TÜFE, ÜFE’yi yakalar mı? Enflasyon yüzde 40 olur mu?

Emrah LAFÇI
Emrah LAFÇI Ekonominin Doğası dunya@dunya.com

Gündemin ekonomiyle ilgili en sıcak konusu enflasyon. Enflasyonun altında da en çok merak edilen hususların başında “Üretici Fiyat Endeksi(ÜFE)”yle “Tüketici Fiyat Endeksi(TÜFE)” arasındaki makasın rekor seviyede açılmış olması geliyor. Hafta içinde yayımlanan enflasyona verilerine göre TÜFE yıllık %18.95, aylıksa %1.80 arttı. ÜFE’deki artış yıllıkta %44.92, aylıkta %2.46 oldu. ÜFE-TÜFE yıllıkları arasındaki fark yaklaşık 26 puan. ÜFE kabaca üretici satış fiyatlarındaki değişimi bize gösterir. ÜFE’yi 5 temel alt dalda ölçüyoruz. Bunlar; ara malı, dayanıklı tüketim malı, dayanıksız tüketim malı, enerji ve sermaye malı. Aşağıdaki tablodan da görülebileceği gibi son 1 yıldaki en büyük artış ara malında gerçekleşmiş. Ara malı başka bir üretimin parçası olmak üzere satılan mallardır. ÜFE’deki en yüksek artışın ara malında olduğunu not edip; yıllık devasa artışın hangi sektörlerden geldiğine göz atalım.

Yİ-ÜFE Yıllık Değişim Oranları

Aşağıdaki TÜİK verilerinden derlediğim tabloda ÜFE içinde en yüksek ağırlığa sahip 5 sektör yer alıyor. Bu sektörlerde gerçekleşecek bir fiyat artışı ağırlıkları nispetinde ÜFE’yi diğer sektörlerden daha fazla etkileyecektir. Zaten bu 5 sektör toplam ÜFE sepetinin yaklaşık %52’sini oluşturuyor. Son 1 yıldaki %44.92’lik ÜFE’ye en büyük katkının, ağırlığı görece düşük olmasına rağmen ana metallerden geldiğini görüyoruz. %20 ağırlığa sahip “Gıda”nın ÜFE’ye katkısı yıllık 7.8 puanken, %8 ağırlığa sahip “Ana Metaller”in ÜFE’ye katkısı 8.9 puan olarak gerçekleşmiş. Bu da bize son 1 yıldaki emtia fiyat artışının ÜFE üzerindeki etkisini gösteriyor. Bahsi geçen metallerin önemli bir kısmın ithal edildiği gerçeği, küresel emtia fiyatları arttı bu yüzden ÜFE yükseldi argümanının da eksik olduğunu gösteriyor. Aşağıdaki yıllık %108.50’lik artışın önemli bir kısmının da TL’deki değer kaybından kaynaklandığı unutulmamalı.

Sektör Bazında Yıllık ÜFE ve Ağırlıklar

Toplumun geneli için yukarıdaki rakamların sordurduğu en önemli soru ÜFE’yle TÜFE arasındaki makas kapanır mı? Bir diğer ifadeyle TÜFE de ÜFE’yi takip edip %40’lara doğru yelken açar mı? Öyle ya maliyetleri bu kadar artan üreticiler, tüccarlar bu maliyetleri nihai tüketici yansıtmayıp da ne yapacak? Son enflasyon raporu toplantısında benzer bir konuyu Başkan Kavcıoğlu da gündeme taşıdı. Buradaki geçisin ancak %30-35 düzeyinde olacağını, bunun zaten önemli bir kısmının TÜFE’ye yansıdığını belirtti. Başkan’ın bazı yaklaşımlarının durumu idare etmek amaçlı ve temenni boyutunda olduğunu düşündüğümü not ederek bu konuyla ilgili Enflasyon Raporu’nda yer alan 2.6 no.lu “Üretici Fiyatlarından Tüketici Fiyatlarına Geçişte Sektörel Eğilimler” başlıklı kutudaki bulgulara yer vermekte fayda görüyorum.

Benzindeki verginin önemi

Her şeyden önce ÜFE’yle TÜFE’nin hesaplanmasında temel bazı farklar olduğunu ortaya koymalıyız. Bunlardan en önemlisi sektörel farklar. TÜFE hesaplamasında “Hizmet” sektörü yer alırken, “ÜFE” hesaplamasında yer almıyor. ÜFE hesaplamasındaki en büyük ağırlık %87’yle “İmalat” sektörünün. Diğer taraftan özellikle “Eşel-Mobil” sisteminin ÜFE’nin TÜFE üzerindeki geçişkenlik baskısını azalttığı vurgulanmış raporda. “Eşel-Mobil” sistemi, petrol fiyatlarında bir artış olduğu zaman bu artışın nihai tüketiciye yansımaması için ÖTV oranlarında gerçekleştirilen uyarlamadır.

Diğer taraftan rapora göre; ÜFE-TÜFE farkının en önemli nedenlerinden biri de tanım gereği ÜFE’nin vergi hariç satış fiyatını, TÜFE’ninse vergi dahil satış fiyatını yansıtmasıdır. Uluslararası petrol fiyatlarında diyelim ki %10’luk bir artış oldu. Bu artış vergisiz fiyata direkt %10 olarak yansıyor. 3 TL olan litre fiyatı 3.30 TL’ye çıkıyor. Diğer taraftan aynı artış benzinin nihai tüketici fiyatına mutlak olarak 0.3 TL olarak yansıdığında etkisi %10 olmuyor. Şöyle ki; benzinin tüketiciye litre fiyatı diyelim ki vergilerle beraber 7 TL olsun. 30 kuruş zamla beraber nihai fiyat 7.30 TL olacak. Bu da %4.3’lük bir artışa tekabül ediyor. ÜFE’ye %10 olarak yansıyan petrol fiyatı artışı benzine bu şekilde %4.3 olarak yansımış oluyor. Dolayısıyla ÜFE-TÜFE arasındaki makas da petrol fiyatları arttıkça açılıyor. Vergiden kaynaklı farklılaşma tütün ürünlerinde de meydana geliyor.

Uzun süredir ekonomi kamuoyunun tartıştığı bir konu olan ÜFE-TÜFE makasının neden açık olduğunu ve tamamen kapanmasının da beklenmemesi gerektiğini anlatmaya çalıştım. Bu makasın kapanmayacak olması geçişkenlik olmadığı anlamına gelmiyor. Ülkemizdeki enflasyonun en önemli sebebinin maliyetlerdeki artış olduğu, bu maliyetlerdeki artışın da en temel sebebinin yüksek faizler değil yüksek kur olduğu gerçeği hala orta yerde duruyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar