Türkiye fındığın fiyatını tartışırken parayı başkası kazanıyor

Ali Ekber YILDIRIM
Ali Ekber YILDIRIM TARIM DÜNYASINDAN aey@dunya.com

Fındıkta fiyat ve rekolteyi konuşma zamanı geldi. Her sene bu zamanlar fındığın rekoltesi yani üretim miktarı ve açıklanacak fındık fiyatı üzerine fırtınalar kopuyor. Fiyat açıklandıktan sonra bir süre tartışılıyor ve sonra ertesi sene Haziran’a kadar fındık unutuluyor.

Geçmişte de yazdığım gibi Karadeniz’de kaç kişi yaşıyorsa o kadar rekolte tahmini var. Aynı ailede bile farklı rakam söyleniyor. Türkiye, ne yazık ki sistemli bir şekilde yılda ne kadar fındık ürettiğini açıklayamıyor. Açıklanan rakamlara da kimse inanmıyor. Herkes birbirini suçluyor. Söylenen üretim miktarları arasında öyle 5-10 bin ton değil 100 bin ton fark oluyor.

Devlet kurumları bile rekoltede anlaşamıyor

Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre, 2021 yılında 684 bin ton olan kabuklu fındık üretimi 2022’de 705 bin ton olacak. Tarım ve Orman Bakanlığı ise geçen hafta 2022 ürünü fındık rekoltesini 765 bin 287 ton olarak açıkladı. Devletin kurumları bile rekolte konusunda farklı tahmin yaparken kim hangi verilere güvensin?

Uluslararası Sert Kabuklu Meyveler Konseyi’nin (INC) tahminine göre iş, Türkiye’nin fındık üretimi 2021’de 790 bin ton olarak gerçekleşti ve 2022’de üretim 760 bin ton olacak. TÜİK ile Tarım ve Orman Bakanlığı fındık üretimimizin geçen yıla göre arttığını, INC ise düştüğünü iddia ediyor. İhracatçılara göre ise bu yıl fındık üretimi 800 bin tondan fazla.

Cumhurbaşkanı fiyatı cumartesi Ordu’da açıklayacak

Kafanız yeterince karıştıysa şimdi fiyat konusuna bakabiliriz. Karadeniz’in en önemli tarım ürünü olan fındıkta fiyat konusunda da tahminler, fiyatlar hem dolar bazında hem Türk lirası bazında adeta havada uçuşuyor.

“Fındık fiyatı en az 3 dolar olmalı” diyen de var, 3,5 - 4 dolar hatta 5 dolar diyen de. Türk lirası olarak ise bahisler 48-50 liradan açılıyor ve 85-100 liraya kadar çıkıyor. Kimse fındığın dünyadaki değeri, Türkiye ve dünya için önemi, üretimdeki verimlilik, sürdürülebilirlik, maliyet gibi konulara fazla önem vermiyor. Herkesin kafasında ve istediği bir fiyat var.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hafta sonu fındık üretim bölgesi Karadeniz’e gidiyor. Cumartesi günü Ordu’da fiyatı açıklayacağını duyurdu. Önceki akşam TRT’de katıldığı televizyon programında fiyatla ilgili bazı ipuçları verdi. Erdoğan’ın açıklamaları şöyle: “Bu hafta sonu Ordu'da fındık fiyatlarını açıklayacağız. Orada da herkesin beklentisi acaba fındık fiyatı ne olacak? Açıklayacağız tabi. Fındığın olduğu yerlerde mevsimi geldi. Dalaverecilere bırakmadan bu açıklamayı yapacağız. Bay Kemal ve hanımefendinin (Meral Akşener’i kastederek) ağzına bakıp açıklama yapmam. Bütün fındık üreticisini asla enflasyona ezdirmeyiz.”

Fındık fiyatı konusunda Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) bir çalışma yaptı. Tarım ve Orman bakanlığına bakanlık tarafından da Cumhurbaşkanlığına sunuldu. Ama son sözü Cumhurbaşkanı söyleyecek.

2021’de fiyat 3.5 dolardı

Geçen sene fındık alım fiyatı 11 Ağustos’ta yine Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanmıştı.  2021’de Giresun kalite kabuklu fındık kilo başına 27 lira, levant kalite fındığa kiloda 26.5 lira ve sivri fındık için de 25.5 lira fiyat açıklandı. Eğer dolar bazında değerlendirilecek se bu fiyatlar açıklandığında fındığın kilosu 3,5 dolara denk geliyordu. Bu sene de 3,5 dolar üzerinden fiyat verilirse fındık alım fiyatının 62 lira civarında olması gerekir.

Fiyatla ilgili bir başka parametre ise TMO’nun fındık satış fiyatları. Ofis, 6 Haziran 2022’de 18 bin ton kabuklu fındığı satışa çıkardı. Satış fiyatı kilo başına 44 lira olarak belirlendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hangi rekolteyi hangi parametreleri dikkate alarak fiyat açıklayacak? Enflasyona göre mi belirlenecek? TMO’nun bir ay önceki satış fiyatı mı, geçen sene açıklanan fiyat ve dolar paritesi mi? Bunların hiç biri bilinmiyor. Ama yine herkes kendine göre bir tahmin yapıyor. Fındık fiyatının 50 ile 60 lira arasında olacağı tahminleri çoğunlukta.

