TÜFE artışı aralıkta yüzde 15’i de aşabilir

Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ ala.aktas@gmail.com

✔ Artık zamlar öyle bir hal aldı ki izlemek neredeyse mümkün olmaktan çıktı. Klasik ifadeyle iğneden ipliğe tüm mal ve hizmetlere zam yağıyor.

✔Daha bir hafta önce aralık ayı TÜFE artışı için yüzde 10'a işaret ediyorduk; şimdi bu oran adeta taban oran oldu. Gidişat yüzde 15-16'ya doğru.Şu durumda 2021 yılı TÜFE artışı yüzde 35-40 arasına ulaşır.

✔ Bu yeni modelden dönülüp faiz artırılsa bile döviz kuruna çok duyarlı olan akaryakıt gibi kalemler dışında kalan çoğu mal ve hizmete yapılan zamların geri alınması pek söz konusu olmaz.

Gün geçmiyor ki yeni bir zamma uyanmayalım. Hatta o duruma geldik ki, fiyatların gün içinde bile birkaç kez değiştiğini görmeyelim.

Tut tutabilirsen!

Geçenlerde bir televizyon röportajında izledim. Bir kadın, altın almak için kuyumcuya gitmek üzere evden çıkarken fiyata baktığını, kuyumcuya ulaştığında fiyatın artmış olduğunu belirtip şaşkınlığını dile getiriyordu.

Sosyal medyadaki şakalar ise gırla!

Bir delikanlı, “Bakın” diyordu, “Şu elimdeki 1 lirayı havaya atıyorum, yere düştüğünde değeri 60 kuruşa iniyor”...

Son espri de şahane doğrusu:

“Aman dolar 18’e ulaşmasın. Reşit oldu mu hiç tutulmaz!”

Mizahı güzel ama...

Vatandaş çaresizlikten kendini mizaha vurmaya çalışıyor ama sıkıntıyı da iliklerine kadar hissediyor. Bir hafta önce bugün köşemizde aralık ayı TÜFE artışının ne olabileceğine dönük bir analize yer verdik. O yazımızda mevcut göstergelerin aralık ayındaki artışın çift haneye işaret ettiğini vurguladık. Fiyatını izleme olanağına sahip olduğumuz TÜFE içinde ağırlığı yüksek on kalem ürünü seçtik ve onlarda meydana gelen zamların aralık TÜFE artışına yüzde 6.5 dolayında bir yansıması olacağını, diğer zamlarla birlikte çift haneye gidildiğini belirttik.

Aradan yalnızca bir hafta geçti, yalnızca bir hafta; ama ne hafta!

Dolar 13.83’ten 16.50’lere geldi. Hatta 17’yi bile aştı da Merkez Bankası müdahalesiyle 16.50’lere geriledi.

Merkez Bankası yine dünyaya parmak ısırtan “şahane” bir yöntem izleyerek faiz indirdiği günün ertesinde döviz sattı.

Asgari ücret yüzde 50 artırıldı.

Ve tabii ki fiyatlar... Tırmanmaya devam etti. Öyle ki benzine iki gün üst üste zam geldi.

Bugün son günlerde yaşanan gelişmelere ve hızlı fiyat artışlarına dayalı bir analiz yapmaya çalışacağız. Başka bir gün değineceğimiz farklı bir analiz daha var. Döviz kurundan tüketici fiyatlarına, üretici fiyatlarından tüketici fiyatlarına olan etki ve yansıma. Bu etkiler dikkate alınınca bugün ortaya koyacağımız oranların iyimser kaldığı bile söylenebilir.

Gıdadaki artış en az yüzde 20

Daha bir hafta önce tüketici fiyatlarının aralık ayındaki artışının yüzde 10’u bulacağından söz ediyorduk.

Bugün ise artık yüzde 10'un aranır olduğunu vurgulamak durumundayız.

Bir haftada nereden nereye...

Geçen hafta yaptığımız değerlendirmede, ilk 12 günlük ortalama fiyatları almış ve son fiyatın ay sonuna kadar değişmeyeceğini varsayarak bir hesaplama yapmıştık. Son bir haftada benzine iki, motorin ve LPG’ye birer kez zam geldi. TÜFE’de yüzde 3.7 ağırlığı bulunan bu üç kalemden kaynaklanan zamların aralık ayı endeksine etkisini geçen hafta 0.7 puan dolayında hesaplamıştık; son zamlarla TÜFE’ye etki 1 puana yaklaştı.

TÜFE’de yüzde 7 ağırlığı bulunan otomobildeki fiyat derleme sorunu da ortadan kalkmış bulunuyor. Geçtiğimiz aylarda otomobil satış adedini belirlemekte zorlanan ve bu kalemdeki zamları bu yüzden TÜFE’ye gerektiği gibi yansıtamayan TÜİK, aralık ayıyla birlikte yeni bir yönteme geçerek otomobil satış adedini Gelir İdaresi Başkanlığı’na ulaşan faturalardan izlemeye başladı. (Dünya 15 Aralık.) Böylece TÜFE’yi en çok etkileyen kalemlerden olan otomobil zamları sağlıklı bir şekilde kapsanır hale geldi.

Gıdada ipin ucu kaçtı!

Gıda maddelerine gelen zamları izlemek neredeyse tümüyle mümkün olmaktan çıktı. Gelen zamlar da öyle tek haneli değil artık. En düşük zam için yüzde 20’ler, 30’lar telaff uz ediliyor; kimi ürünlerde çok daha yüksek zamlar da söz konusu.

Özellikle süte gelen zamdan sonra tüm süt ve süt ürünlerinin fiyatında inanılmaz artışlar oldu.

TÜFE’de gıda ve alkolsüz içecekler grubunun ağırlığı yüzde 25.94, yaklaşık yüzde 26. Hesaplamada şöyle de bir ayrıntı var. Bu ağırlıklar yılbaşında belirleniyor ancak fiyatı çok artan ürünlerin ağırlıkları yıl içinde küçük oynamalar gösterip artabiliyor. Gıda da çok zam gördüğü için artık bu grubun toplamdaki ağırlığı muhtemelen yüzde 26’nın üstüne çıkmıştır.

Yüzde 26’nın değişmediğini varsaysak bile aralık ayındaki gözlemler bu gruptaki ürünlere ortalama yüzde 20’den az zam gelmediği yönünde. Bu ağırlığa göre yüzde 20 zamdan TÜFE’ye yansıma en az 5 puan demek.

TÜFE’deki ağırlığı yüzde 15.5 olan sigara, otomobil ve akaryakıttan gelen etki de şimdilik kaydıyla yine yaklaşık 5 puan olarak hesaplanıyor.

Dolayısıyla gıda grubuyla sigara, otomobil, akaryakıtın TÜFE'ye olan toplam etkisi 10 puan.

Diğer kalemlerdeki artış ne olur?

Gıda grubuyla sözünü ettiğimiz üç kalemin TÜFE'deki ağırlığı yüzde 41.5 düzeyinde. Kalan maddelerin ağırlığı ise yüzde 58.5.

Bu yüzde 58.5 içinde en büyük grup yüzde 15’lik ağırlığıyla konut harcamaları. Ev eşyasıyla ilgili grubun ağırlığı yüzde 8.64, giyim ve ayakkabı grubunun ağırlığı ise yüzde 5.87.

Ulaştırma da yüzde 15.49 ağırlığa sahip ama bunun 11 puanını zaten otomobil ve akaryakıt olarak dikkate almıştık.

Şimdi gelin yeniden bir hesap yapalım:

- Sigara, akaryakıt ve otomobilden gelen etki yaklaşık 5 puan.

- Gıda grubunda zam oranı yüzde 20 olursa gelecek etki 5 puan.

- Yüzde 58.5’lik mal ve hizmete yüzde 5 zam gelse, doğacak etki yaklaşık 3 puan.

- Yüzde 58.5’lik mal ve hizmete yüzde 10 zam gelse, doğacak etki 6 puan.

Yani 5+5+3 olursa aralık ayı TÜFE artışı yüzde 13.

Ya da 5+5+6 olursa aralık ayı TÜFE artışı yüzde 16.

Bir başka ifadeyle artık çift hane kesin olmaya kesin de, çift hanede nerede kalınacağını konuşmak gerekiyor.

Peki bu durumda yılın tümündeki oran ne mi olacak?

Aralık yüzde 13 olursa yıllık yüzde 36’yı, aralık yüzde 16 olursa yıllık 39’u bulacak.

ÜFE'de yüzde 20 bile şaşırtmaz

Aralık ayında yüzde 15’i, 16’yı bulacak TÜFE’den söz ederken Yİ-ÜFE’ye de bir cümleyle değinelim.

Öyle görünüyor ki üretici fiyatlarında aralık ayı artışının yüzde 20'yi geçmesi bile şaşırtıcı olmayacak.

Kur geçişkenliğiyle birlikte ÜFE’de görülebilecek oranı önümüzdeki günlerde detaylı olarak ele alacağız.

Aralık enflasyonunun takipçisi olacağız, desteğinizle...

Kamuoyunda çok yaygın bir kanı var:

“TÜİK gerçek enflasyonu açıklamıyor.”

Bu nasıl olabilir?

“TÜİK ya fiyatları olduğundan düşük alır ya da doğru fiyat alır ama bunları kalem oynatarak düşük gösterir.”

TÜİK her ay hangi mal ve hizmet için hangi fiyatı esas aldığını açıklıyor. Ama fiyatın düzeyi aslında ikinci planda. Herhangi bir ürünün fiyatının 30 liradan 33 liraya çıkması da aynıdır, 60 liradan 66 liraya çıkması da. Önemli olan bir önceki aya göre değişimdir. Dolayısıyla düşük fiyatlara bakıp “TÜİK bu fiyatları nereden topluyorsa biz de oradan alışveriş yapalım” demek anlamsızdır. Çünkü bizi o ürünün fiyatı değil, fiyat değişimi ilgilendiriyor.

Hiç kimse TÜFE’de kapsanan 400’ün üstündeki mal ve hizmetin fiyatını sağlıklı bir şekilde izleyemez. Ama başlıca kalemlerin fiyatına odaklanmak her zaman mümkündür. Örneğin biz ne yapıyoruz; otomobil, sigara, akaryakıt, et, ekmek gibi ağırlığı yüksek ve fiyatı izlenebilir ürünlere bakıyoruz.

Tüm dikkatimiz bu kalemlerdeki fiyat değişiminin 3 Ocak’ta nasıl açıklandığında olacak. Elimizde bizim derlediğimiz fiyatlar var, bunu herkes yapabilir, 3 Ocak’ta da TÜİK’in verilerini göreceğiz ve karşılaştırma yapacağız.

Bizim bulacağımız oranlarla TÜİK’in hesaplayacağı oranlar arasında küçük farklar tabii ki olabilir. Ama ortada TÜFE artışını etkileyebilecek boyutta büyük farklar olursa hiç kimsenin kuşkusu olmasın onu da yazacağız.

Ayrıca açık bir çağrıda da bulunalım:

Herkes fiyatlarla ilgili çetele tutsun. Hatırlayabildiği eski fiyatları da not etsin. Dediğimiz gibi fiyatın ne olduğu ikinci planda, önemli olan artış oranının düzeyi. Bunu karşılaştırsın ve TÜİK’in açıkladığından çok büyük fark görüyorsa bize yazsın.

Köşemiz bu anlamda herkese açık. 3 Ocak’tan sonra aralık enflasyonunun sıkı takipçisi olacağız. Desteğinizle...

Memur ve emekli zammı yüzde 30’a yaklaşır

Aralık ayı TÜFE artışının yüzde 15 dolayında gelmesi, memur ve memur emeklilerinin ocak ayında yüzde 30’a yakın zam alması demek.

Dolayısıyla aralık zammının önemi büyük. Aralık ayında yapılması gerekirken bir şekilde ocak ayına bırakılacak fiyat artışları, memur ve emeklilerin aleyhine bir durum yaratacak.

Bu arada bazı şehirlerde özellikle ekmek fiyatlarına zam yapmak durumunda kalan fırıncıların bu isteklerinin olabildiğince ertelenmeye çalışıldığı bilgisi geliyor. Fırıncıların zam istekleri sürüncemede bırakılıyor ve zammın yeni yıla sarkması için sanki özel bir çaba gösteriliyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar