Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe’nin uyarısı

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

TİM Başkanı Mustafa Gülte­pe’nin hafta içinde temmuz ayı ihracat verilerinin açıklanma töreninde yaptığı konuşmada Türk ihracatının rekabet gücünde azal­maya dikkat çekerek, sanayinin üç yıldır ciddi oranda güç kaybettiği­ni ve bu şekilde ülke ekonomisinin ciddi bir sanayisizleşme riski al­tında olduğunu söylemiştir. Sayın Gültepe bu uyarıyı ilk kez yapmı­yor. Daha önceki aylarda da ben­zer açıklamaları yapmıştı. Bu sefe­re kamuoyunda dikkat çekmesinin nedeni ise bu eleştirinin bizzat Ti­caret Bakanı Ömer Bolat’ın huzu­runda yapılmış olmasıdır.

İktisadi kalkınma literatürüne göre bizim gibi ülkelerin başarı­lı bir şekilde sanayileşebilmesinin önemli önkoşullarından biri ger­çekçi kur uygulamasıdır. Buradaki “gerçekçi” ifadesi ülkenin rekabet gücüyle uyumlu bir kur seviyesine işaret etmektedir.

Ülke ekonomi­sinin ticari rakiplerine göre düşük verimlilikten kaynaklanan ciddi bir verimlilik eksikliği varsa, bu ek­siklik kısa dönemde ilgili ülkenin parasının değer kaybı ile telafi edi­lebilir. Zamanla ekono­minin verimlilik düzeyi artıp, rakiplerinin sevi­yesine ulaştıkça, ulusal para da değer kazanarak o rekabet gücüyle uyum­lu seviyelere yükselir.

Gerçekçi kura neden ihtiyaç duyulur?

Ancak Türkiye’nin yüksek ithalat bağımlılığı yüzün­den ulusal paranın değer kaybet­mesi ithalatı pahalı hale getirece­ğinden ekonomide enflasyonist so­nuçlar doğurur. Bu yüzden TL’nin değer kazanması sağlanarak itha­lat ucuzlatılıp, bir şekilde yurtiçin­de fiyatların düşük çıkması temin edilir. Ancak belirtmeliyim ki bu uzun dönemde sürdürülür bir po­litika değildir.

Aslında bu durum ülke ekono­misindeki “yapısal” bir sorunun ekonomi yönetimini karşı karşıya bıraktığı zorunlu bir tercihtir. Zira bir göreli fiyat olan döviz kurunun iktisattaki asli rolü birbiriyle tica­rete giren ülkelerin rekabet güçle­rindeki farklılıkları dikkate alarak ticareti yönlendirmektir.

Ancak ülkemizde kurlar sırf enflasyo­nu kontrol edebilmek için baskı­lanmaktadır. Kurların rekabet gü­cündeki farklılıklar üzerindeki ro­lü üç yılı aşkın bir süredir ihmal edilmektedir. Defalarca bizlerde bu köşelerde bu tehlikeye dikkat çekmeye çalışmıştık.

Ama bu sefer durum biraz daha farklı

Bu farklılığın sebebini anlamak için Şekil 1’de sergilenen TÜFE te­melli reel efektif kur ile onun hare­ketli ortalamasının zaman içindeki seyrine bakmakta yarar var. 2025 yılının temel alan bu verinin aylık dalgalanmalarının kısmen düzen­lenmiş olduğu hareketli ortalama değeri dikkatli bir şekilde incelen­meli.

Bu verinin referans değeri 100 olarak kabul edilirken, bu referans değerin altındaki değerler TL’nin değer kaybına, üstündeki değerle ise değerlenmesine işaret etmekte­dir. İktidarın 2003-2015 dönemin­de bu değer uzunca bir süre 100’ün üstünde seyretmiş ve ülke ekono­misinde satın alma gücü artışı sağ­larken, enflasyonun da düşük sey­retmesine neden olmuştur.

Maa­lesef böyle bir kur politikası ancak dışarıdan büyük miktarlarda ser­maye girişinin olmasıyla mümkün. Pandemi sonrası dönemde TL’nin ciddi değer kaybettiği görülüyor. Elbette TL’deki bu değer kaybıy­la birlikte enflasyon da yükseliyor. Ama daha ilginci 2023 yılının hazi­ran ayından sonra göreve gelen ye­ni ekonomi yönetiminin uyguladığı kur politikası aşamalı olarak TL’nin değer kazanmasına yol açmış. Şekil 1’de bu dönem gölgelendirilmiştir.

Bu yeni politikaların uygulan­dığı ilk yıllarda böyle bir tehlike­nin oluşmamasının yolu ekonomin daha yüksek verimlik seviyelerine çıkması sağlanarak, sanayinin re­kabet gücünün arttırılmasıydı. Bu ancak yatırımla mümkün ve bu ya­tırımların finansmanı içinde ma­li kaynağa ihtiyaç duyulmaktadır.

Çok daha önemlisi eğer böyle bir kaynak transferi ile sanayinin ya­pısı değiştirilemiyorsa, enflasyo­nun kontrol edilmesi ve ciddi oran­lara düşürülmesi bir zorunluluk olarak karşımıza çıkar. Ekonomi yönetimi dış ve iç kaynaklı şokla­rın etkisiyle bu koşulları yerine ge­tiremedi ve korkulan oldu. Şu anda Şekil1’de de görüldüğü gibi TL ar­tık yeni bir eşiği aşarak reel olarak değerlenmeye başladı. Sayın TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin ko­nuşmasının zamanlaması bu açı­dan çok önemlidir.

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe’nin uyarısı - Resim : 1

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.172,26 0,28 %
Dolar 47,8818 0,13 %
Euro 55,4009 0,47 %
Euro/Dolar 1,1570 0,36 %
Altın (GR) 6.725,92 0,32 %
Altın (ONS) 4.376,30 0,58 %
Brent 87,2175 1,58 %