Türkiye İnovasyon Haftası ile gelecek yazılıyor
Türkiye, 21.yüzyılın akıl oyununda yalnızca sahnede değil kumanda koltuğunda olmak istiyor. Bu hedefin ete kemiğe büründüğü platformların başında, Türkiye İhracatçılar Meclisi öncülüğünde gerçekleştirilen “Türkiye İnovasyon Haftası” (TIW) geliyor.
2025’te 12’nci kez düzenlenen ve dün başlayan etkinlik, yalnızca teknoloji ve yeni proje tanıtımlarıyla değil; Türkiye’nin vizyon hamlelerinin sahnesine dönüşerek, yarını bugüne taşıma iddiasıyla öne çıkıyor.
TİM, inovasyonu sürdürülebilir ihracat artışının anahtarı olarak görüyor. Zirveden bir gün önce TİM Başkanı Mustafa Gültepe Ekotürk TV’deki “Dış Ticarette Gündem” programımıza konuk oldu. Vizyonuna her zaman hayranlık duyduğum başkanın sıkça vurguladığı gibi, amaç 2030’a kadar yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payını yüzde 20’ye çıkarmak. İhracata dayalı büyüme stratejisi artık ne kadar üretildiği kadar ne kadar katma değer yaratıldığı ile ölçülüyor. TIW, bu paradigmaya uygun biçimde ileri teknolojiden yüksek katma değere geçişi güçlü bir biçimde işliyor. Özellikle yapay zekâ, enerji, uzay teknolojileri, sürdürülebilirlik gibi eksenlerde kurulan paneller, Türkiye’nin AR-GE ve inovasyon yetkinliklerine dair bir fotoğraf sunuyor.
Benim de “Sanayide Yeşil Dönüşüm” konulu panelde konuşmacı olarak yer alacağım etkinliğin konuşmacıları arasında akademisyenler, girişimciler, kamu yöneticileri, uluslararası teknoloji liderleri bulunuyor. Bu çok katmanlı yapı üzerinden “çözüm odaklı inovasyon” çağrısı tekrarlanıyor.
İnovaLİG: Sadece bir yarışma değil, inovasyonun ölçüsü
TIW’nin kurumsal gövdesini taşıyan bir diğer araç da İnovaLİG. TİM’in inovasyon geliştirme programı olan İnovaLİG, başvuran firmaları inovasyon stratejisi, organizasyonel dönüşüm, inovasyon kaynakları ve sonuçları ekseninde değerlendiriyor. Her yıl İnovaLİG şampiyonları, TIW kapsamında ödüllendiriliyor. Bu firma bazında motivasyon, görünürlük ve sektörel saygınlık anlamına geliyor. Ayrıca program kapsamındaki firmalara kıyas analizi raporları da ücretsiz sağlanarak, inovasyon ekseninde kendi yerlerini test etme imkânı tanınıyor. İnovasyon haftası dolu dolu üç gün süren bir etkinlik. Öyle ki, iş dünyası, akademi ve gençlerin kesiştiği önemli bir ekosisteme dönüşmüş durumda.
Türkiye İnovasyon Haftası, 2025 yılında çok daha iddialı bir zemin hazırlığıyla “Tomorrow: Now (Gelecek: Şimdi)” temasıyla ve yapay zekâ odaklı olarak hazırlandı. Tanıtım sürecinde TİM Başkanı Mustafa Gültepe, “İnovasyon artık ertelenemez” mesajını öne çıkardı ve geleceğin artık beklenmediğini, kodlarda ve algoritmalarda yaşandığını vurguladı. İnovasyon Haftası’nın bugüne kadar 570 bini aşkın katılımcıya ulaştığı, on milyonlara erişim sağladığı belirtilirken, bu yılki etkinlik için beklenti çıtasının da bu rakamların üzerine çıkması yönünde. Etkinlikte 25 panel, 9 masterclass, 2 atölye, 2 hackathon ve bir çalıştay gibi kapsamlı bir program mevcut.
Temanın sürdüğü noktalar: Yapay zekâ, Deneyim ve Etki
Bu yılın teması “Tomorrow: Now”, “gelecek beklenecek değil yaşanacak şeydir” vurgusuyla seçilmiş durumda. Etkinlik içeriklerinde yapay zekâ’nın sanayi, eğitim, hukuktan savunma sanayine kadar geniş perspektiflerle ele alınıyor. “Yapay Zekâ ile Yeni Küresel Rekabet”, “Devlet Vizyonları ve Regülasyon”, “Yaratıcı Endüstrilerde AI Dönüşüm”, “Eğitim Mimarisinin Yeniden İnşası” gibi başlıklar da yine öne çıkıyor. Öte yandan, etkinliğin dijital ayağı da güçlü planlanmış durumda: LinkedIn anketleri, katılımcı içerik paylaşımları, sürpriz ödüller ve mobil uygulama üzerinden “yapay zekâ destekli öneri sistemi” ile katılımcıların ilgili oturumları keşfetmesi hedefleniyor. Sanat ve deneyim ekseni de bu yıl çağrı olacak bir başka çarpıcı unsur. Örneğin, Refik Anadol’un meditatif ve yapay zekâ elemanlı eseri “Sense of Healing”, TIW 2025 kapsamında İstanbul’da ilk kez sahnelenecek. Bu tür deneyim alanları ve fijital tasarımlar, ziyaretçilere sadece dinleyici değil, yaşayan deneyim olarak etkileşim sağlama imkânını da beraberinde sunuyor.
İnovasyon haftasından beklentiler bir hayli fazla. Yüksek katılım ve erişim, somut işbirlikleri ve projeler, sözde atölye ve panellerin ötesinde; prototip, iş modeli ve AR-GE projelerinin “uygulamaya dönüştüğü” noktalara tanık olabilmek, yerli aktörlerle birlikte dış paydaşların varlığı sayesinde Türkiye’nin inovasyon sahnesinde daha belirgin bir rol alabilmek ve projelerin devamlılığı ve izlenebilirlik ana beklentiler.
TIW 2025, “gelecek gecikemez” çağrısıyla geliyor. Yapay zekâ çağında inovasyonun ne zaman değil nasıl yaşanacağı sorusuna cevap aramak isteyen herkes için bir mihenk taşı olma iddiasında. Gözler İstanbul’da, Haliç’te olacak. Sadece ihracatçıların değil, her bireyin kaçırmaması gereken bu müthiş organizasyon için TİM’in önünde saygıyla eğiliyorum.