Türk imzalı dev süperyat denizle buluştu

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Türkiye'nin en büyük seri üretim motoryat üreticisi Sirena Yachts, bugüne kadarki en iddialı modeli Sirena 118'i suya indirdi. 36 metrelik yeni amiral gemisi, eylül ayında Cannes Yachting Festival 2026'da dünya prömiyerini yaparak Türk yatçılık sektörünün küresel vitrindeki en güçlü temsilcilerinden biri olmaya hazırlanıyor.

Her yeni model yalnız­ca bir teknenin de­ğil, aynı zamanda bir markanın ulaştığı mühendis­lik ve tasarım seviyesinin de göstergesi. Sirena Yachts'ın denize indirdiği 36 metre­lik Sirena 118 de bu anlamda şirket tarihindeki en önemli adımlardan biri. Yeni amiral gemisi, geniş yaşam alanları, kişiselleştirilebilir iç mekân çözümleri ve uzun menzilli performansıyla Cannes Yach­ting Festival öncesinde şim­diden uluslararası yat dünya­sının dikkatini üzerine çek­miş durumda.

Türk imzalı dev süperyat denizle buluştu - Resim : 1

Sirena 118, markanın şim­diye kadar geliştirdiği en bü­yük model olarak daha büyük süperyat segmentine attığı en önemli adımı temsil edi­yor. Denize indirme töreni­nin ardından değerlendirme­lerde bulunan Sirena Marine CEO'su Çağın Genç, "Sirena 118'i ilk kez denizde görmek tüm ekibimiz için büyük bir gurur. Bu model, tasarım an­layışımızı, mühendislik bi­rikimimizi ve yıllara yayılan üretim tecrübemizi yansıtı­yor. Dünya prömiyerini Can­nes Yachting Festival'de ger­çekleştirecek olmaktan he­yecan duyuyoruz." dedi.

Dış tasarımı Sirena Ya­chts'ın tasarım ekibi tara­fından geliştirilen, deniz mimarisi ise dünyaca ünlü tasarımcı Germán Frers im­zasını taşıyan model, mar­kanın karakteristik dik baş formunu (plumb bow) tama­men GRP kompozitten üre­tilen hızlı deplasman göv­desiyle buluşturuyor. 300 GT'nin altında kalan brüt to­najına rağmen sunduğu ge­niş iç hacim ve üç güverteye yayılan yaşam alanları, tek­nenin öne çıkan özellikleri arasında yer alıyor.

Türk imzalı dev süperyat denizle buluştu - Resim : 2

İç mekân tasarımı Hol­landalı Cor D. Rover stüdyo­su tarafından hazırlanan Si­rena 118, altıya kadar misafir kamarasıyla farklı yaşam se­naryolarına uyum sağ­lıyor. İste­yen tekne sahipleri, ana gü­verte­deki master süiti alt güverte­deki özel yaşam alanına bağ­layan ve denize doğrudan erişim sunan iki katlı "loft" düzenini de tercih edebiliyor.

Standart olarak çift MAN V12 motorla sunulan model, toplam 3.100 beygir güç üre­terek 16 knot azami hıza ula­şıyor. Daha yüksek perfor­mans isteyenler için sunulan 3.800 beygirlik motor se­çeneği ise maksimum hızı 21 knot'a çı­karıyor.

Cannes'da dünya sahnesine çıkacak

Deniz testlerinin tamamlanmasının ardından Sirena 118, eylül ayında düzenlenecek Cannes Yachting Festival 2026'da dünya prömiyerini gerçekleştirecek. 48 feet ile başlayan motoryat serisini bugün 36 metreye kadar taşıyan marka, yeni amiral gemisiyle uluslararası süperyat pazarındaki iddiasını bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Yönetim Kurulu Başkanı İpek Kıraç liderliğinde büyümesini sürdüren şirket, son yıllarda Cannes, Monaco ve Düsseldorf gibi dünyanın en önemli tekne fuarlarında sergilediği yeni modellerle Türk yat üretiminin küresel görünürlüğüne de katkı sağlıyor.

Türk imzalı dev süperyat denizle buluştu - Resim : 3

Eddy Merckx'e özel limitli kronograf

İsviçreli saat üreticisi Breitling, bisiklet ta­rihinin en büyük isimlerinden Eddy Mer­ckx adına hazırladığı yeni Top Time B01 Eddy Merckx modelini tanıttı. Limitli üretim ola­rak geliştirilen kronograf, markanın bisiklet sporuyla uzun yıllara dayanan ilişkisini, spor tarihinin en başarılı atletlerinden birinin mi­rasıyla buluşturuyor.

Geçtiğimiz yıl bisiklet dünyasının unutul­maz rekabetinden ilham alan Top Time Coppi ve Top Time Bartali modellerini tanıtan Bre­itling, yeni saatle koleksiyonu genişletmeye devam ediyor. Bu kez odağında ise kariyeri bo­yunca kırılması güç rekorlara imza atan Eddy Merckx yer alıyor.

Türk imzalı dev süperyat denizle buluştu - Resim : 4

Bisiklet tarihine damga vuran isim

1960'ların sonundan 1970'lerin ortalarına uzanan kariyerinde profesyonel bisiklet spo­runun en büyük başarılarına imza atan Eddy Merckx, kazandığı 525 yarış, 11 Grand Tour, 19 Monument klasiği ve üç dünya şampiyonluğu ile tüm zamanların en başarılı bisikletçileri arasında gösteriliyor. Beş kez kazandığı Tour de France ve yarış lideri olarak sarı mayoyu toplam 96 gün boyunca taşıması ise bugün hâlâ aşılamayan rekorlar arasında bulunuyor.

Bisiklet geleneğinden ilham aldı

Breitling'in bisiklet sporuyla ilişkisi ise mar­kanın ilk yıllarına kadar uzanıyor. Şirket, ku­ruluş döneminde bisiklet yarışları için hassas kronometreler geliştirirken, 1930'lu yıllarda resmi yarışlarda kullanılan zamanlama sis­temlerinin geliştirilmesinde de önemli rol oy­nadı.

Yeni Top Time B01 Eddy Merckx, bu geç­mişi modern bir yorumla günümüze taşıyor. Bisiklet sporunun altın çağından ilham alan retro çizgileri çağdaş tasarım anlayışıyla bir­leştiren model, limitli üretimi ve sportif ka­rakteriyle hem saat koleksiyoncularına hem de bisiklet tutkunlarına hitap ediyor.

Breitling CEO'su Jean-Marc Pontroué de yeni model için, "Eddy Merckx tartışmasız tüm zamanların en büyük bisikletçisi. Rekor­ları bunu açıkça ortaya koyuyor. Bu saat, onun sınırları zorlayan karakterini ve her zaman daha ileri gitme tutkusunu yansıtıyor" değer­lendirmesinde bulundu.

Saat dünyasının yeni buluşma noktası: Saat haftaları

Saatçilik dünyasında son yılların en dikkat çekici değişimlerinden biri, sektö­rün yalnızca büyük fuarlarla değil, yılın farklı dönemleri­ne yayılan "saat haftaları" ve butik etkinliklerle de hareket­lenmesi oldu. Bir dönem sek­törün gündemini birkaç büyük fuar belirlerken, bugün takvim neredeyse yıl boyunca devam eden organizasyonlarla dolu.

Dubai Watch Week'in yük­selen etkisi, Watches and Wonders'ın ulaştığı küresel ölçek, Cenevre'de düzenlenen Geneva Watch Days ve bu yıl ilk kez Milano'da gerçekleş­tirilecek Saat Haftası, mar­kaların yeni koleksiyonları­nı tanıtmak için farklı vitrin­ler oluşturuyor. Bağımsız saat üreticilerinden köklü İsviçre markalarına kadar sektörün tüm oyuncuları bu organizas­yonlarda yer alarak koleksi­yonlarını daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor.

Saat dünyasında yaşanan bu hareketlilik, fiyatlardaki hız­lı yükseliş nedeniyle tüketici tarafında farklı bir tablo da ya­ratıyor. Özellikle yüksek saat­çilik (Haute Horlogerie) seg­mentindeki modeller, gelişmiş mekanizmaları, komplikas­yonları, Ar-Ge yatırımları ve sınırlı üretimleriyle değer ka­zanmaya devam ederken, eri­şilebilirlik her geçen yıl biraz daha zorlaşıyor. Buna karşı­lık yeni nesil bağımsız marka­lar ve mikro üreticiler de daha özgün tasarımlarıyla pazarda kendilerine güçlü bir yer aç­maya başladı.

Kısacası saatçilik artık yal­nızca birkaç büyük fuardan ibaret değil. Takvim büyüyor, oyuncular çoğalıyor, rekabet kızışıyor. 2026'nın ikinci yarı­sı ise bu değişimin nereye ev­rileceğini görmek açısından sektör için oldukça hareketli geçeceğe benziyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.151,59 0,00 %
Dolar 48,4590 0,06 %
Euro 56,3802 0,16 %
Euro/Dolar 1,1625 0,03 %
Altın (GR) 6.817,91 -0,55 %
Altın (ONS) 4.400,53 -0,13 %
Brent 96,6235 1,14 %