Üç fabrikadaki izlenimlerim
Geçen hafta içinde toplantı için gittiğimiz Çorum'daki üç fabrika ziyaretimiz kriz döneminde "Çölde bir vaha" izlenimi verdi. Yıllar önce bu fabrikalardan ikisini gezmiştik. Katlanarak büyüdüklerini görmenin yanında krizden birinin az etkilenerek üretimini sürdürdüğünü, diğerinin ise üç vardiyada hızla üretimini yüzde 100 ihracatla sürdürdüğünü öğrendik. Üçüncü fabrika ise daha önce bütünüyle ithal olan üretim alanlarında yerli ve daha ucuz TL ödemeli üretim yapmalarının yanı sıra ihracata başlamalarının örneklerini de gördük.
Rüştü Bozkurt ile iki toplantı için gittiğimiz Çorum'da bölge temsilcimiz Barış Aytekin bize üç fabrika ziyareti için yöneticilerinin bizi beklediğini, bunlardan ikisinin daha önceki yıllarda gezdiğimiz fabrikalar olduğunu söyledi. İkinci gün toplantımız öğleden sonra olduğu için sabah saatlerinde Vali Mustafa Toprak ziyaretimizin ardından organizeye geçip fabrikaları ziyaret edebileceğimizi belirttik.
Vali Mustafa Toprak, üç yıldır kentte görev yapıyor. Sohbette gördük ki, bir yandan kentin sanayi ve tarımıyla yakından ilgileniyor. Bir yandan da kentteki tarihi değerler konusunda çok duyarlı. Hititliler dönemindeki özel hikayelere dayalı bir televizyon dizisi hazırlanabilirse kente gelen turist sayısında önemli artışlar olabileceği yolundaki düşüncesini açıkladı. Hattuşa'nın iç yollarını düzenleyip gezilmeye en uygun hale getirildiğini de belirtti. Müzelerde de önemli düzenlemeler yapıldığını söyledi.
Kentte kaldığımız Anitta Oteli'nin yeni bölümü kente turistik açıdan önemli bir mekan kazandırmış. Bir başka 5 yıldızlı otelin yapımı da gündeme alınmış. Kentte turizmde canlanma beklentisi bu gelişmelerde de kendisini gösteriyor.
Organize Sanayi Bölgesi'nde ilk ziyaretimizi daha önce de gittiğimiz Duduoğlu Döküm'e yaptık. Mustafa Duduoğlu, MKE'de çalıştıktan sonra, özel sektörde bazı fabrikalarda çalıştıktan sonra kendi döküm fabrikasını kurmuş. Bizim ilk gezdiğimiz fabrika bölümü dışında yeni ve büyük bir fabrika holü yapılmış. Ağırlıklı olarak taş kırma makineleri gibi makinelerin döküm aksamlarını hazırlıyorlar. "İşler nasıl?" diye sorduğumuzda Mustafa Duduoğlu, "Son ay öncesine kadar bir daralma söz konusuydu. Ama son ayda bir artış, normalleşme gördük. Sanırım talep artarak devam edecek" düşüncesini dile getirdi. Ziyaret sonrası bize hazırlamış oldukları Kadeş anlaşmasının tabletinin yer aldığı plaketleri sundu.
İkinci ziyaretimizi Erdemli Makine'ye yaptık. Atila Erdemli, çeşitli tipte ve büyüklükte kamyonların üzerine sokak süpürücülerini yerleştiriyor. Dar sokaklar için ise daha esnek hareket edebilmeleri için şase kısaltması gibi araçlar üzerinde modufikasyonlar yapıyor. Fabrikada tamamlanmak üzere olan üretimlerinden birinin Suriye'ye gideceğini öğrendik. Portekiz'den getirilen klimalı kamyona yapacakları giydirmenin tamamlanmasının ardından bu üretimlerinin de İsrail'e gideceğini söyledi. Kendilerinin üretime geçmesiyle yurt dışından belediyelerin aldığı 160 bin Euro'luk ithal araçların yerine 150 bin liraya alabilecekleri yerli araçları sunduklarını ve ithali önleyen bir imkan yarattıkları belirten Atila Erdemli, ihracat yaparak döviz kazandırdıklarını da örnekleriyle bize anlattı. Ancak, bazı bürokratik sorunlar yaşadıklarını, bunların çözülmesi gerektiğini de söyledi. Sorunları olsa da Erdemli makine ithal ağarlıklı bir alanda yerli üretimi geliştirmenin ve belediyelere daha ucuz ve TL ödemeli imkan yaratmasının yanı sıra, çevre ülkelere ürün ihraç ederek döviz geliri elde etmeyi de başarıyor. Ayrıca, fabrika alanının yeşillikler içinde, çiçeklerle bezenmiş çevre düzenlemesi de iç açıcı…
Üçüncü fabrika ziyaretimiz Yağmaksan'a oldu. Mustafa Yağlı ile bundan yıllar önce tanışmıştık. Yağlı, o zaman Almanya'da çalıştığı fabrikanın kapanması ile fabrikanın bir bölümündeki makineleri satın alıp Çorum'a getirip kurarak üretime başlamıştı. Yaptığı üretimin bir bölümünü ihraç ediyordu. Bu kez fabrikası iki hol olarak büyütülmüş. İlk holde Almanya'dan söküp getirdiği makineler yer alıyor. Bizi önce o bölüme soktu. Ürettiği ürünleri gösterdi. İlk geldiği döneme göre önemli gelişme sağlamış. Ama geçtiğimiz ikinci bölüm kurumun sanayi içindeki sıçramasını ortaya koyuyor. Yan yana altı CNC tezgahında eski fabrikadakinin onlarca katı daha yüksek verim alıyor. Mustafa Yağlı, esas olarak iki Alman firmasına üretim yapıyor. Bunlardan biri Siemens. Bir süre önce Siemens kendilerinden alımı azaltıp Çin'e yönelmiş. Ama mikron ölçeğinde hassaslık isteyen parçaların üretimlerinde istenen verimi elde edemeyince tekrar Yamaksan'dan talep artışında bulunmuş. Çin'den gelen defolu üretim nedeniyle talepleri o denli artmış ki, Yağmaksan bu kriz döneminde üç vardiya çalışmak zorunda kalıyor.
Anadolu'nun ortasında Çorum'da gezdiğimiz bu üç fabrikada kriz döneminde üretimde canlılık umut verici bir şekilde sürüyor.
Bu da bize yeni teşvik yasasında proje esaslı çalışmanın önemini anlatıyor. Bunun yanı sıra 70'in üzerinde makine üreticisi olan Çorum da bu alanda bir kümelenmenin büyük Fırsatlar doğurabileceğini de hatırlatıyor.