Türkiye yaşlı toplum olmaya hazır değil

Yasemin SALİH
Yasemin SALİH İYİLİK FABRİKASI yasemin.salih@dunya.com

Dünya Sağlık Örgütü, “yaşlı toplum’ tanımını, “Toplam nüfusun içinde 65 yaşından büyük kişilerin oranı yüzde 7’yi aşmış toplumlar” diye yapıyor. “Çok yaşlı toplum” ise bu oran yüzde 10’u geçtiğinde kullanılıyor. TÜİK’in Mart 2021 verilerine göre Türkiye’de 65 yaş üzeri nüfusun toplumun yüzde 9,5’ine ulaştı. Yani biz “yaşlı toplum” sınırını çoktan aştık, “çok yaşlı” toplum olmamıza da ramak kaldı. Öte yandan istatistiklerde toplam doğurganlık hızının da giderek düştüğü görüldü. TÜİK verilerine göre 2001’de toplam doğurganlık hızı 2,38 çocuk iken, 2020’de 1,76 çocuğa düşmüş durumda. Bu hızın AB ortalamasında 1,56 olduğu düşünülürse Türkiye, önemli avantajlarından biri olarak gösterilen “genç nüfus” kartını çoktan kaybetmiş görünüyor.

Bu gidişatın Türkiye’nin ekonomik gelişimine etkisiyle ilgili pek çok araştırma var ancak biz bu yazıda, ekonominin yaşlı nüfusa etkisini masaya yatıracağız daha çok. Çünkü tüm çalışmalar gösteriyor ki, ekonomisi zenginleşmeden nüfusu yaşlanan ülkelerde hem sağlık yükü daha fazla oluyor hem de yaşam kalitesi düşüyor. İşte tam da bu gerçeklerden yola çıkan AGESA, “Yaşı Yok” mottosuyla kaliteli yaşlanmayı sahiplenen çalışmalar yapıyor. Yaşı Yok projesi ile kaliteli yaşlılığa dair birçok çalışma yürüttüklerini belirten AGESA Pazarlama ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Roşan Dilek, bugüne kadar yaklaşık 300 bin kişiye dokunduklarını belirtiyor.

Eşitsiz yaşlanmaya dikkat!

“Her yaşta dolu dolu yaşa” sloganıyla yürüttükleri çalışmaların özellikle pandemi döneminde yaşlı nüfusun uğradığı ayrımcılıkla daha da anlam kazandığını belirtiyor Dilek. Türkiye’nin yaşlı bir toplum haline geldiğini ancak ne sistem ne de bireyler bazında yaşlanmaya hazır olmadığını vurgulayan Dilek, tam da bu nedenle “Türkiye’de Yaşlılık Tahayyülleri ve Pratikleri Araştırması” yaptıklarını anlatıyor. Araştırmanın dikkat çekici sonuçları var. Türkiye de ekonomik olarak aktif kabul edilen 15-64 yaş grubuna dahil kişilerin sayısının 2040’a kadar artacağı ve sonrasında ise azalacağına dikkat çekilen araştırmada yaşlanmayla ilgili en büyük handikaplardan biri, gençlerde giderek istihdam güvencesinin azalması olarak gösteriliyor. “Bu bakımdan değerlendirildiğinde, genç kuşaklar arasındaki yüksek eşitsizlik riskinin gelecek 50 yıl içinde eşitsiz yaşlanmaya neden olacağı anlaşılıyor” denilen rapor, üniversite mezunlarının her geçen yıl daha düşük ücretlerle istihdam edilmelerinin, yaşlanma sürecindeki olumsuz etkilerden biri olacağına dikkat çekiyor. Yaşlı nüfusun refah düzeyinin düşük olduğuna vurgu yapılan raporda, zenginleşemeden yaşlanan Türkiye’de kuşaklar arası çatışmaların daha derinden yaşanma riski olduğu da vurgulanıyor.

‘Yaşlılık Fonu ile destek veriyoruz’

AGESA’nın yaptığı bu araştırma, kaliteli yaşlılıkla ilgili yeni çalışmaların “Her Yaşta” projesine eklenmesine neden olmuş. Kurulan portalda bugüne kadar 300 binden fazla kişiye ulaştıklarını belirten Pazarlama ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Roşan Dilek, “Kurum içi eğitimlerle yaklaşık bin kişiye eriştik. Sosyal medya hesaplarımızdaki canlı yayınları 20 binin üzerinde kişi izledi. Ayrıca şirket içinde “Her Yaşta Gönüllüleri” ekibini kurduk. Farkındalık kampanyalarımız sosyal mecralarda 31,3 milyon kez izlendi” diyor.

Türkiye’de yaşlılığı sahiplenen ilk şirket olduklarını belirtiyor Roşan Dilek. Yaşlanmayla ilgili toplumdaki negatif algıyı kırmak gerektiğinin altını çizerek, fiziksel ve psikolojik boyutlarıyla yaşlıların toplumda yer bulmaları gerektiğini söylüyor. Şirket özellikle pandemi döneminde çeşitli işbirlikleriyle yardım ve bağış projeleri gerçekleştirmiş. Dilek, fiziki yardımların yanı sıra en büyük etkinin psikososyal destek ekipleriyle verilen desteklerle görüldüğünün altını çiziyor. Diyor ki, “Yaklaşık 600 kişiye psikolojik destek sağladık. Aldığımız tepkiler her şeye değerdi.”

AGESA şimdi Türkiye’nin ilk yaşlılık rehberini çıkarma hazırlığında. Bunun dışında 60 yaş üzeri bireylerin hayatlarını iyileştirmeye odaklanan sivil toplum kuruluşlarına da destek veriliyor. Roşan Dilek, bu amaçla Her Yaşta Fonu oluşturduklarını anlatıyor. Fon aracılığıyla bugüne kadar 400 bin TL’lik kaynak STK’lara aktarılmış.

Dört koldan kaliteli yaşlılık projeleri

AGESA, “Her Yaşta Fonu” kapsamında sivil toplum kuruluşlarıyla projeler yürütülüyor. Bunlardan biri olan BİRİZ, 60 yaş üzeri bireylerin psikolojik iyilik hallerini güçlendirmek için çalışacak. Diğer kuruluş olan Hayat Boyu Hayata Destek ise demans simülatörleri yaparak, demansın daha iyi anlaşılması için proje yürütecek. Türkiye Alzheimer Derneği ile de yaşlı yakınlarına ve bakıcılara eğitim verilecek, rehberlik yapılacak. Ayrıca yaşlı dostu mekanlar yaratmak üzere yürütülen projeler de destekleniyor. Şirket, fonun önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaşmasını hedefliyor.

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Yumurta B planım 25 Ekim 2021