Umudumuz tükendi...

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Geçtiğimiz hafta üç işçi Tuzla tersanelerinde iş kazası sonucu hayatını kaybetti. Konu hakkında tarafların yayınlanmış olan görüşlerini, tekrar tekrar okudum. Ne yazık ki, bunu ilk defa da yapmıyorum. Ve yine ne yazık ki, son defa yapmadığıma da eminim. Neden bu kadar umutsuz olduğumu merak ediyorsanız, lütfen yazımı sabırla okumaya devam edin;

Yönetmeliklerin varlığı yeterli değil...

Bu olayla birlikte, 1985 yılından bu güne kadar Tuzla'da 104 işçi yaşanan kazalarda öldü. Tersanelerdeki peş peşe gelen ölümlerden sonra Denizcilik Müsteşarlığı'nın, "Tersane, Tekne İmal ve Çekek Yerlerine İşletme İzni Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" hazırlamıştı;

. Tesis işleticisi işletme izni aldığı tarihten itibaren en fazla üç yıl içinde Türk Akreditasyon Kurumu tarafından gemi inşa sektöründe akredite edilmiş belgelendirme kuruluşlarından (TS EN ISO 9001) kalite ve (TS EN ISO 14001) çevre ile iş sağlığı ve güvenliği (OHSAS 18001) standartlarında belgelerini almakla yükümlü tutulacak.

. Tersane ve tekne imal yerlerinde çalışanların yüzde 2'si mühendis, bunun da yarısı gemi mühendisi olacak. İnşa ve tadilat yapılan çekek yerlerinde ise bir mühendis çalıştırılacak.

. Vinçleri kullanan operatörler ve yardımcı elemanlar, sertifikalı ve tersanenin daimi personeli olacak.

. Tesis işleticisi, deniz güvenliği, çevre, can, mal emniyeti, iş sağlığı ve iş güvenliği bakımından ilgili mevzuata göre gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak.

. Denizcilik Müsteşarlığı, tesislerin bu yönetmeliğe uygunluğunu Tespit ve Denetleme Komisyonu (İTDK) eliyle denetleyecek.

. Taahhütlerine uymadıkları tespit edilen tesisler verilen sürede de yükümlülüklerini yerine getirmezlerse işletme izinleri askıya alınacak.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın (ÇSGB) iş sağlığı ve güvenliği konusunda yayınladığı yönetmelikler incelendiğinde, alanı düzenleyen birçok müeyide içerdiği görülüyor. Detaylarına baktığımız zaman, OECD üyesi ülkeler içinde en sert mevzuatlardan birine sahibiz. Ancak ne yazık ki; ölümlü iş kazaları listesinde de birinciyiz. 

Bakan Faruk Çelik kaza sonrası Tuzla'ya gelerek, üç kişinin hayatını kaybettiği tersanede incelemelerde yaptı ve bazı açıklamalarda bulundu;

"Bakanlık olarak öteden beri kesintisiz devam eden Tuzla teftişlerimize, kapatma dahil her türlü cezai müeyyide uygulamamıza rağmen bu ve benzeri hadiseler son bulmamıştır. Tuzla'da ki sorunun temelinde iş sağlığı ve güvenliğinin çok ötesinde alan darlığı gibi yapısal sorunlar, insan odaklı çalışma kültürünün yerleşmemesi yatmaktadır".

Son olayın, yaşananlardan ders almayan bir aymazlığın, ihmalkarlığın sonucu olduğunu belirten Çelik, "Bu olayı sıradan iş kazası diye geçiştirmek ölen işçilerini ve ailelerine yapılacak en büyük haksızlıktır. Böyle bir iş kazası olamaz ve bu kabul edilemez bir durumdur. Teknik rapor neticesi sorumlular tespit edilecek gerekli cezalar uygulanacaktır. Bu üzücü kazanın meydana geldiği işyeri 2007 yılından bu yana 7 defa bakanlık müfettişileri tarafından denetlenmiştir. Bu işyerine 13 mart 2008 tarihinde 16 günlük durdurma cezası uygulanmıştır. Son olarak idari para cezası uygulanmıştır. Yani yasaların bize verdiği tüm yetkileri bakan olduğum günden beri aksatmadan ve Tuzla'dan çıkmadan kullanmaktayız. Ama sorunlar devam ediyor. Neden devam ediyor sorusunun cevabının hep birlikte aranması gerekiyor. Tuzla bu yükü çekmiyor" dedi.

İnsanlar ölmeye devam edecek...

Resmi açıklamalara göre, sadece 2006 yılında Türkiye'de meydana gelen iş kazaları sonucu, 1592 kişi hayatını kaybetti. Bir başka değişle, ülke genelinde her gün, en az dört kişi iş kazası nedeniyle öldü. Tuzla tersanelerindeki ölümler, bu büyük sorunun sadece kamu oyuna yansıyan kısmı. Sorun gerçekten çok büyük ve çözümü de ancak ilgili tarafların işbirliği ile mümkün olabilir. Ancak tabloya baktığımızda gördüğümüz, ne yazık ki daha uzun bir süre, yüzlerce ailenin ocağına ölüm ateşinin düşmeye devam edeceği.   

 

 

Yazara Ait Diğer Yazılar