Türkiye ekonomisinde sıçramaya ihtiyacımız var

Şeref OĞUZ
Şeref OĞUZ ÖNERİ - YORUM seref.oguz@dunya.com

Ülkemizin büyümesi son 10 yılda yavaşladı. Dünyanın önde gelen ekonomileri arasında geriledi. 1990'da Çin 11. sırada, Hindistan 12. sırada, Rusya 17. Endonezya 25. Güney Kore 16. sırada, Türkiye 19. sırada yer alırken... Bugün Çin 2. sırada, Hindistan 7. sırada, Güney Kore 10. sırada, Rusya 11. sırada. Türkiye 20. sırada.

Marjinalleşmeye doğru gitmek

Türkiye ekonomisi giderek marjinalleşiyor. Küreye entegre olmaktan uzaklaşıyor. Nüfus genç ve çalışabilir, ancak istihdam yaratamıyor. Bu da ülkenin sosyal buhran kıskacına girmesine neden oluyor. Yaşadığımız küredeki gelişmeleri, teknolojik açılımları görebilmek bu alanda öncü olabilmek Türkiye’nin sıralamalardaki yerini de değiştirecektir.

Sayısal bağımsızlığımızı güvenceye almalıyız

Yarı iletken teknolojisine vereceğimiz önem, bize sıçrama yaratacak bir alan tanıyor. İhracatta söz sahibi olabilmek, ürettiğimiz ürünleri katma değerli satabilmek için önemlilere öncelik vermeli ve teşviklerle sektörü desteklemeliyiz. Üretime akıl katmadıkça zenginleşemeyiz. Yarı iletken sektöründe en büyük pay % 8 ile mobil telefonlarda… PC %8, otomotiv %13,5, endüstriyel ürünler ise %13 seviyesinde.

İKİ SORU İKİ CEVAP

1-Türkiye’nin bir çip fabrikası yapması çok mu zor?

Kolay demedik ama mümkün dedik. Yapmak zorundayız. Zira dijitalleşen dünyada çip sahibi değilsen, dijital ambargoların hedefi olur, üretimden geri düşer, rekabet avantajını yitirirsin.

2-Yarı iletken teknolojisi bizi nereye taşır?

Nesnelerin interneti çağında yarı iletken endüstrisine sahip olmak, keyfilikten çıktı, zorunluluk halini aldı. Bu sektör bizi nitelikli üretime taşır. İstanbul Sanayi Odası’nın çip inisiyatifi bu açıdan hayatidir.

BÜYÜMEDE NİTELİK ARTIŞINI NASIL BAŞARABİLİRİZ?

Yüksek teknoloji ürünlerinin ihracatımız içerisindeki payı %2-3 seviyesinde. Devletin teşvikleri ile koruduğu, kolladığı Uzak Doğu ülgerinde bu pay %37’ye ulaşmış durumda.

Türkiye'de ihracatın lokomotifi otomotiv ve orada da tasarım kabiliyetimiz yok. Ne verirlerse onu üretiyoruz! Ne kadar sipariş alabilirsek o kadar satıyoruz!

Elektrifikasyonda yerimiz ya yok ya da çok sınırlı. Yaptığımız yan sanayii ihracatının önemli bir kısmı yedek parçaya yönelik. Araçlarda artan elektrifikasyon ve tekelleşme sonucu tüm alt bileşenlerde teknik karmaşıklık seviyesi daha da artmakta, yan sanayii ve yedek parça penetrasyonumuz da gittikçe azalıyor. Bu, kabul edilemez.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar