Üretimi sevsek mi?

Dr. Hakan ÇINAR
Dr. Hakan ÇINAR SIRADIŞI hakan.cinar@mentorgumruk.com.tr

Trend hizmet sektörü, trend e-ticaret, trend Amazon, trend Etsy, trend Alibaba, trend e-yaşam. İyi güzel de trend olması yetiyor mu, bu işler yeterince bilgi sahibi insanların elinde mi, bunu da gözden geçirmek gerektiğini düşündüm nedense. Ha tabi, bir de herkes ticaret yapmaya heveslendi güzel de, satılacak malı kim üretecek onu da düşünmek gerekiyor.

Bu trende ve değişime karşı olmak elbette mümkün değil. Fakat milletçe hizmet sektörüne böylesine heveslendiğimiz, gençlerimizi de teşvik ettiğimiz dönemde, acaba yeni nesli üretim sektörlerine yeterli derecede özendirmiyor muyuz diye düşünmekten de kendimi alamıyorum. Ülkemizin dinamo sektörlerinden tekstil sektöründe yer alan dostlarımdan, tekstil mühendisi yetişmediğini ve bulmakta zorlandıklarını duyunca tüylerim ürperiyor. Peki, acaba biz nerede yanlış yaptık veya nerede yanlış yapıyoruz.

Öncelikle şu e-ticaret işini bir açalım. Firmaların, üreticilerin veya ticaretle uğraşan girişimcilerin e-ticarete ilgi duyması, hele ki üreticilerin e-ihracata da yönelmesi son derece sevindirici. Ancak e-ticareti tek başına bir iş dalı gibi görüyor olmayı doğru bulmadığımı belirtmem lazım. Bu alanda çalışanlar olacak elbette, ancak satılacak ürünlerin üretilmesi, üretimin geliştirilmesi şart.

Geçtiğimiz gün Toyota, Türkiye’deki fabrikasına 2.500 kişi alacağını açıkladı ve hepimiz bu habere sevindik. İstihdam yaratan tüm sanayicileri başımızın üzerinde taşımamız gerekiyor. Kaldı ki, dövizin artışı ile Türkiye işçilik maliyetleri açısından birçok ülkeden çok daha ucuz hale geldiği için önümüzdeki dönemde pek çok yabancı sermayeli şirketin ülkemize yatırım için geleceğini düşünüyorum ki, bu çok sürpriz bir durum olmayacak.

Sanayi sektörü 2019 yılında, 138,2 milyar dolarla ihracatla Cumhuriyet tarihi rekorunu kırmıştı. 2020 yılı ise bu rakamın 10 milyar dolar altında kaldı. Pandemi sürecinde bu rakam elbette büyük bir kayıp olarak değerlendirilemez. Üretim rakamlarımıza baktığımızda ise orada da aşağı yukarı benzer bir düşüş yaşandı.

Ancak asıl mesele bence bu değil, dönemsel düşüşler ve konjonktürel değişimler yaşanabilir; fakat bizim yeni nesillere sanayiyi daha çok kanıksamamız ve sevdirmemiz gerekiyor. Teknik liselerin sayısını arttırmalı, üretime insanları özendirmeliyiz. Ülkemizin ekonomik değerlerini pozitife çevirmemizin, siyasi gelişmeleri ve etkileri bir tarafa koyuyorum, çözümü yalnızca katma değerli ürün üretmekten ve üretimimizi değerli hale getirmekten geçiyor. Eğer bir de marka değeri yüksek ürünler üretmeyi başarır ve ülkeye katma değer de yaratırsak tadından yenmez.

Son olarak aile işletmelerine seslenmek istiyorum. Türkiye Aile İşletmeleri Derneği güzel işler yapıyor, yine Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği’de aynı şekilde. Fakat işverenlerin ve aile büyüklerinin mutlak surette çocuklarına sanayiyi sevdirmelerini şiddetle tavsiye ediyorum. Satmak, e-ticaret yapmak, hizmet sektörleri hepsi çok güzel. Ancak unutmamak lazım ki tüm bu satılacak ürünlerin bir şekilde üretilmesi de gerekiyor. Satmaya heveslenmek kadar üretime de heveslenmemiz ve heveslendirmemiz gerektiğini unutmamak gerekiyor.

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Bir iki üç çip 08 Ekim 2021
Ortaya karışık program 10 Eylül 2021
Haydi büyüyelim 03 Eylül 2021
Bozulan tedarik zinciri 13 Ağustos 2021