Tüketici ufkunda bulutlar dağılıyor
Tüketici Güven Endeksi haziranda yüzde 2,5 artarak 87,9’la son 37 ayın en yüksek düzeyine çıktı. Hanelerin maddi durum, harcama eğilimi ve genel ekonomiye ilişkin iyileşme beklentileri kısa vade için de kendini göstermeye başladı.
Küresel ekonomide çalkantılara yol açan ABD ve İsrail ile İran arasındaki sıcak savaş ve gerilim dönemi kırılgan da olsa anlaşma sürecine evrilirken, Türkiye’de hanelerin ekonomik güveninde sınırlı da olsa nisanda başlayan, mayısta temkinli biçimde devam eden iyileşme, haziranda önemli oranda güçlendi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Merkez Bankası iş birliği ile her ayın 1-15’i arasında yürütülen Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarından hesaplanan Tüketici Güven Endeksi, haziranda yüzde 2,5 artışla 87,9’a yükselerek son 37 ayın zirvesine çıktı. Şubatta 85,7 olan Endeks, sıcak savaşın damgasını vurduğu mart ayı ölçümünde ise yüzde 0,8 düşüşle 85’e inmiş, ateşkes ayı nisanda ise 85,5’e, mayısta da yüzde 0,3 artışla 85,8’e yükselmişti.
Hane halklarının ekonomide genel gidişat ve kendi mali durumlarına ilişkin beklenti ve değerlendirmeleri, geleceğe yönelik beklentileri ile harcama ve tasarruf eğilimlerini yansıtan ve ekonomiye ilişkin öncü bir gösterge niteliğindeki Tüketici Güven Endeksi’nin 100’ün üzerinde olması tüketicilerde ekonomiye ilişkin “iyimser”; altında olması “kötümser” durumu gösteriyor. Yükselmesi güven artışı, düşmesi güven kaybını ifade eden güven endeks, son 20 yılda aylar itibarıyla hep 100’ün altında. Buna göre tüketici güven endeksinin haziranda geldiği düzey 100’lük nötr seviyenin oldukça altında kalsa da güvende önemli bir toparlanmaya işaret ediyor. Haziran verileri, tüketiciler kendi maddi durumları, harcama eğilimleri ve genel ekonomi hakkında uzun vade için iyileşme beklentilerini korurken, artık kısa vade için de iyimserliğin başladığını ortaya koyuyor.

Enflasyonist beklentilerde kırılma
Mevsimsel etkilerden arındırılmış verilere göre “Geçen 12 aya kıyasla gelecek 12 ayda tüketici fiyatlarının (TÜFE) değişimine ilişkin beklenti”yi yansıtan alt endeks haziranda yüzde 0,5’lik bir artışla 53’e yükseldi. Bu endeksin düşmesi enflasyonda artış; yükselmesi ise düşüş beklentisine karşılık geliyor. Yeni ekonomik yılın başladığı ve enflasyonla mücadele mesajlarının verildiği ocak ayında yüzde 7 artışla 54 değerini alan bu endeks, jeopolitik gerilin arttığı şubatta yüzde 3,2, sıcak savaşın yaşandığı martta yüzde 4,5 ve nisanda yüzde 3,1 düşüşle 48,3’le tarihi dip noktaya inmiş, başka deyişle enflasyonda yükseliş beklentileri belirgin biçimde artmış, mayısta ise yüzde 9,1’lik artışla yüzde 52,7’ye yükselmişti. Buna göre enflasyonda düşüş beklentileri haziranda da korundu.

Ev, araba alma beklentisinde düşüş
Güven endeksinin bileşenleri içinde en düşük değerleri alan, başka deyişle umudun en düşük olduğu ev satın alma beklentisine ilişkin alt endekste nisandaki arızi sert yükselişin ardından mayısta başlayan düşüş, haziranda ayında da devam etti, araba alma beklentisi de tekrar düşüşe geçti. Gelecek on iki ayda ev satın alma veya inşa ettirme beklentisine ilişkin alt endeksin mayısta yüzde 5,1’lik sert düşüşle 16,5’e gerileyen değeri haziranda da yüzde 2,8 düşerek 16,1’e indi. Söz konusu endeks şubattaki 15,3 düzeyinden martta 15,8’e çıktıktan sonra, nisanda da yüzde 10,1 artarak yüzde 17,4’e kadar yükselmişti. Gelecek on iki ayda konut tamirine para harcama beklentisini gösteren alt endeks ise haziranda yüzde 5’lik bir artışla 41,2 oldu.
Gelecek on iki ayda otomobil alma beklentisine ilişkin alt endeks ise mayısta da yüzde 1,5’lik artışın ardından haziranda yüzde 0,3’lük bir düşüşle 26,9 oldu. Söz konusu endeks mart ölçümünde 23,6’dan 23,5’e gerilemiş, ancak nisanda yüzde 12,8’le belirgin bir artış kaydederek 26,5 değerini almıştı. Baz değerin 100 olduğu dikkate alındığında ev ve otomobil beklentisine ilişkin alt endekslerin, hala diplerde olduğu görülüyor. Önemli refah göstergeleri olan ev ve araba alma beklentilerinin yükselebilmesi, ekonomik koşullar ve hane halkı gelirlerinde daha ileri düzeyde ve kalıcı iyileşme gerektiriyor.
Kısa vade beklentilerinde de iyileşme
TÜİK veri setine göre hanenin içinde bulunduğu mali durum endeksi mayısta önceki aya göre yüzde 1,1 artarak 79,1’e yükseldi. “Geçen on iki aya kıyasla mevcut dönemde hanenin maddi durumu”na ilişkin alt endeks yüzde 4,5 artışla 72,3’e çıktı. Geçen on iki aylık döneme göre mevcut dönemde genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirmeyi yansıtan alt endeks yüzde 2,4 artışla 56,9 oldu. Mevcut dönemin tasarruf etmek için uygunluğuna ilişkin endeks yüzde 4,8 artışla 67,6’ya yükselirken, yine mevcut dönemin dayanıklı tüketim malı satın almak için uygunluğuna ilişkin endeks de yüzde 5,6 artışla 58,7’ye çıktı. “Geçen üç aylık döneme göre gelecek üç aylık dönemde yarı-dayanıklı tüketim mallarına harcama ihtimali” endeksi de yüzde 0,1 artışla 113,9 değerini aldı. Bu veriler tüketim talebindeki baskılanmanın gevşediğini gösteriyor. Gelecek üç aylık dönemde tüketimin finansmanı amacıyla borç (tüketici kredisi, kart harcaması vb.) kullanma ihtimaline ilişkin endeksin yüzde 2,2 artışla 65,6’ya yükselmesi de tüketim eğiliminde canlanma işareti.
Uzun vadeli beklentilerde iyileşme sürüyor
Gelecek on iki ayda hanenin maddi durum beklentisine ilişkin alt endeks mayıstaki yüzde 0,5’lik sınırlı artışın ardından haziranda yüzde 1,9’la daha yüksek bir artış kaydederek 89,5’e çıktı. Gelecek on iki aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisine ilişkin endeks de yüzde 3,1’lik güçlü bir artışla 83,9 oldu.
Artması işsizliğin azalacağı-düşmesi artacağı beklentisini yansıtan “gelecek on iki ayda işsiz sayısı”na ilişkin alt endeks değeri ise mayıstaki yüzde 0,2’lik düşüşün ardından haziranda da yüzde 0,5 düşerek 79,5’e indi. Buna göre uzun dönemde işsizlikte artış beklentisi varlığını koruyor.
Geçen on iki aylık döneme göre gelecek on iki aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama düşüncesini gösteren endeks yüzde 1,4 artışla 105,9 olurken, gelecek on iki aylık dönemde tasarruf etme ihtimaline ilişkin endeks yüzde 7 ile daha güçlü bir artış kaydederek 44,9 değerini aldı.