Türkiye’yi yaban mersini üssü yapacak
Yalova merkezli agritech girişimi Alova Farm, Letven Capital’in desteğiyle ileri teknolojiye dayalı topraksız tarım yatırımlarını büyütüyor. Şirket, 2026 sonunda 200 bin saksıya ve yıllık 1.000 ton üretime ulaşarak Türkiye’deki yaban mersini üretiminin yüzde 10’unu tek başına karşılamayı, Türkiye’yi küresel tedarik zincirinin önemli üretim üslerinden biri haline getirmeyi hedefliyor.
Küresel gıda pazarında “süper gıda” ve sağlıklı yaşam trendlerinin yükselişiyle birlikte, yüksek katma değerli tarım ürünlerine olan talep dünya genelinde agresif bir büyüme sürecine girdi. Bu pazarın en stratejik ürünlerinden biri haline gelen ve küresel hacmi kısa sürede 6 milyar dolardan 13 milyar dolara koşan yaban mersini, Türkiye’de de geleneksel tarım modellerini agritech ve finansal sermaye ile dönüştüren ana kaldıraç rolünü üstleniyor. Bu küresel dalgayı arkasına alarak Yalova’da kurulan ve ileri teknoloji odaklı topraksız tarım altyapısıyla öne çıkan Alova Farm, Türkiye’yi küresel tedarik zincirinin merkezine taşımayı hedefleyen vizyoner bir agritech projesi. Girişimin kurucusu Levent Sarılgan’ın serüveni ise tam bir vizyon dönüşümü hikayesi. Erken yaşta emekli olup 6 yıl boyunca deniz üstünde yaşadıktan sonra rotasını toprağa çeviren ve 10 dönümlük bir çilek serasıyla tarıma adım atan Sarılgan’ın yolu, Türkiye’nin tarım odaklı en büyük GSYF portföyünü yöneten Letven Capital ile kesişti. Amerika’ya yerleşme kararı arifesindeyken Letven Capital Genel Müdürü Kamil Kılıç’ın “Kal ve kavgaya devam et” desteğiyle rotayı tamamen yaban mersinine çeviren Sarılgan, aldığı bu finansal ve stratejik güçle bugün dünya devleriyle aynı masada Türkiye tarımı için yeni bir ekosistem inşa ediyor.
“İlaçlı üretim yapanlarla rekabet edemedim”
Alova Farm Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sarılgan, bu büyük kırılma noktasını ve girişimcilik serüvenini şu sözlerle özetliyor: “Topraksız tarımla kaliteli çilek üretirken, ilaçlı üretim yapanlarla fiyat rekabetine giremediğim için bu işin sürdürülebilir olmadığını gördüm ve büyümeme kararı aldım. Kaliteli ‘berry’ çeşitlerinin Türkiye’deki kaçak üretim ve lisans ihlalleri nedeniyle ülkeye verilmediğini öğrenince yönümü tamamen yaban mersinine çevirdim. Amerika’ya yerleşmeyi düşündüğüm bir bezginlik döneminde internette Letven Capital’i buldum. Genel Müdür Kamil Bey ile görüştüm; yaban mersini potansiyelini anlattım. Kendisi bana ‘Kal burada, kavgaya devam et’ diyerek destek oldu. O dönem McKinsey’de çalışan oğlumun ‘Buradan kendine devasa bir hikaye yarat’ tavsiyesi ve hazırladığı sunumla bu ortaklığa ikna oldum.”
3 yılda 5 bin saksıdan 125 bin saksıya ulaştık
“İlk başladığımızda topu topu 5 bin saksımız vardı. Aradan sadece 3 yıl geçti ve bugün tam 125 bin saksıya ulaştık” diyen Levent Sarılgan, şirketin büyüme yolculuğunu, üretim süreçlerini ve hedeflerini şu sözlerle aktarıyor: “2026’nın sonunda hedefimiz 200 bin saksıyı yakalamak. Bu rakamlar iki yıl sonra tam 1000 ton meyve demek! Türkiye’de üretilen toplam yaban mersininin yüzde 10’unu tek başımıza karşılamak ve dünyadaki en büyük ilk 10 kuzeyli meyve üreticisinden biri olmak demek. Dünyada bu işi domine eden Sekoya grubunun pazarda en büyük paya sahip ve dünya genelinde sadece 13-14 tane özel üyesi bulunuyor. Kurduğumuz alanı artık dünyaya ‘örnek bahçe’ olarak gösteriyorlar. Bulgaristan ve Romanya’dan üreticiler bahçeyi incelemeye geldi. Bizim Amerikalı ortağımız North Bay de Sekoya’nın o 14 özel üyesinden biri. Eğer hedeflediğimiz gibi 200 bin saksıya ulaşırsak, North Bay’in dünyadaki 32. üyesi olarak aralarına katılacağız. Yalova’dan çıkıp dünya devlerinin masasına oturmak hem bizim hem Türkiye tarımı için çok büyük bir değer. Asıl hayalimiz üretimi parça parça birleştirerek 500 dönüme çıkarabilmek; bu da 250 bin saksı ve 1500 ton meyve demek.”

Hedef; yaban mersini üretimini 100 bin tonlara çıkarmak
2 milyon dolara paketleme tesisi kurduklarını ve İspanyol Elifab’ın yapay zekâ destekli sınıflandırma sistemi kullandıklarını dile getiren Sarılgan, sözlerine şöyle devam etti: “Meyveler boyut, renk, sertlik ve yüzey kalitesine göre milimetrik hassasiyetle analiz ediliyor. Bu cihaz, 8 ay tam kapasite çalıştığında Türkiye’nin tüm yaban mersinini tek başına paketleyebilecek boyutta ve yıllık 8.000 tonluk ihracata aracılık edecek. Geçen sene iç pazarda talep yüzde 35 artarken, üretim sadece yüzde 15 artabildi; tonaj talebe yetişemiyor. Henüz 25 bin saksı seviyesindeyken dünya devi Lidl bizi ziyaret etti ve yıllık 5 bin ton mal istedi. O an hızla ölçeklenmemiz gerektiğini anladık. Asıl büyük hedefimiz; şu anda 8-10 bin ton civarında olan Türkiye’deki yaban mersini üretimini 100 bin tonlara çıkarmak. Sektör dünyada yüzde 30 büyürken yaban mersini pazarı 6 milyar dolardan 13 milyar dolara koşuyor. Sağlıklı ve uzun yaşam (longevity) trendi ürüne talebi agresif şekilde artırıyor. 2030 yılından sonra iç pazarda fiyatlar dengelendiğinde, yaptığımız anlaşma gereği küresel partnerimiz Amerikalılar ürettiğim bütün malı satın almak zorunda. Türkiye’nin en iyisiyiz demek istemiyoruz. Dünyanın en iyileri arasında yer almak istiyoruz.”
Mevcut 400 dönümlük üretim alanının aşamalı olarak 1.000 dönüme çıkarılmasıyla birlikte, Türkiye’nin küresel yaban mersini pazarında Peru’dan sonra dünyanın en büyük üreticisi olması amaçlanıyor. Markanın tüm üretim süreçlerini ve katma değerli tarım potansiyelini kayıt altına alan aylarca süren titiz bir belgesel çalışması da tamamlanmış durumda.
150 milyon dolarlık fon geliyor
Letven Capital Genel Müdürü Kamil Kılıç, dünyanın en büyük tarım teknolojileri hızlandırma programıyla ortaklaşa, Türkiye merkezli yeni bir fon oluşturduklarını ve bu fonun bir ayağının da Lüksemburg’da olacağını açıkladı. Kılıç, sözlerine şöyle devam etti: “Temel amacımız, Türkiye’de geliştirilen yerli tarım teknolojilerini yurt dışına taşımak, küresel arenadaki gelişmiş teknolojileri de buraya getirerek çift yönlü bir köprü kurmak. Yakın zamanda bu ortak fonu resmi olarak hayata geçirmiş olacağız. Henüz bu teknoloji fonu için net bir büyüklük telaffuz etmedik. Fakat ABD’li bir ortak ile 150 milyon dolarlık bir fon kurmak için ilerliyoruz. Buradaki hedefimiz de en az o kadar agresif ve küresel olacak.”
3 yılda 15 milyon dolar yatırım yaptık
Letven Capital Genel Müdürü Kamil Kılıç, şirket olarak Alova’ya 3 yılda 15 milyon dolarlık yatırım yaptıklarını belirtti. Kılıç, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye’nin yaban mersini üretiminde muazzam bir kapasitesi var; kuzey şeridinde yer alan 8 ilimizde bu üretimi hakkıyla kurguladığımız takdirde, sadece 4 yıl içinde 200 bin ton üretim hacmini rahatlıkla yakalarız. Biz Letven Capital olarak, pazarın yüzde 20’sini kontrol edecek şekilde yaygın bir yapı kuruyoruz. Bünyemizdeki Ecofolio adında kitle fonlama şirketimizle, küçük yatırımcıyı da en az 25 dönümlük ölçeklerle bu büyük oyunun içerisine dahil etmeyi amaçlıyoruz.”
Kılıç, küresel ölçeği yakalayabilmek için Alova’nın hemen yakınında yer alan 600 dönümlük bir araziyi bu ekosistemi kendileriyle büyütecek yatırımcılarla birlikte hayata geçirmek istediklerini ifade ederek, “Küresel öngörülere baktığımızda, önümüzdeki 10 yıl içinde dünyadaki toplam meyve-sebze sektörü ticaret hacminin 600 milyar dolardan 800 milyar dolara yükseleceğini görüyoruz. Sektör genelinde yüzde 30’luk bir büyüme beklenirken, yaban mersini tarafında bambaşka bir kırılma yaşanıyor. İki yıl öncesine kadar 6 milyar dolar seviyesinde olan yaban mersini pazarı, çok kısa sürede 13 milyar dolara doğru koşuyor. Yani meyve-sebze sektörü yüzde 30 büyürken, yaban mersini sektörü yüzde 100’ün üzerinde bir büyüme kaydedecek” diye konuştu.