Üretici-tüketici fiyat dengesi hiç bu kadar bozulmamıştı

Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ ala.aktas@gmail.com

✔ Üretici ve tüketici fiyatları arasında üretici lehine olan fark biraz daha açıldı ve mayısta yüzde 24'ü de aştı. Fark daha beş ay önce yüzde 13 dolayındaydı.

✔ Dövizdeki artışı durdurup üretici fiyat artışını yavaşlatmadan tüketicideki hızlanmayı önlemek mümkün değil. Tüketici enflasyonunu yakında çok daha yukarıda görebiliriz.

Türkiye İstatistik Kurumu yurtiçi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile tüketici fiyat endeksini (TÜFE) 2003 yılının ocak ayından bu yana hesaplıyor. Yani bu endekslerde tam 18 yıl 5 aylık, bir başka ifadeyle 221 aylık veri setine sahibiz. İki endeksin baz yılı 2003 ve dolayısıyla bu endeksler bir anlamda yola birlikte çıkmış. Neredeyse 18.5 yılı bulan bu sürede kah biri öne geçmiş, kah diğeri; ama yol arkadaşlıkları hep sürmüş.

Ne var ki bu yıl yolları giderek ayrılmaya başlamış. Eskiden toptan eşya fiyatları olarak bildiğimiz, sonra tanım değiştirip yurtiçi üretici fiyatları adını verdiğimiz endeks, tüketici endeksinin önünde koşmaya başlamış.

Hem de öyle birkaç adım önünde değil! Fark giderek açılır olmuş.

Yüzde 24 aşıldı

Yİ-ÜFE ile TÜFE arasındaki farkı birkaç türlü hesaplamak mümkün. Biz daha çok endeksler arasındaki farkı almayı tercih ediyoruz; en azından öncelikli hesaplamamız bu.

Bu iki endeksin 2003 ortalaması 100, gelinen en son düzey bu yılın mayısı.

Yİ-ÜFE bu yıl mayısta 666.79 düzeyine ulaştı.

Buna karşılık TÜFE aynı ay 537.05 düzeyinde kaldı.

İşte bu iki endeks arasındaki farka bakıyoruz ve bulduğumuz oran yüzde 24.16.

Söz konusu fark 2018’de eylül ve ekimde, 2019’da mayıs ve haziranda, 2020'de kasım ve aralıkta yüzde 10’un üstünde gerçekleşmişti. Daha önceki yıllarda herhangi bir endeks lehine yüzde 10’u aşan fark olmamıştı.

Oysa bu yıl Yİ-ÜFE lehine olan fark müthiş bir hızla büyüyor. Daha geçen yılın aralık ayında yüzde 12.57 olan fark beş ay sonra neredeyse ikiye katlandı ve yüzde 24.16’ya ulaştı.

Bu makas açılmaya bir süre daha devam edebilir. Ama gün gelecek tersini yaşamaya başlayacağız. İyi de bu nasıl olacak?

Diğer oranlar

Dedik ya Yİ-ÜFE ile TÜFE arasındaki fark birkaç türlü ölçülebilir. Biz endekslerden yola çıkarak bulduğumuz yüzde 24.16’yı en önemli gösterge sayıyoruz.

Bir başka karşılaştırma yöntemi olarak son bir yıldaki artışa bakılabilir. Mayıs itibarıyla son bir yılda Yİ-ÜFE yüzde 38.33, TÜFE yüzde 16.59 arttı. Bu artışların farkı 21.74 puandır. Dikkat etmek gerekir, bu fark yüzde değil, puandır.

Bu şekilde bulunan daha önceki en yüksek fark 21.64 puanla 2018 yılının eylül ayında oluşmuştu. Yani bu yönteme göre de fark rekoru bu yıl mayısta kırılmış durumda.

Mutlaka yıllık farklardan yola çıkmak da şart değil, dönemsel farklara da bakılabilir. Buna göre yılın ilk beş ayında Yİ-ÜFE yüzde 17.34 artarken, TÜFE yalnızca yüzde 6.39 artış gösterdi. Beş ay için arada çok büyük bir makas oluşmuş durumda.

KUR ARTIŞI DURMADAN MAKAS DARALMAZ!

Üretici fiyatları kur artışına çok daha duyarlı, bu tartışılmaz. Dolayısıyla döviz değerlendikçe üretici fiyatlarındaki bu hızlı artışın önüne geçilmesi de hiç mümkün görünmüyor.

Bu kısır döngüyü kırmanın yolu döviz kurundaki hızlı artışı durdurmak ve hatta tersine çevirmekten geçiyor. Bunu elbette yapabiliriz; ama kalıcı hale getirebilir miyiz, işte o çok zor.

Kurdaki tırmanış durduğu zaman üretici fiyatlarındaki artış da nasıl duruyor ve tüketici ile olan makas nasıl daralıyor, bunun örneğini çok değil, daha üç yıl kadar önce 2018’de yaşadık.

2018’de neler olmuştu, o dönemi hatırlamakta, ayrıca şu meşhur “Enflasyonu döviz mi, faiz mi artırır” sorusuna cevap aramakta yarar var. Biraz “pehlivan tefrikası”na döndü ama onları da ancak başka bir gün ele alabileceğiz...

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Fotoğraf 26 Temmuz 2021
Stockholm sendromu 19 Temmuz 2021