Tüketicide yerinde saydı, sanayicide düştü
İç ve dış olumsuz gelişmelerin damgasını vurduğu 20 yılı boyunca iniş çıkışlı seyir izleyen ve tüketici kesimde hep düşük kalan, sanayici kesimde ise ikinci yarıda kısmen artan ekonomiye güvende, 2026 yılı yeterince heyecan yaratmadı.
Yıllardır zaten 100 baz puanın altında seyreden Tüketici Güven Endeksi bu ay sınırlı bir artış kaydetmekle birlikte yerinde sayarken, reel kesimin (imalat sanayii) ağustos ayında 100 baz puanı aşarak aralık itibarıyla son ayın en yüksek düzeyine çıkan mevsimsellikten arındırılmış güven endeksi ise bu trendin tersine ocakta geriledi.
Her ayın 1-15’inci günleri arasında anketle derlenen yanıtlara göre oluşturulan ve değerinin 100’den büyük olması genel olarak ekonomiye dair iyimserliği, 100’ün altında olması ise kötümserliği ifade ediyor. Psikolojik faktör olarak kesimlerin ekonomik gidişata etki eden bekleyişlerini ölçen güven endeksleri, aynı zamanda ekonomik göstergelerdeki seyre ilişkin öncü gösterge niteliği taşıyor.
Tüketici güveninde sınırlı artış
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Merkez Bankası iş birliği ile yürütülen Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarından hesaplanan Tüketici Güven Endeksinin aralık ayında 83,5 olan düzeyi ocakta yüzde 0,3 oranında (0,2 puanlık) bir artışla 83,7’e çıktı. Ancak bu sınırlı artış tüketici güveni için artıştan çok yerinde saymayı ifade ediyor. En son Nisan 2006’da 100,7 ile “iyimser” bölgede olan Tüketici Güven Endeksi, yaklaşık 20 yıldır bu değerin altında seyrediyor.
Bu ayki artışta gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisindeki görece iyileşme etkili oldu. Söz konusu beklentiye ilişkin alt endeks önceki aya göre yüzde 4,3 artarak 81,5’e çıktı. Mevcut dönemde hanenin maddi durumuna ilişkin alt endeks de yüzde 0,4’lük sınırlı artışla 68,2 değerini alırken, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisine ilişkin endeks yüzde 2,3 düşüşle 83,3’e, gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama eğilimine ilişkin endeks de yüzde 0,7 düşüşle 101,9’a geriledi.
Reel sektörün güveninde düşüş
Tüketici güveni önceki aya göre fazla değişmezken, reel sektör ise yeni yıla güven azalışı ile girdi. Mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi, ocak ayında önceki aya göre 0,7 puan azalarak 103’e geriledi.
Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, sabit sermaye yatırım harcaması, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, genel gidişat, mevcut mamul mal stoku ve gelecek üç aydaki toplam istihdama ilişkin değerlendirmelerin endeksi artış, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, gelecek üç aydaki üretim hacmi ve mevcut toplam sipariş miktarına ilişkin değerlendirmelerin ise azalış yönünde etkilediği belirlendi.
Mevsimsellikten arındırılmamış Reel Kesim Güven Endeksi bir önceki aya göre 0,8 puan artarak 101,6 düzeyinde gerçekleşti.
Sanayici ne diyor?
İktisadi Yönelim Anketine verilen yanıtlar, sanayicilerin beklentilerinde pozitif yönde sıçrama olmasa da karamsarlığın sınırlı da olsa azalmakta olduğunu, sanayicilerin genelde ihtiyatlı duruşunu koruduğunu gösteriyor.
Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde; üretim hacmi ve iç piyasa sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyir önceki aya göre güçlendi, ihracat sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyir ise zayıfladı. Gelecek üç aydaki istihdama ve gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin artış yönlü beklentilerin güçlendiği de gözlendi.
Ortalama birim maliyetlerde, son üç ayda artış olduğunu bildirenler ile gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyir de güçlendi. Gelecek üç aydaki satış fiyatına ilişkin artış yönlü beklentilerin de bir miktar güçlendiği belirlendi. Gelecek on iki aylık dönem sonu itibarıyla üretici fiyatları (ÜFE) bazında yıllık enflasyon beklentisi bir önceki aya göre 1,2 puan azalarak yüzde 31,8 düzeyine indi.
Ankete katılan işyerlerinde üretimlerini kısıtlayan faktör bulunmadığını belirtenlerin oranı yüzde 55,2 olurken, yüzde 13,7’lik bir kesim talep yetersizliğinin üretimlerini kısıtladığını bildirdi. Üretimi kısıtlayan faktörlerde bunu sırasıyla hammadde-ekipman yetersizliği, mali imkansızlıklar, işgücü yetersizliği ve diğer faktörler izledi.
İçinde bulunduğu sanayi dalındaki genel gidişat konusunda önceki aya kıyasla daha kötümser olduğunu belirtenler lehine olan seyir zayıfladı.
Kapasite kullanımı da yerinde saydı
İmalat sanayinde faaliyet gösteren 1.752 iş yeri tarafından İktisadi Yönelim Anketi’ne verilen yanıtların toplulaştırılarak değerlendirilmesine göre bu ay sektör genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı, önceki aya göre 0,2 puanlık bir artışla yüzde 74,4 düzeyinde gerçekleşti.
Mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı ise önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 74,1’e geriledi. Bu bazda belirlenen verilere göre ocakta en yüksek kapasite ile çalışan alt sektörler yüzde 84,1’le ağaç, yüzde 84’le tütün, yüzde 83,5’le kâğıt ürünleri, yüzde 79’la diğer ulaşım araçları ve yüzde 78,3’le temel eczacılık; en düşük kapasite ile çalışanlar ise yüzde 61,5’le deri, yüzde 63,7 ile makine ve ekipman, yüzde 66,6 ile kayıtlı medya, yüzde 69,2 ile bilgisayar ve aynı oranla elektrikli teçhizat oldu.
