“Türkiye’nin yeni hikayesi sağlık olacak”

Handan Sema CEYLAN
Handan Sema CEYLAN YERELDEN KÜRESELE handan.ceylan@dunya.com

Başlıktaki bu iddialı söz Aksoy Holding CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Batu Aksoy’a ait… Aksoy aynı zamanda Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Üyesi ve Kalkınma Politikaları Yuvarlak Masası Lideri. CEO Batu Aksoy, “Sağlık başlı başına Türkiye’nin döviz getirme alanı. İhracattan farkı yok. Türkiye’nin bir sonraki hikayesi ne olacak derseniz, sağlık derim” şeklinde konuşuyor. Aksoy ve Turcas gibi iki önemli holding yapısıyla hareket eden ve amiral gemileri petrol ve enerji olan şirketler gruplarının yeni yatırım alanları arasında ise uluslararası ticaret, nitelikli gayrimenkul ve nitelikli sağlık turizmi var. Bodrum Tilkicik Koyu’nda 75 bağımsız villadan oluşan ve The Ritz-Carlton Residences’a işletme devri yapılan 200 milyon Euro’luk projelerinin yanında Aksoy, İstanbul Sarıyer’de büyük bir kür merkezi yapma hazırlığında.                     

DÜNYA’ya konuşan Aksoy Holding CEO’su Batu Aksoy, “İki holdingli bir yapımız var. Birisi Aksoy, diğeri Turcas. Aksoy’un altında gayrimenkul ve turizm projeleri var. Turcas, enerji ve akaryakıt… Bir de uluslararası iş kolumuz var. Pandeminin ortasında Nijerya’ya gittik orada yerel bir isimle ortaklık kurduk. Afrika’nın Türkiye için çok büyük potansiyel arz ettiğini düşünüyorum. Sürekli yatırım yapma gibi derdi olan bir grup değiliz ama doğru yerde doğru yatırımı yapabilecek becerimiz ve kredibilitemiz var. Şu anda nitelikli sağlık turizmini çalışıyoruz” diyor.

Wellness ve Medical Center’ları birleştirecek proje

Aksoy, “Türkiye için bir sonraki hikaye ne derseniz, sağlık turizmi derim. İhracattan hiçbir farkı yok. Türkiye’nin önemli bir döviz getirme alanı. Bu konuda da oldukça iyiyiz” şeklinde konuşarak yeni yatırımları ile ilgili de şu ipuçlarını veriyor: “Biz de bu alanda yatırım yapmaya hazırlanıyoruz. Yapmak istediğimiz hastane değil, Welness Center’larla Medikal Center’ların birleşimi olan biraz örnek bir proje. Avusturya, İsviçre, Almanya’da benzerleri var. A++ hizmet vereceğimiz bir kampus yapmayı planlıyoruz. 65-70 çok lüks odası ve villaları olacak. Bir haftalık, iki haftalık kür programları, detox programları yapacağız.”            

Rumeli Feneri yakınında…

Aksoy yatırımlarının adresini de veriyor: İstanbul Sarıyer… “Sarıyer’de 65 dönümlük kendi mülkümüz var. Biz de Sarıyerliyiz, seviyoruz Sarıyer’i” diyor Aksoy ve “Rumeli Feneri tarafları ama İstinye Park’a 25 dakikada gidebiliyorsunuz. Doğayla ve denizle iç içe. Hem üçüncü köprüye hem yeni havalimanına, hem şehre yakın. Türkiye’ye böyle bir şey kazandırmak istiyoruz. Yaptığımız her proje kendi imzasını bulunduğu yere attı. Bu da bir imza proje olacak. Bir turistin İstanbul’da ortalama kalış süresi 1,5 gün. Çok düşük. Bunu ortalama 3’e çıkartırsak, İstanbul’un turizm gelirlerini de ikiye katlamış olacağız. Tek projeyle elbette olmaz ama bu önemli katkı sağlar. İstanbul’u dünyada bilmeyen yok. Ama şu anda mesela Galata- Port yapılıyor. Çok önemli” şeklinde konuşuyor. 

 Erdal Aksoy’un yüzme keşfi…        

Bizim Tilkilik Koyu’na komşu bir yazlığımız vardı. Babam Erdal Aksoy da uzun yüzmeyi seviyor. Her gün kilometrelerce yüzer. Hatta ablamın oğlu Kaan yüzme dersleri alırken, babam da ‘nefesim bana uzun süre yetsin’ diye torunu ile birlikte yüzme dersi aldı. Her yaşta öğrenmeye açık, ego yapmayan biridir. 2013’te yüzerken buradaki çorak yarım adayı görüyor. Türkiye’de de dünyada da o zaman ekonomi daha motive edici. Ablamla İstanbul’daydık, bizi aradı ve heyecanla ‘Burayı alalım ve çok güzel bir proje yapalım’ dedi. Biz de o zaman enerji projelerine odaklanmıştık. ‘Çok yoğunuz zaten, dertsiz başımıza dert almayalım, müteahhit de değiliz’ dedik. Ama biz babam, ablam ve ben hep konsensüs ile iş yaparız. Birbirimizi ikna ederiz, ikna oluruz… “Biz burayı almazsak, başkası gelir alır, daha kötü bir şey yapılır” dedi. Burada çoklu sahiplik vardı. Hepsini satın alınca bütünselliği korumuş olduk. Holdingimizin içinde bir Gayrimenkul Direktörlüğü kurduk. Gayrimenkulde çok deneyimli bir ekiple çalışmaya başladık. İzinler, ruhsatlar, mimari ile ilgilendik. 2015 Ağustos’unda buranın inşaatına başladık.               

Pandemide gaza bastık     

126 dönümlük yerde 75 bağımsız residence’tan oluşan bir A++ inşaata başladık. Kullanılan tik ağacı, mutfak gereçleri, banyolar en üst sınıf. Ama Bodrum gibi bir yerde inşaat yapmak kolay değil. Yaz döneminde burada 5 ay inşaat yapma yasağı var. Başka yerde 2 yılda bitireceğiniz inşaatı burada 4 senede bitiriyorsunuz. Yatay yapılaşmaya gittik. Bize tanınan limiti kullanmadık. İnşaatları arazinin yapısına peyzajı Bodrum’un bitki örtüsüne göre yaptık. Pandemi başladığında projenin yüzde 95’ini tamamlamıştık. Ama her projenin son kalan yüzde 5’lik kısmı en zor kısmıdır. İnce işler kalmıştır. Herkesin eve çekildiği bir dönemde biz gaza basma kararı aldık. İyi ki de almışız. Pandemi ile birlikte tüm dünyada izole yaşama talep arttı. Böyle müstakil, böyle denizi, kumsalı, plajı, servisi, temiz havası olan bir yer istemeye başladık. Türkler de projeye rağbet gösterdi. Uçuşlar açılınca yabancılar da geldi. “Dünyaya bir kere daha mı geleceğim” diyen insanlar, hayatları için böyle güzel bir harcama yapabildiler. Ruslar, Azeriler, Araplardan alışığız. Ama Avrupalı da kendi konforu için bu parayı harcamaya başladı. 75 villanın 50’yi aşkınını sattık.             

Siteyken küresel markanın parçası oldu        

Conrad İstanbul Bosphorus’u 1992’de işletmeye açtık. Özal teşvikiyle hem İstanbul’da hem de Antalya’da oteller açılıyordu. O furyanın en ikonik oteli Conrad’tır. Ana işimiz değil ama iyi bir otel yatırımcısıyız. 30 yıllık bu deneyim bize uluslararası markalarla çalışma anlayışı kazandırdı. Tilkicik Koyu’ndaki projemizin ismini Epique Island koymuştuk. Epique, destansı demek. ‘Burasını bir dünya markası yapabilir miyiz’ dedik. Conrad, Hilton’un üst markasıdır, Ritz Carlton da Marriott grubunun üst markası. Ritz’le görüştük. Ritz Carlton Residences onların otele bağımlı olmayan mesken projelerini yönetme markası. Epique, ABD dışında Ritz’in ilk projesi. Geldiler burayı gördüler ve çok beğendiler. 30 yıllık bir sözleşme ile buradaki hizmet kalitesini biz de garantiye almış olduk. Burası bir siteyken, artık küresel bir markanın parçası oldu.     

2 bin kişilik dev istihdam ordusu

 Holdingimiz ve iştirakleri 2 bin kişiye istihdam sağlıyor. Dolaylı olarak 15 bin civarı. Petrol ve enerji ana alanlarımız Shell & Turcas Petrol AŞ’nin Türkiye genelinde 1.100’ü aşan Shell markalı akaryakıt istasyon ağı, 15 akaryakıt terminali ve Derince’de bulunan madeni yağ üretim tesisi var. Bu sayede 2020 gibi bir pandemi yılında 4,2 milyon ton otomotiv yakıtı ve madeni yağ satışı ile 34,5 milyar TL net satış hasılatı elde ettik. Alman enerji devi RWE AG ile kurduğumuz ortak girişim şirketi RWE & Turcas Güney Elektrik Üretim AŞ. bünyesinde 800 MW kurulu güce sahip Denizli Doğalgaz Kombine Çevrim Elektrik Santrali’ni 2013’te devreye aldık. RWE & Turcas, 2020’de 1,55 milyar TL net satış hasılatı elde etti. Aydın’da 18 MW kurulu güce sahip Turcas Kuyucak Jeotermal Enerji Santrali’nin sahibi ve işletmecisiyiz. Santralımız 2020’de 64 milyon TL net satış hasılatı elde etti. Aksoy Enternasyonal Ticaret AŞ’nin iştirakleri Aksoy Middle East ve Aksoy Nigeria ile de uluslararası ticarette iddialıyız.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar