Türkiye işgücü piyasası son 1,5 yılda önemli ölçüde daraldı

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Geçen hafta açıklanan 2. Çeyrek işgücü istatis­tikleri istihdamın 155 bin arttığını gösterdi. Ancak bu artış önceki çeyreklerde yaşanan istih­dam kaybını telafi etmekten uzak kaldı. Bu aşama­da Türkiye işgücü piyasasının son 1,5 yılını mer­cek altına almakta yarar var.

İşgücü zirveye 35 milyon 771 bin ile 2024’ün son çeyreğinde ulaşmıştı. Bu aşamadan itibaren işgücü hem istihdam hem işsiz sayısındaki ka­yıplar sonucu azalma eğilimine girdi. 2. Çeyrek­teki sınırlı istihdam artışına rağmen halen 35 mil­yon 278 bin seviyesinde. Mutlak kayıp 493 bin. Bu kaybın 217 bini istihdamdan kaynaklandı. 130 bi­ni kadın 87 bini erkek. Kalan 276 bin de iş arayan­lardaki azalmadan geliyor. İşgücünde yarım mil­yona yakın mutlak kayıp sonucu Türkiye işgücü piyasası 18 ayda yüzde 1,4 oranında daraldı.

Çalışan sayısı azalırken çalışmayan sayısı artıyor

Bu daralma doğal olarak işgücüne katılım oran­larına da yansıdı. 2024’ün son çeyreğinde yüzde 54,1 olan işgücüne katılım oranı bu yılın 2. Çey­reğinde yüzde 52,7’ye geriledi. Erkeklerde katılım yüzde 71,9’dan 70,6’ya kadınlarda yüzde 36,7’den 35,3’e indi. Kadınlarda göreli olarak azalma daha şiddetli. 18 ay önce yüzde 49,5 olan istihdam ora­nı da yüzde 48,5’e düştü. Basitleştirirsek, 15 yaş üzeri her 1000 kişiden 495’i çalışıp kendine ve çalışmayan 505 yetişkine bakarken şimdi 485 ça­lışan 515 yetişkine bakmakla yükümlü.

İşsizlik azalırken işgücü piyasasının daral­ması neden endişe verici bir gelişme olsun? Ni­tekim işsizlik oranı 18 aylık süre zarfında yüzde 8,6’dan 7,9’a geriledi. İktidar da medya da bu raka­ma odaklanıp işsizlik cephesinde “her şey yolun­da” havasına giriyor. Aslında işsizlik oranında dü­şüş, istihdam azalırken işsiz sayısının daha güçlü bir şekilde azalmasının matematik sonucu; övü­nülecek bir yanı yok.

Kalkınmada zaman kaybı

Oysa Türkiye gibi çalışabilir nüfusun artmakta olduğu ve ekonomik kalkınmışlık çıtasının halen epey uzağında olan bir ülke için işgücüne katılım oranının azalması ekonomik kalkınmanın nispe­ten yüksek bir tempoda devam etmesinin önünde ciddi bir engel. 21. Yüzyıla girerken kadın katılım oranımız yüzde 20’nin biraz üzerindeydi. Bu dö­nemden itibaren büyük ölçüde genç kadın kuşak­larda eğitim düzeyinin yükselmesi sayesinde kadın katılım oranı sürekli artıştaydı. Gelişmiş ülkeler li­ginin en alttaki ülkelerinde bile kadın katılım oranı yüzde 60’a yakındır. Daha gidilecek yolumuz vardı ama en azından umutluyduk.

Kadınların işgücüne katılımında tempo önce yavaşladı ardından 18 ay önce durdu. Bu dönemde ekonomik büyüme de önce yüzde 3,5 civarına ar­dından bu yılın ilk 3 ayında yüzde 2,5 gibi çok dü­şük bir düzeye indi. İstihdam artışına bakarak ye­niden yüzde 3,5 civarına gelmiş olması sürpriz olmaz. Bu çok yetersiz bir büyüme oranı. Kadın ka­tılımında, son tahlilde de ekonomik kalkınmada ciddi bir zaman kaybına uğradığımız ortada.

İşgücünde azalma devam eder mi?

2. Çeyrekte normale dönüş olduğunu belirt­miştim. Hatırlatmak gerekirse istihdam 155 bin artarken iş arayan sayısı da 84 bin azaldı. Böyle­ce işgücünde 71 binlik bir artış oldu. Bu noktada şu soruyu sormamız gerekiyor. Bu geçici bir du­rum mu yoksa işgücü piyasası yeniden genişleme sürecine mi döndü? Bu soruya güvenilir bir yanıt vermek için işgücü piyasasının neden uzunca bir süre daraldığını anlamak gerekiyor. Daralma ma­lum istihdam ve işsiz kanalarından geldi. İstih­damdaki azalma konusunda sektör dinamikleri­ne bakarak bir fikir edinebiliriz. İşsiz sayısındaki azalma için ise mikro verilere bakmak şart.

Önce tarımı bir kenara ayıralım. 18 ayda kayıp 294 bin (yüzde 6,1). Tarımda istihdam yapısal ola­rak azalıyor ancak bu kadar kısa bir sürede bu ka­dar büyük bir kayıp normal değil. 2. Çeyrekte tarım istihdamında kayıp durmuş görünüyor. Birkaç çey­rek daha izlemek gerekiyor. İstihdam kaybı büyük ölçüde sanayiden geldi. Bu sektör 253 bini kadın 170 bini erkek olmak üzere toplamda 423 bin (yüz­de 6,2) çalışanını kaybetti. Kayıplar devam ediyor. 1. Çeyrekten 2. Çeyreğe bu sektörde toplam istih­dam kaybı 122 bin. İnşaatta COVID sonrası büyük istihdam artışları yerini duraklamaya bırakmış va­ziyette. İstihdamda büyük bir çöküntü yaşanması­nı engelleyen sektör hizmetler. 18 ayda toplam artış 493 bin. Bu artışın 242 bini yani neredeyse yarısı 2. Çeyrekte gerçekleşmiş.

Sektör istihdamındaki bu gelişmeler bana göre üç şey söylüyor: 1) Sanayide istihdam kaybı devam edecek. Sanayi kesiminin temsilcileri alarm zilleri­ni boşuna çaldırmıyor. 2) Çok büyük ölçüde konut kesiminden oluşan İnşaat istihdamında durgunlu­ğun devam etmemesi için bir neden göremiyorum. 3) Geriye hizmetler kalıyor. Ne oldu da hizmetlerde Nisan-Haziran döneminde büyük bir istihdam ar­tışı yaşandı doğrusu bilmiyorum. Büyüme rakam­ları belli olduğunda daha iyi görebiliriz. Ama şahsi kanaatim geçici olduğu yönünde.

Son söz olarak büyük ekonomik kriz ya da pan­demi olmayan zamanlarda ilk defa karşılaştığımız işgücü piyasasında daralma olgusuna gereken dik­kati vermemizin şart olduğunu söylemek isterim.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 13.447,55 -3,20 %
Dolar 48,6579 0,06 %
Euro 56,1968 0,10 %
Euro/Dolar 1,1540 -0,01 %
Altın (GR) 6.759,30 0,80 %
Altın (ONS) 4.329,96 0,83 %
Brent 104,48 -0,41 %