Ukrayna’daki Rus işgalinin faturası ağır olacak

KERİM ÜLKER
KERİM ÜLKER Perde Arkası kerim.ulker@dunya.com

Tüm dünyanın tepkilerine ve Rusya Devlet Başkan Vladimir Putin’in “Ukrayna’yı işgal etmeyeceğiz” sözüne rağmen Rus ordularının, Ukrayna’yı dört bir koldan işgal girişimi dün sabah saatlerinde başladı. Batı tepki vermeye ve kınamaya devam etse de Ukrayna halkı ve ordusu, Rus işgaline karşı direniyor. İşgalden birkaç saat önce görüştüğüm Ukrayna’daki iş insanları, Ankara ve Kiev arasındaki ikili ilişkilerin tam da büyük ivme kazanacağı bir süreçte böyle bir işgalin planları bir süreliğine askıya alacağını düşünüyor. Türk Ukrayna İş Adamları Derneği Başkanı Burak Pehlivan, “Serbest Ticaret Anlaşması iki ülke arasındaki ticaret hacmini rekor bir seviyeye çıkaracaktı. Son ana kadar Türk iş insanları ve şirketler Ukrayna’da yatırım ortamını görmeye geliyordu. Bu süreç umarım devam edecek” dedi. Ukrayna ve Türkiye arasındaki ticaret hacmi 7,5 milyar dolar seviyesinde. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kiev ziyaretinde iki ülke arasında imzalanan serbest ticaret anlaşması ile kısa vadede hedef 10 milyar dolardı.                  

RUSYA’NIN UKRAYNA İŞGALİ TÜRKİYE’Yİ NASIL ETKİLEYECEK?

Öncelikli iki konu enerji ve turizm. Doğalgaz fiyatlarında Rus saldırısıyla artan fiyatlar önümüzdeki dönemde daha da yüksek bir seviyeye çıkabilir. Yani gelişmeler, Türkiye’yi de kesinlikle etkileyecek gibi görünüyor. Turizmde ise işgalin sürmesi halinde Ukrayna’dan beklenen turist sayısı korumak oldukça zor görünüyor. Bu durum Rusya için de geçerli. Zira Ukrayna’ya bağlı ayrılıkçı Donbass ve Luhansk sözde bölgelerinin Rusya tarafından kabul edilmesiyle birlikte başta ABD olmak üzere Batı dünyası tarafından yaptırımlar gelmeye başladı. Bu da Moskova Borsası’nda olumsuz etkilere neden oldu. Sadece dün Moskova Borsası’nın yüzde 50’ye varan düşüşü bir anlamda Rus ekonomisini de etkileyecek. Bir de Ruble’nin değer kaybı var ki bu da rekor seviyeye ulaşmış durumda.                

RUSYA’NIN KASASINDA 600 MİLYAR DOLAR VAR

Kremlin, 60 aya kadar ambargoya dayanacak ekonomik bir modelleme yaptığını açıkladı. Kasasında 600 milyar doların üzerinde döviz ve altın rezervi var. Bu rezerv Moskova Yönetimi’ni 60 aydan daha az bir süre idare edecek düzeyde. Zira göçmen ve savaş giderleri de yükselecek. Bir de buna NATO ve Batı’nın koordineli ekonomi dahil karşılık vermesi durumu eklenirse aslında işi o kadar kolay görünmüyor. Maden ve enerjinin yanı sıra tarım alanında hatırı sayılır bir güç olan Rusya’ya karşı alınacak diplomatik ambargo Kremlin’i daha da rahatsız edecek. Yani kaba bir tabirle taş atmak yerine, boğazını sıkıp ekonomik anlamda nefessiz bırakacak ve yeni bir İran, Kuzey Kore yaratacak. Bir anlamda Rusya, yönetim olarak değil, ilişkiler anlamında Sovyet dönemine tekrar dönecek. Çünkü Rusya için tüketiciye ihtiyaç duyulduğu kadar Batı için de alternatif üretici önemli. Batı, bu konuda demokrasi için her bedeli ödemeye hazır gibi duruyor. Bu arada Rusya’nın askeri ve sivil hedefleri vurmasının yanı sıra siloları ve ticaret limanlarına saldırı yapması da biraz bu yüzden. Amaç Ukrayna’yı olduğu kadar Batı’yı da gıda yönünden engellemek. Bu arada eşim Ukraynalı. Son bir aydır eşimin ailesini savaş endişesiyle Türkiye’ye getirmekle uğraştım ama başaramadım. 90 yaşına merdiven dayamış, Holomodor’da ailesini kaybetmiş, İkinci Dünya Savaşı’nda Nazilere boyun eğmemiş ailenin büyüklerini ikna edemedik. Geçmişi bir kenara koyup sünger çekmiş, birbirleriyle koyun koyuna aynı ülkede tek bir bayrak altında yıllarca yaşamış Rusların Ukrayna’ya saldırmayacağını, işgal etmeyeceğine inanıyordu. “Ben Hitler’den kaçmadım” diyen 90’ına yaklaşmış bu cesur ihtiyar kadın, “Burada çocuklarım var, komşularım var, evim var. Bahçesinde tavuklarım, keçilerim, kedilerim var. Toprağım var, toprağımda ağaçlarım var. Ağaçlarda meyvelerim, çiçeklerim, yeşil çayırlarım var. İnsanlarım var. Burada masmavi bir gökyüzü, sapsarı tarlalarım yani bayrağım var. Ülkem var. 2 gün önce doğan torunumun çocuğu var. Yani umudum var. En umutsuz zamanda Hitler’den kaçmadım ben” diyerek Ukrayna’da kalmayı tercih etti, tıpkı diğerleri gibi.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar