Ukrayna acı vatan

Dr. Hakan ÇINAR
Dr. Hakan ÇINAR SIRADIŞI hakan.cinar@mentorgumruk.com.tr

Hani bir süredir gündemimizden hiç düşmediği için, Ukrayna’yı hem daha yakından tanıyalım, hem de Rusya ile yaşanılan krizin aslı astarı var mı, asıl mesele farklı mı konusunu biraz irdeleyelim istedim.

Ama önce Ukrayna’dan biraz bahsetmek isterim. Geçtiğimiz günlerde Exim Talks Global ve Dışyönder olarak DEİK Ukrayna Başkanı Ayhan Akbaba ile bir webinar düzenledik ve kendisinden bu ülkeyi bizlere daha yakından tanıtmasını rica ettik. Ukrayna, Doğu Avrupa'da yer alan ve tamamı ile Avrupa kara parçasında yer alan bir ülke. Doğuda ve Kuzeydoğu’da Rusya, Kuzeybatı’da Belarus, Batı’da Polonya, Slovakya ve Macaristan, Güneybatı’da Romanya ve Moldova'nın komşusu. Ayrıca güneyde Karadeniz ve Azak Denizi'ne kıyısı bulunmakta. Yani bakıldığında coğrafi olarak son derece enteresan bir noktada. Her ne kadar eski adı ile Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nden ayrılan bir ülke durumunda olsa dahi, Avrupa’ya da son derece yakın ve anlayış olarak yönü de o tarafa çevrili diyebiliriz. Genellikle biz turizm açısından önemsiyor olsak da, aslında karşılıklı olarak pek çok ürünün ticaretini yapar durumdayız. Geçtiğimiz günlerde imzalamış olduğumuz Serbest Ticaret Anlaşması’nın da bu temel olguya dayandığını göz önünde bulundurmak gerekiyor.

1991'de SSCB dağıldıktan sonra Ukrayna'da birçok fabrika ve işletme kalmış olmasına rağmen, yeni piyasa koşullarında ekonominin yeniden canlandırılması ve hayata geçmesi yıllar aldı. Ülkenin güçlü yanlarından bir tanesi de maden kömür rezervleri. Ancak genel anlamda ekonominin çok güçlü olmayışı maden kömürü çıkarımında da ülkenin istenilen seviyeye ulaşmasını engellemiş. Öte yandan ocaklarda sıkça patlama meydana gelmiş olması da bu konuda yeterli teknoloji kullanılmamasının bir ispatı olarak söylenebilir. Maden kömürünün yanı sıra; büyük çaplı borular, hurda demir ve elbette tarım ülkenin en güçlü olduğu yönler. Tarımdaki gücüne rağmen, bir Avrupa Birliği ülkesi olmayışı, yeterince ihracat yapmasını engellemiş, bu da ülkenin dış ticaretinde beklenilen artışa sebebiyet verememiş. Doğalgaz konusunda Ukrayna’da, tüm Avrupa gibi Rusya'ya bağlı, petrol konusunda ise Rusya'ya ve Asya ülkelerine bağımlılık söz konusu. Ülkede asgari ücret düşük olarak nitelendirilse de, neredeyse asgari ücret seviyesinde ücret alan hiç kimse yok. Ukrayna’da fakir denilecek kitle %1’in dahi altında.  

Ukrayna, 2021 yılı itibarıyla yaklaşık 43,3 milyonluk nüfusu, 164,5 milyar dolarlık GSYİH'si, yüzde 3,8 seviyesindeki büyüme oranı, 68,2 milyar dolarlık ihracatı ve 77,2 milyar dolarlık ithalatıyla ivmesi sürekli yukarı doğru seyreden bir potansiyele sahip. İşte biz bu Ukrayna ile geçtiğimiz ay bir serbest ticaret anlaşması imzaladık. Temeli Aralık 2011'e dayalı anlaşma 3 Şubat 2022’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ukrayna ziyareti sırasında imzalandı. İç mevzuatlarda da işlemler tamamlandığında anlaşma tam anlamı ile yürürlüğe girmiş olacak.

Rusya ile Ukrayna arasındaki gerginliğin olduğu döneme rast gelmiş olması bir parça şaşırtıcı gelmiş olsa da, her iki taraf açısından da birçok iş fırsatları doğacağını, özellikle ihracatçı ve yatırımcılarımızın bu ülkeye daha fazla önem vermeleri gerektiğini belirtebilirim. Zira bu kapsamda Ukrayna tarafından uygulanan gümrük vergilerinin bir kısmı anlaşmanın yürürlüğe girişiyle, diğer önemli bölümü de geçiş dönemi sonunda ortadan kalkmış olacak. Ayrıca, Türkiye'de, Ukrayna menşeli tarım ve sanayi ürünlerinin önemli bir bölümünde büyük ölçüde serbestleşme sağlanmış oldu.

Gelelim Rusya Ukrayna gerginliğine. İşin özünde Rusya’nın Ukrayna ile bir derdi olmadığını söyleyebilirim. Ama Rusya her daim eski abi olduğunu, CIS ülkelerinin tamamı için ipleri elinde tuttuğunu, Avrupa’ya yüzünü daha fazla döndürmek isteyen ülkelere kendisinin icazeti olmadan hareket edemeyeceklerini hatırlatmayı seviyor. Ukrayna geri adım attığı sürece de bir savaş beklemek yersiz olur. Umuyorum ki öyle de olur, zira her iki ülke de bizim turizm hacmimizin önemli bir yüzdesini oluşturmakta. Belki de birçok ülkenin aksine en çok zarar gören ülke biz oluruz.

Uzun lafın kısası, bir tarafta serbest ticaret anlaşması imzaladığımız ve potansiyeli yüksek Ukrayna, diğer tarafta her an savaşa girme ihtimali olan ve halkı korku içerisinde bekleyen, acı hisler ile karşı karşıya kalabilecek Ukrayna. Umarız ileride Ukrayna acı vatan demek zorunda kalmayız.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Enerjide kriz var 03 Haziran 2022
Ey halkım, arz ederim 20 Mayıs 2022