Vakıf üniversiteleri Beştepe yolunda

Yasemin SALİH
Yasemin SALİH İYİLİK FABRİKASI yasemin.salih@dunya.com

Türkiye’de ilk vakıf üniversitesi 1984’te Bilkent Üniversitesi’yle kuruldu. 90’lara kadar da Bilkent, tek üniversite olarak kaldı. 1993’te Başkent ve Koç üniversitelerinin kurulmasından sonra süreç hızlandı. 1990-2000 arasındaki 10 yılda 19 vakıf üniversitesi açıldı, arkasından gelen 10 yılda ise bunlara 43 üniversite daha eklendi. 2020 itibarıyla toplam 76 vakıf üniversitesi faaliyet gösteriyor ve ülkedeki lisans öğrencilerinin yüzde 20’si bu kurumlarda eğitim görüyor.

Aradan geçen 38 yılda iyice güçlenen ve istihdam piyasasında etkisi ciddi anlamda hissedilen vakıf üniversiteleri, bugünlerde hukuki statülerinin yeniden düzenlenmesi ihtiyacını dile getiriyorlar. Son dönemde disiplin ve yargı süreçlerinde yaşanan sıkıntılar ise üniversite yönetimlerinin mevzuatta yeni düzenleme talebine neden oluyor.

Geçen hafta dokuz vakıf üniversitesi, ilk kez bu konunun yüksek sesle dillendirildiği bir çalıştay düzenledi. Vakıf Yükseköğretim Kurumlarının Hukuki Statüsü Çalıştayı, Altınbaş Üniversitesi'nin ev sahipliğinde yapıldı. Çalıştayda vakıf üniversitelerinin, çalışanlarının ve öğrencilerinin hukuki durumları ele alındı.

Çalıştayda kimler vardı?

Altınbaş Üniversitesi’ndeki buluşmaya Başkent Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, İbn Haldun Üniversitesi, Atılım Üniversitesi, Maltepe Üniversitesi, Nişantaşı Üniversitesi, Beykent Üniversitesi yöneticileri katıldı. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'nin katkısıyla düzenlenen buluşmada akademisyen ve hukukçulardan oluşan kalabalık bir topluluk, yaklaşık yedi saat boyunca sunulacak raporun detaylarını tartıştı.

Kafa karıştıran birçok sorun var!

Altınbaş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çağrı Erhan, ev sahibi olarak açılış konuşmasını yaparken, böyle bir buluşmanın ilk kez gerçekleştiğine ve vakıf yükseköğretim kurumlarının hukuki statüsüyle ilgili kafaları karıştıran birçok sorun olduğunun altını çizdi. “Bu buluşmanın birbirimizi anlamak, varsa yanlış uygulamalar konusunda farkındalık yaratmak, kanun yapıcıya yol göstermek için olumlu bir katkı sağlayacağına inanıyorum. Sorunlara çözüm arayışına katkı sağlamayı amaçlıyoruz” diyen Erhan, vakıf üniversiteleriyle ilgili belirsizliklere dikkat çekti.

‘Hukuk işin omurgasıdır’

Prof. Erhan, şöyle devam etti: “Tabi olduğumuz hukuk, zaman zaman bizi zorlayan, hizmet alan öğrencileri ve akademik personeli mutsuzluğa iten bazı belirsizlikler içeriyor. Rektör olarak son zamanlarda en çok hukuk mevzuatı okuyorum. Çünkü sürekli değişen, birbiriyle çelişen hususlara maruz kalıyoruz. Oysa hukuk işin omurgasıdır. Bu çalıştayları sık sık yaparak, istişare ve meşveret mekanizmalarını çalıştırmadığımız için kervanı yolda düzeltmeye çalışıyoruz. Yasalar, taraflarıyla gerekli istişareler yapılmadan çıkarıldığı için uygulamada yaşanan sorunlar yine yeni bir yasa ile giderilmeye çalışılıyor. Bu da memnuniyetsizlikleri, çığ haline getiriyor. Artık üniversitenin paydaşları olan öğrencilerin, çalışanların, yöneticilerin, kurucu vakıf ile YÖK ve MEB gibi diğer tarafları kapsayan tüm mevzuatın, ortak fayda algısıyla, yeni bir anlayış ile ele alınmasının zamanı geldi.”

‘Özerklik konusunda sorunlar var’

Çalıştayın açılış konuşmacılarından Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Giyasettin Baydaş da vakıf üniversitelerinin özerkliğinde yaşanan sorunlara dikkat çekti. “Vakıf Üniversiteleri bilimsel üretim alanında üstlendikleri misyonlarından dolayı ödüllendirilmeli” diyen Prof. Dr. Baydaş, temel işlevlerini yerine getirebilmeleri için Vakıf Yükseköğretim Kurumlarının öncelikle mali, akademik ve yönetsel olarak özerk olmaları gerektiğine dikkati çekti. Baydaş şöyle devam etti: “Uygulamada özerklik konusunda zaman zaman sorunlarla karşılaşılıyor. Demokratik batı toplumlarındaki anlayıştan uzak durumdayız. Devlet Planlama Teşkilatı’nın 2007’deki raporunda da özerklik konusu tartışılmış ve üniversitelerin aşırı merkezi kontrol ile karşı karşıya kalmaları dile getirilmişti. Vakıf üniversitelerine ilişkin çeşitli mevzuat değişiklikleri yapıldı ancak bugün bunların yetersiz kaldığını görüyoruz. Devlet, yükseköğretimdeki yükünü paylaşan bu kurumları ‘diğer üniversiteler’ şeklinde ifade etmek yerine ödüllendirmeli.”

Rapor bir ay içinde sunulacak

Yedi saat süren vakıf üniversiteleri çalıştayının sonuç raporu bir ay içinde Cumhurbaşkanlığı’na sunulacak. Raporda yer alacak, acil olarak çözüm bekleyen üç ana başlık şunlar:

1-) Vakıf yükseköğretim kurumlarının hukuki ve mali statüsü

2-) Vakıf yükseköğretim kurumlarının akademik ve idari personelinin hukuki statüsü

3-) Vakıf yükseköğretim kurumlarında disiplin hukuku

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar