincir marketlerin ülke ekonomisine daha çok katkı sağladığını düşünüyor.

Her 4 kişiden 3’ü zincir marketlerin gençlerin özellikle hafta sonu istihdamlarında önemli bir rol oynadığını düşünüyor.

Bakkallar en düşük oranda ülke ekonomisine katkı sağladığı düşünülen iş yeri olarak görülüyor.

Her 10 kişiden 8’i bir yakınının zincir markette çalışabileceğini ifade ediyor.

Toplumun 4’te 3’ü alışverişleri sonrasında bakkalların fiş vermediğini ifade ederken sadece 4’te 1’inin bakkallardan fiş aldığı görülüyor.

7- Alışverişte geleneksel ilişki ağları

Toplumun sadece 10’da 4’ü bakkal ve mahalle marketlerinden veresiye alışveriş yapıyor.

Türkiye genelinde her 10 kişiden 7’si mahalle bakkalı ve marketiyle daha insani ilişkiler kurabildiğini söylüyor.

Emekliler diğer meslek gruplarına göre çok daha yüksek oranda mahalle bakkalı ve marketiyle daha insani ilişkiler kurabildiğini söylerken ev kadınları, işsizler ve öğrenciler daha düşük oranda ilişki kurduğunu söylüyor.

Türkiye genelinde her 4 kişiden 3’ü bakkalların modern yöntemler kullanarak kendilerine olan talebi arttırabileceğini düşünüyor.

Toplumun büyük çoğunluğu bakkalların mahallenin kültürel dokusunun bir parçası olduğunu düşünüyor.

8- Olası yasal düzenleme, beklenen etkiler ve tepkiler

Her 10 kişiden 6’sı yaşadığı yerde bir zincir market yeni şube açmak isterse yasal düzenlemenin bunu durdurmasını olumsuz karşılayacağını belirtiyor.

Türkiye genelinde neredeyse her 10 kişiden 7’si yakınında yeni bir zincir market açılması kısıtlanır veya yasaklanırsa rekabet olmayacağından fiyatların yükseleceğini düşünüyor.

Türkiye genelinde her 4 kişiden 3’ü yakınımda yeni bir zincir açılması kısıtlanır veya yasaklanırsa çeşitlilik azalacağından mevcut marketin ürün çeşidiyle kısıtlanırım diyor.

Türkiye genelinde her 4 kişiden 3’ü yakınımda yeni bir zincir açılması kısıtlanır veya yasaklanırsa ihtiyacımı karşılamak için daha uzağa gitmem gerekebilir yanıtını veriyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar