29 °C
Suat TAŞPINAR
Suat TAŞPINAR suatrus@gmail.com

Turizmde Türkiye’yi bekleyen tehlike

Yaz sezonu, koronavirüs toz bulutunun içinde hayal meyal göründü. Türkiye dahil, turizm gelirlerine bel bağlayan ülkeler ‘ihtiyatlı kötümserlik’ içinde bekliyor. Sezonun ortasında bile olsa sınırların açılacağına, charter uçuşlarının başlayacağına, aylardır evlerinde mahpus kalan kitlelerin denize koşacağına, turizm gelirlerinin bu yıl akmasa da damlayacağına dair beklenti canlı tutuluyor. Ama pek hesapta olmayan bir tehlike, deniz tatili vaat eden Türkiye gibi ülkeleri bekliyor.

Hırvatistan’ın gündeminde bu konu var. Koronavirüs salgınını vaktinde sınırlarını kapatıp, alınan önlemlere bilinçli halkın harfiyen uymasıyla minimum kayıpla atlatmışa benzeyen Hırvatlar, turizm sezonu için kolları sıvadı. Gelirinin yüzde 25’den fazlası turizme dayanan Hırvatlar için, bir an önce Almanya, Avusturya, Macaristan ve Slovenya başta olmak üzere Avrupa’dan gelecek turistler hava kadar su kadar acil ihtiyaç. Ancak tüm Akdeniz sahili ülkelerinin turizmini daha da zora sokacak bir gelişme var:

Yıllarca turistleri güneyin sahillerinde dinlenen ülkelerin tamamı, bu yıl vatandaşlarını ülkede tutmak, yerli turizme yöneltmek için yoğun kampanya başlattı, başlatıyor.

Bunun iki gerekçesi var: İlki, salgının genel olarak hala “belinin kırılmadığı” korkusu. Sınır ötesine gidecek turistlerin, ülkeye yeni vakalarla dönüp ikinci dalgayı körükleyebilecekleri kaygısı. Ama daha da baskın olan, karantina günlerinde neredeyse tamamen duran ekonomilerin uğradığı zararı kısmen telafi edebilmek için, tatil bütçelerinin yabancı ülkelerde değil ülkede kalması ve iflasın eşiğindeki yerli işletmelere akması. Almanya’dan Slovenya’ya pek çok ülkede, “Ülkede kalın, bu yıl tatili içeride yapın, hem sağlığınızı riske atmayın, hem de ekonomik krizi atlamamıza yardım edin” kampanyası yaygınlaşıyor.

Hırvat basını, şu anda tatili ülke içinde geçirmek kaydıyla, nakit para değil “voucher” dağıtacak ilk ülkelere italya ve Çekya’yı gösteriyor. Kişi başına 400-500 euroluk voucher’lardan söz ediliyor. İtalya’dan Polonya’ya pej çok ülkede aynı uygulama gündemde.

Normalde en az yüzde 35’i yurt dışında tatil yapan Almanları içeride tutmak için böylesi bir kampanya başlatılırsa, bunun Hırvatistan’dan İspanya’ya her tatil ülkesi için “öldürücü darbe” olacağı konuşuluyor.

4 milyon nüfuslu Hırvatistan geçen yıl 2,5 milyondan fazla turisti Adriyatik kıyılarında ağırlamıştı. Bu yıl komşular evde kalırsa, zaten yıllardır “sürünen” ülke ekonomisinin ne hale düşeceğini düşünmek bile ürkütücü.

Son olarak Putin’in “Uluslararası turizmin normale dönmesi uzun zaman alacak, iç turizme yönelin” çağrısı, Rus parlamentosunda “Yıl sonuna kadar yurt dışına çıkışlar yasak kalsın” sesleri, Türkiye açısından da uzun ve zorlu bir yazın kapıda olduğunu haber veriyor.

Uzun lafın kısası, koronavirüsün batırdığı ekonomilerde kimse tatil bütçelerinin “yabancıya” gitmesini istemiyor. “En kötü senaryoya” hazırlıklı olmak farz.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap