Türkiye’de sosyal ağ sağlayıcılara uygulanan reklam yasakları ve devamı

Serbest Kürsü
Serbest Kürsü

Av. Begüm Yavuzdoğan Okumuş - GÜN+PARTNERS

Ülkemizde son dönemde Sosyal Medya Yasası olarak da bilinen 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile sosyal ağ sağlayıcılara ilişkin getirilen yeni hükümler 1 Ekim 2020 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

5651 sayılı Kanun’da yapılan son değişikliklerden bugüne sosyal ağ sağlayıcılara getirilen yeni yükümlülükler ve yaptırımlar gündemden düşmedi. Son olarak, 19 Ocak 2021 tarihinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) kendilerine daha önce iki kez idari para cezası verilen ve fakat temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü kanuni süresi içinde yerine getirmeyen Pinterest Inc., Twitter Inc. ve Periscope adlı sosyal ağ sağlayıcılarına yönelik reklam yasağı kararı aldı ve ilgili kararlar Resmi Gazete’de yayımlandı. 18 Ocak 2021 tarihinde Türkiye’de temsilci atama kararlarını bildiren Facebook ve Instagram ise reklam yasaklarının kapsamında yer almadı.

Pinterest Inc., Twitter Inc. ve Periscope’a getirilen reklam yasakları çerçevesinde, Türkiye’de mukim vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişiler tarafından söz konusu şirketlere yeni reklam verilmesi yasaklanmış, bu kapsamda ilgili sosyal ağ sağlayıcıya reklam verilmesi amacına yönelik olarak yeni sözleşme kurulamayacağı ve buna ilişkin para transferi yapılamayacağı belirtilmiştir. Bu gelişmeler ışığında, Türkiye'de ilgili paydaşların yeni projeler için sosyal ağ sağlayıcılarıyla işbirliğinde tereddüt yaşadıkları, halihazırda devam eden sözleşmelerinin geçerliliği ve ilerleyen süreçte nasıl bir uygulama takip etmeleri gerektiği hususunda soru işaretleri taşıdıkları görülmektedir.

BTK kararlarında, reklam yasağının uygulanmasını sağlamak ve karara uyulmaması halinde gerekli işlemleri yapmak üzere konunun ilgili sorumlu kamu kurum ve kuruluşlarınca da takip edilmesine karar vermiştir.

Şimdi gözler kararların alınmasını takiben 3 ay içerisinde temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi durumunda Sulh Ceza Mahkemesi’ne başvuru ile gündeme gelebilecek olan internet trafiği bant genişliğinin %50 ila %90 oranına kadar daraltılmasının söz konusu olup olmayacağı hususunda. Zira bireyler tarafından haber alma ve iletişim aracı olarak kullanılan bu gibi platformlara erişimin zorlaştırılmasına sebebiyet verecek olası bir yaptırımın, anayasal ve evrensel bir hak olarak, demokratik toplumun temellerinden olan haberleşme ve ifade özgürlüğünü sınırlayıcı etkileri ile bireyler nezdinde hak ihlali yaratacağı ve hukuka uygunluğunun tartışmaya çok açık olacağı aşikardır.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar