Trump’ın İran’a hediye ettiği kazanımlar

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Dünya, haftaya ABD Başkanı Donald Trump’ın “İran’la anlaşmanın detayları tamamlandı” müjdesiyle başladı.

ABD ve İran arasında 28 Şubat 2026’da başlayan savaş, İs­rail tarafından son anda baltalanmazsa 19 Ha­ziran Cuma günü İsviçre’nin Cenevre ken­tinde imzalanacak resmi barış anlaşması (ön mutabakat zaptı) ile resmen son bulacak. Pa­kistan, Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan gi­bi bölgesel aktörlerin yoğun arabuluculuk ça­balarının ardından, her iki ülke de tarihi bir uzlaşıya varıldığını resmen doğruladı. Peki, bu savaşın kazananı kim oldu?

ABD bu sava­şa en baştan niye girdi? Savaştan ne elde etti? Kafamda deli sorular. Anlaşmanın detayları­na bakıldığında, Washington’ın sahada askeri ve ekonomik araçlarla dayatamadığı hedefleri masada kurtarma telaşına düştüğü, Tahran’ın ise yıkılan altyapısına rağmen stratejik olarak masadan zaferle kalktığı net bir şekilde görü­lüyor.

Rejim daha da güçlendi

Trump yönetimi, bu savaşa girerken ne ula­şılabilir bir siyasi hedef belirlemişti ne de tu­tarlı bir çıkış stratejisine sahipti. Netanya­hu’nun 11 Şubat’ta Beyaz Saray’da sunduğu ve CIA Direktörü John Ratcliffe ile Dışişleri Ba­kanı Marco Rubio’nun "saçmalık" olarak nite­lendirdiği o dört aşamalı “İran’da rejim deği­şikliği” illüzyonuna kapılan Trump, İran’ı Ve­nezuela ile aynı kulvarda zannetme hatasına düştü.

Oysa karşısında, binlerce yıllık devlet gele­neği olan, uzun yıllardır bu savaşa hazırlanan, roketatar sistemlerini yeraltına inşa etmiş ve etki alanı tüm bölgeye yayılmış bir devlet ya­pısı vardı. Haftalarca süren yoğun bombardı­man rejimi çökertmedi; aksine Tahran’ı eski­sinden daha cüretkar hale getirerek tırmanı­şın ritmini belirleyen taraf yaptı.

Üstelik İran, kendisine yönelik askeri tır­manışa küresel ekonomiyi resesyonun eşiği­ne getiren muazzam bir asimetrik maliyetle yanıt verdi. Dünyanın en gelişmiş ordusuna sahip olan ABD, Hürmüz Boğazı’nın kapatıl­masıyla kendi yarattığı darboğazda kapana kısıldı. Tahran, Kızıldeniz'de Bab el-Mandeb Boğazı'nı Husi müttefikleri üzerinden kilit­leme kartını masada tutarak Suudi ve Körfez ticaretini felç edebileceğini gösterdi. Kör­fez monarşileri ise topraklarındaki Ameri­kan üslerinin kendilerini korumak bir yana, açık hedef haline getirdiğini acı bir tecrübey­le öğrendi. Yaklaşan Kasım ara seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti’nin sandıkta uğrayacağı hezimeti gören ve petrol fiyatları karşısında çaresiz kalan Trump, işte bu ahval ve şera­it altında, sahada kazanamadığı savaşı kağıt üzerinde diplomatik bir zafer gibi ambalajla­ma arayışına girdi.

Ancak ortadaki metin nihai bir barıştan zi­yade, Washington’ın askeri ve ekonomik bas­kı mekanizmalarının iflas ettiğini tescille­yen iki aşamalı bir başarısızlık belgesi. 13 Nisan’dan beri uygulanan deniz ablukası kal­dırılıyor, Hürmüz Boğazı üzerinde İran'ın "hizmet bedeli" adı altındaki egemenlik hak­ları zımnen tanınıyor ve nükleer program gibi asıl kriz başlıkları hiçbir somut söz alınama­dan önümüzdeki 60 günlük belirsiz bir müza­kere sürecine öteleniyor.

Dahası, Pakistan kaynaklarının sızdırdığı 300 milyar dolarlık yeniden inşa fonu ve ser­best bırakılacak milyarlarca dolarlık dondu­rulmuş varlıkların serbest bırakılması, Beyaz Saray’ın Tahran’ın şartlarına tamamen boyun eğdiğinin açık bir göstergesi. İsrail’in anlaş­mayı sabote etmek için Beyrut’u vurarak sinir krizleri geçirmesi de tam olarak bu yüzden­dir; zira Netanyahu, Washington’ın yenilgiye uğratılamayan bir İran ile çıkış yolu aradığını çok iyi görüyor.

UFO dosyaları nereden çıktı?

Nitekim içeride sıkışan Trump ve ekibinin, bu diplomatik hezimeti ve küresel enerji kri­zinin faturasını örtbas etmek için yeniden il­lüzyonlara sarılması tesadüf değil. Savaşın en kritik virajında Trump’ın aniden UFO ve dün­ya dışı yaşam dosyalarını açacağını vaat etme­si, akıllara "Gündem mi değiştiriliyor?" soru­sunu getiriyor.

Tıpkı savaşa girerken Epstein dosyalarındaki adını unutturmak istediği id­diaları gibi, acaba şimdi de Hürmüz’deki dip­lomatik kapandan uzaylı hikayeleriyle mi kaçmaya çalışıyor? Günün sonunda uluslara­rası kamuoyu nezdinde artık hiç bir uzaylı ya da UFO hikayesinin inandırıcılığının kalma­dığını da ekleyelim. Uzaylılar gerçek bile olsa sırf kendilerine sunulan bu hikayeler yüzün­den insanlar inanmamayı seçebilirler.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.479,64 2,49 %
Dolar 47,9374 0,06 %
Euro 55,9507 0,90 %
Euro/Dolar 1,1662 0,75 %
Altın (GR) 6.807,53 1,03 %
Altın (ONS) 4.489,34 3,57 %
Brent 90,5060 0,38 %