Uludağ’da kar üstünde lüks sürüş deneyimi
Top Wheels Ultimate Driving Club’ın Uludağ’da düzenlenen ikinci “On Ice” (Buz üzerinde) buluşması, klasik ve performans otomobillerini karla kaplı zirvede bir araya getirdi. V8 motor sesleriyle yankılanan etkinlik, sürüş deneyimini lüks bir yaşam stiline dönüştürdü.
Üst segment otomobillerin karlı ve buzlu zemin üzerindeki performansını deneyimleme imkânı sunan “Uludağ On Ice Top Wheels Ultimate Driving Club”, bu yıl ikinci kez Bursa Uludağ’da gerçekleştirildi. Sezon sonunun sakinliğini yaşayan zirve, bu kez motor sesleriyle hareketlenirken, etkinlik lüks otomobil tutkunlarını bir araya getiren özel bir buluşmaya dönüştü.
Karla kaplı zirvede düzenlenen organizasyon, yalnızca katılımcılara değil, bölgedeki ziyaretçilere de farklı bir deneyim sundu. Adeta bir tırmanma festivaline dönüşen etkinlikte, Uludağ’a çıkan turistler de bu sıra dışı atmosferin parçası oldu. Özellikle hayatlarında ilk kez kar gören Arap turistlerin, bir anda yükselen V8 motor sesleriyle start noktasına yönelmesi, etkinliğin yarattığı etkiyi gözler önüne serdi. Swissôtel Bursa çevresinde yaşanan bu hareketlilik, sahlep ikramlarıyla birleşerek Türk misafirperverliğinin de öne çıktığı bir atmosfer yarattı.

Kulüp üyesi 32 otomobil tutkununun kendi araçlarıyla katıldığı organizasyonda, 16 klasik model yer aldı. Etkinliğin en dikkat çeken araçları arasında 1964 model Ford Mustang Fastback ile yine 1964 model Porsche 356 C öne çıktı. Oldtimer ve Youngtimer sınıfındaki araçların yanı sıra güncel performans otomobillerinin de yer aldığı buluşmada, Amerikan klasiklerinin ağırlığı hissedilirken; Alman, İtalyan ve Japon markalara ait seçkin modeller de etkinlikte yer aldı.
Uludağ’ın eşsiz coğrafyası merkeze alınarak kurgulanan sürüş rotaları, etkinliğin teknik boyutunu öne çıkaran unsurlar arasında yer aldı. Katılımcılar, zirve hattındaki farklı etaplarda tırmanış ve iniş karakterli sürüşler gerçekleştirerek araçlarının performansını çok yönlü biçimde deneyimleme fırsatı buldu. Bu yapı, organizasyona hem sürüş dinamikleri açısından derinlik kazandırdı hem de keşif duygusunu güçlendirdi. Swissôtel Bursa ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, gün boyu süren aktivitelerle katılımcılar Top Wheels Ultimate Driving Club’ın temsil ettiği yaşam stilini yakından deneyimledi.
Haziran 2025’te kurulan Top Wheels Ultimate Driving Club, otomobili yalnızca bir ulaşım aracı olarak değil, bir yaşam biçimi olarak görenlerin ortak vizyonuyla ortaya çıktı. Kulüp, sahip olmaktan çok anlamaya, varıştan çok yolculuğun kendisine değer veren bireyleri bir araya getirmeyi hedefliyor.
Etkinliğin sonunda düzenlenen ödül töreninde dereceye giren isimler de açıklandı. Klasik kategoride birinciliği Erol Turkun, ikinciliği Uğur Işık, üçüncülüğü Ekrem Vardar elde etti. Spor otomobiller kategorisinde ise birincilik ödülü Sarp Evliyagil’e, ikincilik Hakkı Yıldız’a, üçüncülük ise Ecvet Sayer’e verildi. En Beğenilen Otomobil ödülüne Ekrem Vardar’ın 1958 model Corvette’i layık görülürken, Can Işık Özel Ödülü Derin ve Arel Sayer’e takdim edildi.
Organizasyonun arkasındaki isimlerden biri olan Uğur Işık ise Türkiye’de otomobil kültürünü geliştirmeye yönelik çalışmalarıyla dikkat çekiyor. 2007 yılından bu yana farklı projelere imza atan Işık, Türkiye’de daha önce yapılmamış etkinlikleri hayata geçirmesiyle biliniyor. Off-shore yarışlarını Türkiye’ye kazandıran, ardından hill climb organizasyonları ve farklı sürüş etkinlikleri düzenleyen Işık, bugün de otomobil tutkusunu bir yaşam stiline dönüştüren buluşmalar organize etmeye devam ediyor.
Lüks minivan segmentinde yeni dönem
Artan konfor beklentisi ve uzun yol ihtiyacı, lüks minibüs ve minivanlara ilgiyi hızla artırıyor. Özellikle elektrikli ve üst segment teknolojiye sahip modeller, lüks minibüste çıtayı yukarı taşıyor.
Yeniden yapılandırılan ya da fabrika çıkışlı lüks minibüs ve minivanların kullanımı tüm dünyada her geçen gün daha da artıyor. İhtiyaçların artması, lükse olan ilgi, konforlu uzun yolculuklar yapma fikri Mercedes-Benz, Ford, Volkswagen gibi markaların da bu konuya uzun süredir eğilmesine neden oluyor. Türkiye’de lüks minibüs denince akla Vito, Transporter, Transit gelirken Volkswagen, Hyundai de elektrikli ve konvansiyonel modellerle rekabete dahil.
Teknolojik olarak yeni olan modellerden biri de, daha yüksek lüks ve konfor beklentisine sahip kullanıcılar için geliştirilen yeni Mercedes-Benz VLE. Yeni model, geniş iç mekânı ve gelişmiş teknolojileriyle dikkat çekiyor. Modelde yer alan 35 inçlik multimedya ekranı ve business class seviyesinde tasarlanmış koltuklar, yolculara üst düzey bir seyahat deneyimi sunmayı hedefliyor.
Elektrikli altyapısıyla da öne çıkan VLE, hızlı şarj destekli batarya sistemi sayesinde uzun yol kullanımında pratiklik sağlıyor. Model aynı zamanda 2,5 tona kadar çekme kapasitesi sunarak karavan, tekne veya at taşıma römorku gibi yükleri rahatlıkla çekebilecek bir performans vadediyor.
Araçta 300 kW’ın üzerinde güç üreten elektrikli motor ve 4MATIC adlı dört tekerlekten çekiş sistemi yer alıyor. Bu kombinasyon, farklı yol koşullarında optimum güç dağılımı ve maksimum çekiş sunmayı amaçlıyor.
Türkiye pazarında modelin ilk etapta 203 kW motor gücüne sahip 4x2 versiyonunun satışa sunulması planlanıyor.

10 dakikada 355 km menzil
VLE 800 volt mimarisi ve hızlı şarj özellikleriyle geliyor. Bu sayede uzun yolda da güvenle sürüş yapmayı mümkün kılıyor. Türkiye’ye yılın sonunda gelecek olan VLE’de düşük menzilli bir versiyon daha olacak. İç mekanda kullanılan materyallerin S Serisiyle yarışabileceğini söyleyebilirim. Özellikle iş insanları araç içerisindeki multimedya ekranıyla kolay toplantılar yapabilecek, araç içindeki vakti daha verimli değerlendirebilecek. Comfort seat, grand comfort seat premium comfort seat gibi farklı koltuk donanımlarıyla gelecek olan VLE, uzaktan kumandalı koltuklarla da işi teknolojik hale getirmiş. 700 kilometrelik menziliyle VLE300’ü 4 tekerlekten çekişli VLE 400 4 Matic takip edecek. 15 dakikada 355 km menzil de elektrikli otomobiller konusunda aklında soru işareti olanlara yanıt niteliğinde.
