Turizmde rahatlamanın yolu aşılamadan geçiyor

Servet YILDIRIM
Servet YILDIRIM Ekonominin Halleri servet.yildirim@dunya.com

Aşılamada son dönemdeki hızlanmayı ve diğer ülkelerin Türkiye’ye yönelik tedbirleri gevşetmeye başladıklarını görünce “Keşke bunu daha önce yapabilseydik” diyoruz. Eğer Türkiye pandemiyle mücadelede son birkaç haftada gösterdiği performansı iki-üç ay önce gösterebilseydi, hem ekonomisi hem de turizmi çok daha farklı bir noktada olurdu.

Mart ayında açılmak ve binlerce kişiyi bir araya getiren toplantılara izin vermek yerine işi sıkı tutup kapansaydık ve aşılamaya hız verebilseydik ne yüzbinlerce insan enfeksiyon kapmış ve ne de binlerce insan hayatını kaybetmiş olacaktı. Türkiye turizmde kırmızı listelere girmeyecek; Yılbaşında yapılan rezervasyonlar iptal edilmeyecekti. Vaka sayılarının binlerden 50-60,000’lere yükselmesine göz yummak büyük ve telafisi mümkün olmayan bir hataydı. Hem insani hem de ekonomik anlamda Türkiye’ye çok acı maliyeti oldu bu hatanın.

Son gelişmelerden sonra ekonominin istihdam ve döviz damarı turizmin pandemi ile girdiği krizden ancak yaygın aşılama ile çıkabileceği görüldü. Geçen hafta CNBC’nin düzenlediği bir panelde konuşan sektörün önde gelen isimlerinin hemen hepsi istisnasız aşı vurgusu yaptılar. Aşılama arttıkça turizm ve seyahat sektöründeki toparlanma da hız kazanacak.

Rusya’nın Türkiye'ye olan uçuşların 22 Haziran itibarıyla tekrar başlatılması kararı da aşılamadaki hızlanmanın bir sonucu. Rus hükümeti, güvenli turizm uygulamalarını yerinde gözlemlemek için Türkiye'ye heyet göndermişti. Ardından 15 Nisan’da uçuş yasağı başlamış, yasak daha sonra 21 Haziran'a uzatılmıştı. Şimdi ise Moskova, Türkiye'deki vaka sayılarındaki düşüşü ve alınan önlemlerin yeterliliğini tespit ederek, bu yasağı kaldırdı.

Aşılama yaygınlaştıkça özellikle gelişmiş ülkeler önlemleri gevşetmeye; sınırlarını ve ekonomilerini açmaya başladılar. Aylardır yerde bekleyen uçaklar da nihayet havalanmaya başladı. Avrupa’da nüfusunun önemli bir kısmını aşılayan ülkelerdeki otel rezervasyonları hızla artıyor. Aşılama oranları ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor ama Kuzey Amerika’da nüfusun yüzde 55’i ve Avrupa’da ise yüzde 50’den fazlası en az bir doz aşı almış. Ancak bu oran Asya’da yüzde 20’lerde. Türkiye’de ise dün sabah itibariyle 27.2 milyon kişi en az bir doz aşı olmuştu. Yani nüfusun yüzde 33’ü aşı ile tanışmış. Birçok ülkede henüz yüzde 20’lerin altında olduğu dikkate alındığında fena bir oran değil bu. Tüm aşıları tamamlanan kişi sayısı ise 14.4 milyon. Orada nüfusa olan oran ise yüzde 17.2. Bu oran ABD ve İngiltere’de yüzde 45’in üzerinde. Avrupa’da ise yüzde 30’lar dolayında. Bu demektir ki; daha gidecek çok yolumuz var.

Keşke aşılamada daha önce yol alabilseydik. Süreci kötü yönettiğimiz yılın ilk aylarında birçok Rus ve batılı turisti Mısır ve Yunanistan gibi alternatif pazarlara kaptırdıktan sonra şimdi bunları geri çekmek için uğraşıyoruz. 2019 yılında 35 milyar dolar dolayında olan turizm geliri geçen yıl 12 milyar dolara indi. Birçok müessese zora girdi, bazıları battı. Bu yıl 2019’u yakalamak olmasa da geçen yılın çok üzerinde gelir elde etme ümidimiz vardı. Zordaki işletmeler nefes alacaktı. Yılın başındaki gelişmeler ile bu plan zora girdi.

Eğer aşılamadaki başarıyı daha erken gösterebilseydik;

1) Çok daha az insan işini kaybedecekti,

2) Bu yıl turizmden çok daha fazla gelir sağlayacaktık,

3) Cari işlemler açığımız buna bağlı olarak çok daha düşük seviyede kalacaktı,

4) Türk lirası şu andaki seviyesine göre daha değerli olacaktı.

Kısacası geç kalmanın faturası ağır oldu. Hiç olmazsa aşılamadaki hızlanma ivmesini bundan sonra aralıksız sürdürerek insanı koruyalım ve maddi kayıplarımızın hiç olmazsa bir kısmını telafi edebilelim.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar