Türkiye'ye gelen yatırım azalıyor, dışa yönelim artıyor

Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

Reformların sürdüğü 2007 yılına kadar Türkiye’ye doğrudan sermaye girişi arttı. 2008 krizi sonrası ise giden yatırımların oranı gelen yatırımların yüzde 30’larına kadar yükseldi. Yeniden sermaye girişi için hukukun üstünlüğüne uygun reformlardan başka çare bulunmuyor.

Türkiye’de reformların ve AB’ye tam üyelik çalışmalarının hızlandığı 2008 yılı öncesinde gelen yatırımlar yılda 20 milyar doların üstünde seyrederken, yurt dışına giden yatırımlar 1-2 milyar dolar düzeyindeydi. 2007 yılında 22 milyar 47 milyon dolarlık doğrudan yatırım alırken, yurt dışına 2.1 milyar dolar yatırım yapıldı. Son 15 yılda gelen yatırımlar giden yatırımların üstünde. Ama şimdi bu eğilimin değişmekte olduğu görülüyor. Gelen doğrudan yatırımlar 20 milyar dolar düzeyinden 10 milyar dolara inerken, yurt dışına giden yatırımların 5-7 milyar doların üstüne çıkmaya başladığı gözleniyor.

Arkadaşımız Mehmet Kaya’nın TOBB’un düşünce üretme kuruluşu TEPAV‘ın verilerine dayalı olarak yaptığı haber- analizde, Türkiye’nin reformlarla şekillendiği dönemde giden yatırımlar, gelenlerin ortalama %15’i düzeyindeyken, 2008 Krizi sonrası bu oranın tersine değiştiği ortaya çıkıyor. 2014’de oran %53 düzeyine dek çıkıyor. Oysa bu oran 2006- 2007 döneminde %4.5-9.5 düzeyindeydi. 2019’da bu oran %32, nihayet geçtiğimiz yıl 2020’de ise yükseliş eğilimini sürdürerek %41 olarak kaygılandırıcı bir düzeye çıktı. Ayrıca değişen bir başka olgu, gelen yatırımlar içerisinde sabit sermaye yatırımları yerine, gayrimenkul yatırımlarının öne çıkması…

Türkiye’ye gelen doğrudan yatırımlar azalırken, yurtdışına açılan yatırımların artıyor olması, hukukun üstünlüğü konusuna bağlı. Cumhurbaşkanlığı’nın hukuk ve ekonomi alanında reform yapmaya hazırlanmasının bu açıdan çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bunun kadar Türkiye’yle STA (Serbest Ticaret Anlaşması) imzalamayan ülkeler nezdinde STA girişimlerinde bulunulması önemli olacak.

Doğrudan yabancı sermaye girişini yeniden 20-30 milyar dolar düzeyine çıkarabilmesinde güven ve ‘hukukun üstünlüğü’nün önemli olduğunu unutmadan, bu yoldaki reform çalışmalarını AB normlarına uygun olarak yürütmemiz gerektiğini düşünüyorum.

GÜNÜN NOTU:
ABD’nin yeni Başkanı Biden’ın yarın yapılacak devir teslim töreni için alınan güvenlik önlemleri, başkent Washington’u bir korku imparatorluğunun merkezi konumuna dönüştürdü.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar