Turizmin bu yılı…
2009 yılı başında kriz etkisiyle turizmde bazı olumsuzluklar ve belirsizlikler yaşandı. İlk çeyrek sonuçları da geçen yıla göre yüzde 10'lar seviyesinde bir gerilemeye neden oldu. Ancak, turizm sektörünün aktörleri yılın kalan kesiminde olumsuzlukların giderileceğini, ilk çeyrekteki kaybın da önlenebileceğini ve 2009 yılının turizm açısından iyi geçmeyen bir yıl olsa da kayıp bir yıl olmayacağını belirtiyorlar. Türk turizminin her geçen yıl daha farklı sunumlarla geliştiğini de öne sürüyorlar.
Turizmci dostlarımızla turizmin bu yılını konuşuyoruz ve bu yılın ilk dört ayının rakamlarına bakıyoruz. Olumluluklar ve olumsuzlukların neler olduğunu irdeliyoruz. Turizmimizde yapısal değişme olup olmadığını ele alıyoruz. Ülkemize en çok turist gönderen ülkelerin, Almanyalı, İngiltereli ve Rusyalı turistlerin tutumlarının ne olabileceğini öğrenmeye çalışıyoruz.
Son söyleyeceğimizi baştan söyleyelim. Elde ettiğimiz bilgiler bu yıl gelen turist sayısında sayısal azalmanın çok az, ya da hiç olmayacağı düşüncesindeler. Gelirde ise çok küçük bir düşme olabileceği inancındalar.
Bu yıl kriz nedeniyle yaşanan olumsuzluklara baktığımızda borçlu yatırımcıların sıkıntıya düştüklerini ve bankalardan kredi alma zorluğu da gündemde olduğu için yatırımlarını yavaşlatıkları gözleniyor. Ayrıca, krizin kış aylarında yarattığı belirsizlik ve Avrupalı turistin yaz talebinin ne olacağının bilinmemesi nedeniyle hem tesis iyileştirmelerinde, hem de hizmet içi eğitimde geçen yıllara göre mevsim dışında daha az çalışma yapılmış.
Buna karşılık tanıtımda eksiklik olmadığı görüşündeler. Hem bakanlık gerektiği ölçüde tanıtım harcamasını kısmadan yapmış. Hem de tek tek kurumlar fuarlara katılımlarını eksiksiz sürdürmüşler.
Avrupalı turizminde hareketlenmenin daha çok sabit gelirlilerde gelişiyor olmasının bize fayda getireceğine de inanıyorlar. Sabit gelirliler sabit ödemeyi, sürprizle karşılaşmamayı düşündükleri için daha önce olumsuzluk olarak gösterilen "her şey dahil" uygulamaları bizim avantajımız olarak görülüyor. Bunda rakiplere göre daha yeni tesislerde, daha iyi hizmetin rol oynadığına da inanıyorlar.
Türkiye'nin 80-90'lı yıllarda sadece deniz, güneş, kum turizmi yapmasına karşılık son yıllarda daha önce sıfırlar seviyesinde olan diğer alanlarda da turist çekmeye başladığını belirten turizmciler. Tarih, doğa ve alternatif diğer alanlardaki turizm hareketimizin yüzde 15'ler seviyesine yükseldiğini belirterek, bunun sadece yaz aylarına bağlı turizm hareketinin 3-4 aydan 7-8 aya yükselmesi sonucunu getirdiğini, bunun önümüzdeki dönemlerde daha da artacağına inandıklarını da turizmciler ortaya koyuyor.
Geçen yılın ve bu yılın ilk çeyreklerine baktığımızda ortaya çıkan durum şöyle: 2008 yılının ilk çeyreğinde ülkemizde 674 bini yerli, 2 milyon 795 bini yabancı olmak üzere 3 milyon 470 bin kişilik turistik hareket yaşanmış. Bu yıl ise 636 bini yerli, 2 milyon 728 bini yabancı 3 milyon 365 binlik bir turistik hareket yaşamışız . Bunun sonucunda yabancılardan ve yurtdışındaki vatandaşlarımızdan turizm gelirlerimiz yüzde 11.2 oranında azalarak 2 milyar 466 milyon dolar olarak gerçekleşmiş. Uçak bilet satışlarında da yılın ilk üç ayında yüzde 30 bir gerileme olduğu ve 150 bin Euro'dan 104 bin Euro'ya gerilediği ulaştırma şirketlerince açıklandı.
Turizm sektörünün uzmanları bu açığın yıl içinde kapanabileceğini, kış aylarındaki belirsizliğin ardından Almanya, İngiltere ve Rusya'dan rezervasyonların arttığını belirterek, görüşlerini ortaya koyuyorlar. 2009 yılının turizm açısından iyi geçmeyen bir yıl olsa da kayıp bir yıl olmayacağını belirtiyorlar.