Türkiye ekonomisi bitkisel hayata mı sürükleniyor?

Şeref OĞUZ
Şeref OĞUZ ÖNERİ - YORUM seref.oguz@dunya.com

Havuza dalmadan önce derin nefes almak; iyi fikirdir. Havuza daldıktan sonra derin nefes almak ise kötü fikirdir. Hem de çok kötü bir fikir… Bu havuz örneği nereden mi çıktı? Şundan; hükümetin döviz problemini, ilkokuldaki havuz problemine çevirmesinden… Anlatayım;

Bundan 3 yıl önceki kur atağı bize enflasyon miras bırakmış ve topyekûn seferberlikle bir yere kadar indirmiştik. Derken korona geldi, ekonomi 400 gün kapalı kaldı ve akabinde hükümetin heterodoksu tuttu. Yani düşük faiz yüksek kur sevdasıyla, bugün 3 haneli enflasyonumuz var artık.

LİRALAŞMA EFSANESİ

Faizi indirmek için dahi, gerekiyorsa çıkarmak lâzım diyerek eski guvernör, faiz arttırdı ve kellesi alındı. Yerine getirdikleri, %19’dan, %14’e indirince dolar 18 lirayı aştı. Frenlemek için Kur Korumalı Mevduat icat edildi, yetmedi “liralaşma” öyküsü kulaklara üfürülür oldu.

Merkez’in attığı her adımda dolar tırmanırken, rezervler suyunu çekip, döviz sıkıntısı artarken, yavaş yavaş “faiz artışı düşünülebilir” fısıltıları başladı. Hatta “doları KKM engelleyemiyorsa, gerekirse faiz yüzde 80’e dahi çekilebilir” sufleleri etrafta dolaşır oldu. Peki, çare mi? Asla değil, zira geç kalındı.

İKİ SORU İKİ CEVAP

Ortalıkta kaç faiz var?

Aslında neredeyse fert başına bir faiz oranı düşüyor diyebiliriz. Merkez’inki %14 ama o bile bunu ciddiye almıyor, kamunun yüzde 30’ları aşan faizi var. Faizi sözde artırmadık ama özde enflasyonun kuyruğuna taktık, adına faiz demeden tırmanıp duruyor.

Faizi artırsalar işe yarar mı?

Havuz örneğini bu yüzden verdim. Artık çok geç ve enflasyona ivme veren dövizi frenleme maliyeti her geçen gün daha da tahammül edilemez noktaya taşınıyor. Yüzde 80 faiz dahi verseler, kura kalıcı fren, enflasyona anlamlı düşüş sağlayamayacaktır. Çünkü havuza dalındı artık ve derin nefes almanın anlamı kalmadı.

NOT

EKONOMİYİ CANLA BAŞLA ÇALIŞANLAR AYAKTA TUTUYOR

Gerek dünya ekonomisindeki sorunlar gerek enerji krizi ve gerek içerideki ekonominin yönetilemeyişi, Türkiye’yi hızla nakit akışı sıkıntısına sürüklüyor. Bir yandan tüm zorluklara rağmen canla başla üretim yapmaya çalışan sanayicimiz ve KOBİ’lerimiz… Diğer yanda sanki kasten bozuluyormuş olan makroekonomik veriler…

Alınan her tedbir, düşünülmeden, piyasa aktörlerine danışılmadan, birkaç “ben ekonomistim” beyanındakiler tarafından alındığı için, geri döndürülemez hasarlar doğuruyor. Bir yeri onarırken diğer yanı tahrip ediyorlar.

Bütüncül bakış olmayınca ve hasta ekonomiye doğru teşhis konulamayınca ne yazık ki çoklu organ yetmezliğinden ekonomiyi bitkisel hayata sokmak üzereyiz.

Çare? 1-Gerçekçi teşhis, 2-Kapsayıcı çözüm ve 3- Güvenilir uygulayıcı… Sizde bunlar bizde mevcut mu?

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Yasal aldatıcılar 25 Haziran 2022
Bize yeni Ereğliler gerek 21 Haziran 2022