Fiyatı konuşurken katma değeri de konuşmak gerekmez mi?

Son 5 yılın ortalamasına bakıldığında Türkiye, dünya fındık üretiminde yüzde 70’in üzerinde bir payla açık ara lider konumunda. Üretilen fındığın yüzde 70’inden fazlası ihraç ediliyor. Tarımda tek başına en fazla döviz sağlayan ürün. Yıllardan beri biz fındıkta rekolteyi ve fiyatı konuşurken birileri bizim fındığımızdan ciddi paralar kazanıyor.

Bu yılın başında 11 Ocak’ta yazdığım bir yazıdan bir bölümü bu vesile ile bir kez daha hatırlatayım. Fındıkta fiyata odaklanırken nasıl kaybettiğimizi bir kez daha anlamış oluruz.

Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 3 Aralık 2021 günü “Fındık İhracatında Cumhuriyet Tarihinin Rekoru Kırıldı” başlığıyla basın açıklaması yayınlandı. Açıklamada özetle şu bilgilere yer verildi: “2021 yılında toplam 122 ülkeye 344 bin 370 ton iç fındık ihracatı gerçekleştirilmiş olup, bu ihracat karşılığında 2 milyar 260 milyon 105 bin 304 Amerikan Doları döviz geliri elde edilmiştir.

Miktar bazında gerçekleşen 344 bin 370 ton ihracat ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaşılarak yeni bir rekor daha kırılmıştır.

Öte yandan, 2021/2022 ihracat sezonunun 01 Eylül-31 Aralık 2021 döneminde 158 bin 465 ton iç fındık karşılığında 981 milyon 190 bin 866 dolar fındık ihracatı gerçekleştirilmiştir.”

Daha çok fındıkla daha az döviz kazanma rekoru!

Açıklamada ifade edildiği gibi gerçekten de fındık ihracatında miktar bazında rekor kırıldı. Gelir bakımından neden rekor kırılamadı? Çünkü fındıkta düşük fiyat politikası uygulanıyor. Üretimde, ihracatta söz sahibi olan Türkiye, fiyatta söz sahibi değil. Fındıkta en avantajlı olduğu bir yılda, İtalya’nın üretimi yüzde 60 düşmüşken, Türkiye daha ucuza fındık ihraç ediyor.

Bundan önce miktar bazında en yüksek ihracat 2019 yılında 319 bin 772 bin ton olarak gerçekleşmişti.

Değer bakımından ihracat rekoru ise 2015 yılına ait. Türkiye, 2015 yılında 240 bin 134 ton fındık ihraç ederek 2 milyar 887 milyon dolar döviz geliri sağladı. O yıl üretim az olduğu için fiyatlar yükseldi. Fakat bu rekor sadece üretimin az olması ile açıklanamaz. Belirleyeceğiniz fiyat politikası ile ihracat gelirini artırabilirsiniz. Ama fındık politikanızı üreticiye, ülkeye kazandırmak yerine alıcılara kazandırmak üzerine kurduysanız, üstelik fındığı değerlendirecek sanayiniz yoksa elinizdeki altın değerinde fındığı çok miktarda ihraç edersiniz ve “rekor kırdık” diye sevinirsiniz. Ama gelir olarak daha az döviz kazanırsınız.

Türkiye, 2021’de 2015 yılına göre 104 bin ton daha fazla iç fındık ihraç ederken 627 milyon dolar daha az gelir elde etti. Birileri çıkıp “rekor kırdık” diye seviniyor. Bu nasıl rekor?

Yine 2014 yılında 252 bin 528 ton iç fındık ihraç ederek 2 milyar 314 milyon dolarlık gelir sağlandı. Yani 2021’e göre 91 bin 842 ton daha az fındık ihracatı var. Geliri ise 54 milyon dolar daha yüksek.

Neresinden bakarsanız bakın, İtalya’da üretimin yüzde 60 azaldığı bir yılda Türkiye daha az fındıkla daha yüksek gelir sağlayabilecekken, daha çok fındık ihraç ederek daha az gelir sağlıyor. Kazanan bir avuç alıcı, kaybeden üretici ve Türkiye oluyor.

Özetle, fındık fiyatı açıklanırken “üretici kazandı, ihracatçı kaybetti” veya “ihracatçı kazandı, üretici kaybetti” gözlüğü ile bakmak yanlış. Türkiye dünyada hem üretimde hem ihracatta söz sahibi olduğu fındıkta fiyatta ve gelirde ne yazık ki söz sahibi değil. Üreten biz kazanan başkaları. Üretici de sanayici de kaybediyor. Fiyatı konuştuğumuz kadar fındıktan nasıl katma değer elde ederiz onu konuşmak lazım. Yoksa her sene aynı tartışma aynı kısırdöngü sürüp gider.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar