Tüketici dayanıklı ürüne yöneliyor
Yüksek enflasyon ve artan maliyetler tüketiciyi kısa ömürlü ürünlerden uzaklaştırdı; kalite ve dayanıklılık ön plana çıktı. SPX CEO’su Barış Andırınlı, spor giyimin artık yaşam tarzı haline geldiğini belirtti.
Enflasyonun ve artan yaşam maliyetlerinin gölgesinde tüketici alışkanlıkları yeniden şekilleniyor. Spor ve outdoor perakendesinin önde gelen markalarından SPX’in CEO’su Barış Andırınlı, “Artık kimse altı ay sonra çöpe atacağı bir ürüne para vermek istemiyor. İnsanlar aynı parayı iki kere ödememek için kaliteli ve dayanıklı ürün arıyor” diyor. Yüksek enflasyonun etkisiyle tüketicinin ‘uygun fiyat’ algısının da değiştiğini vurgulayan Andırınlı, “Ucuz ürün bile artık ucuz değil” ifadelerini kullanıyor.
Barış Andırınlı, son bir yılda AVM trafiğinde yüzde 10-15’lik bir düşüş yaşandığını, alışverişe dönüşüm oranlarının da gerilediğini söylüyor. Ancak bu düşüşün kaliteli ürün sunan markalar için avantaja dönüştüğünü belirtiyor: “Artık gelen tüketici daha kararlı. Alacağı ürünün parasını hak etmesini ve uzun süre dayanmasını bekliyor. Bu da bizi güçlendiriyor. Çünkü biz yıllardır teknik performansa yatırım yapıyoruz.”
Tüketici tercihlerinde çizgiler muğlaklaştı
Pandeminin tüketici davranışlarını radikal biçimde dönüştürdüğünü belirten Andırınlı, insanların gardıroplarındaki klasik parçalardan uzaklaştığını ve çok daha fonksiyonel, rahat ürünlere yöneldiğini anlatarak, spor ürünlerinin kullanım alanlarının da genişlediğini vurguladı.
Andırınlı, ürün segmentleri arasındaki keskin çizgilerin kaybolduğunu belirterek, konuya dair şu açıklamaları yaptı: “Genel trend gereği, artık çizgiler çok muğlaklaştı. Bu kayaktır, bu snowboard'dur, bu patika koşusudur, bu yol koşusudur. Eskiden daha keskin olan çizgiler iyice muğlaklaşmaya başladı, geçişmeler başladı. Yani siz bir ayakkabı aldığınızda, ki bu lifestyle bir modeli, bunu şehirde de kullanabiliyorsunuz veya doğaya da çıkabiliyorsunuz.”
“Avrupa'ya göre %20 yüksek kalmak kabul edilebilir”
Türkiye’deki ithal ürünlere uygulanan yüksek vergilerle mücadele ettiklerini belirten Barış Andırınlı, “Türkiye’de yabancı menşeeli ürünlerde inanılmaz bir vergi var. Ayakkabı Türkiye’ye %70 daha yüksek fiyattan geliyor. Biz mücadele ediyoruz. Kendi OPEX’lerimizi daha verimli tutmaya, genel giderlerimizi artırmamaya gayret ediyoruz. İkincisi, markalarımızla sürekli pazarlık ederek Avrupa’ya yakın fiyat açmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
Tekstil tarafında Merrell, Quiksilver, Jack Wolfskin ve Billabong gibi markalar için Türkiye’de yerli üretim yaptıklarını da ekleyen Andırınlı, “Onun da maliyet avantajını sepetin içerisine yediriyoruz. Böylece maliyetleri makul seviyelere getirmeye çalışıyoruz. Avrupa'ya göre %20 civarında yüksek kalmak, bizim müşterilerimiz için kabul edilebilir bir seviye. Çünkü Türkiye'de başka faydalar var. Ürün değişimi, taksitten faydalanma, ürün güvencesi gibi” dedi.
“100 milyon ton tekstil atığı çöp oluyor”
Sürdürülebilirlik konusuna da değinen Andırınlı, tekstil sektöründe geri dönüşümün büyük ölçüde “greenwashing” (yeşil aklama) ile sınırlı kaldığını söylüyor: “Yılda 100 milyon tona yakın tekstil atığı çöpe gidiyor. Bu korkunç bir rakam. Geri dönüşüm dediğimiz şey büyük oranda gerçek değil. Kimyasal kullanımından dolayı tekstil ürünlerinin çoğu geri dönüştürülemiyor. Yani bu kumaşları alıp tekrar kullanmak sanıldığı kadar kolay değil.”
Türkiye’de kişi başı yıllık ayakkabı tüketimi ortalama 2.6 çift olarak ölçülüyor. Avrupa'da bu rakamın 7 çifte kadar çıktığını belirten Andırınlı, alım gücüne oranla Türkiye’nin bu alandaki performansının dikkat çekici olduğunu ifade etti.
“Sektöre çok ciddi ilgi var”
Andırınlı, Türkiye’de spor ve outdoor perakendeciliğinin büyüme potansiyelinin yatırımcıların dikkatini çektiğini, son dönemde birçok satın alma ve birleşmenin gerçekleştiğini ifade ediyor: “Türkiye’de de köklü kuruluşlar hem satın almalar yoluyla hem de yeni mağazalar açarak spora daha fazla yatırım yapıyor. Bize bile yakın zamanda bir satın alma fırsatı için öneri geldi.
“E-ticaretin payı yüzde 12 seviyesinde kalacak”
Pandemiyle hızlanan e-ticaretin SPX’teki payı %22’den %12-13 seviyelerine geriledi. Andırınlı, bu düşüşü sağlıklı buluyor çünkü müşteriler mağazalarda ürüne dokunmayı tercih ediyor. E-ticaretin Türkiye’deki gelişimini eleştiren Andırınlı, sistemin aşırı tüketimi teşvik ettiğini, fiyat ve marka değeri erozyonuna yol açtığını belirtti. E-ticaretteki yüksek iade oranlarına da dikkat çeken Andırınlı, “Türkiye’de iade oranları %20-25 civarında. Avrupa’da ise %50’lere yakın. Bu inanılmaz bir iş gücü ve maliyet gerektiriyor” dedi.
“Ünlü iki markanın distribütörlük anlaşmasını yaptık"
Barış Andırınlı, Türkiye pazarında büyük ses getirecek iki yeni distribütörlük anlaşması yaptıklarını belirtti. Ayakkabı ve tekstil kategorilerini kapsayan bu yeni iş birliklerinin lansmanı önümüzdeki haftalarda gerçekleştirilecek. Andırınlı, “Şu anda çok heyecanlı bir anlaşmamız var ama henüz ismini paylaşamıyorum. Türkiye’de çok büyük iki ayakkabı markasının distribütörlüğünü aldık. Aynı zamanda bu markaların tekstil lisanslarını da bizde olacak. Gerçekten çok büyük bir gelişme bizim için" dedi.
“Düzenli spor yapanların oranı %4”
Türkiye’de düzenli spor yapan nüfusun oldukça düşük olduğunu vurgulayan Andırınlı, bu oranın artmasının sektörü doğrudan büyüteceğini söylüyor: “Haftada 5 saat ve üzeri düzenli spor yaptığını söyleyenlerin oranı Türkiye’de sadece %4. Avrupa’da bu oran %15’lerin üzerinde. Biz %12’ye bile çıksak, pazar otomatikman üç katına çıkar. Bu muazzam bir büyüme potansiyeli. Genç nüfus, doğum oranları ve kültürel değişim de bunu destekliyor.”
15 yeni mağaza daha açılacak
SPX'in 1989'da tek bir mağazayla başlayan perakende yolculuğu, bugün yeni mağazalar ve markalarla genişliyor. Barış Andırınlı, “Şu an itibarıyla 61 tane SPX mağazası var Türkiye’de. 4 tane de kendi Merrell ve Salomon adıyla açtığımız mağazalar var. Toplam 65 tane mağaza işletiyoruz” dedi. Andırınlı sene sonuna kadar 3, önümüzdeki sene de 15 mağaza daha açacaklarını belirtti. SPX’in farklı konseptlerle de büyüdüğünü söyleyen Andırınlı, “İlk Quiksilver mağazamızı ekim ayında Trump AVM’de açacağız” dedi. Yurt dışı operasyonlarına da değinen Andırınlı, “Yurt dışında da 10 tane mağazamız var. Gürcistan'da 3, Kazakistan'da 7 mağazamız var. Kazakistan özellikle bizim için stratejik, burada büyümeye devam edeceğiz” dedi.
“Vault” konseptiyle Anadolu’ya açılım
Andırınlı, SPX’e gelen yoğun franchise taleplerine yanıt olarak geliştirdikleri yeni bir iş modelini anlattı: “SPX mağazalarındaki ürünler çok pahalı ve teknik. SPX’i veremiyoruz. Markanın değerini korumak adına bir alternatif yaratmak istedik. Bu operasyon ticari değil. Biz bunu kaldırabiliyoruz ama bayiler yönetemez. O yüzden biz, bayi kanalının yapabileceği hale getirmek için en ticari ürünlerimizi seçerek ‘Vault’ konseptini yarattık. Bu markaya şehirli outdoor konsepti diyoruz. Şuanda 22 mağazaya ulaştık. Bu model sayesinde “Anadolu’nun birçok kentine kendimiz ekstra bir efor koymadan gidebilir hale geldik. Burada mağazalaşmaya devam edeceğiz.’’
“Artık Türkiye’nin %10’una hitap ediyoruz"
CEO Barış Andırınlı, ‘niş’ bir kitleye hitap eden SPX’in artık çok daha geniş bir müşteri profiline ulaştığını vurguluyor. “SPX'in ve SPX müşterisinin alışveriş alışkanlıkları değişti. Crossover dediğimiz, birden fazla amaca hizmet eden ürünlerle birlikte fiyatlar da daha makul hale gelince, biz belki eskiden Türkiye'nin en üst %2’lik kesimine hitap ederken artık %10’una hitap eden bir ürün gamına ulaştık.”