22 °C
Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

Vatandaş sandıkta partilere “empati” ile Hükümet kurun dedi

Seçimde ortaya çıkan tablo parti yönetimlerinin “soluklanmasını” “Kendileri adına değerlendirme “yapmalarını, seçim öncesinin “Çatışkım söylemlerine” son vermelerini ve empati ile “yönetim alternatifi Hükümeti” gerçekleştirmelerini zorunlu kılıyor. Vatandaşın sandıkta partilere “Propaganda dönemindeki kırıcı söylemlere son verip”, sağlıklı iktidar kurmak için “Empati” kurun dediğini unutmamaları gerekiyor.

Seçim öncesi ağırlıklı beklenti, HDP barajı aşsa da, Ak parti oy kaybetse de 276 üzerinde oy alarak tek başına iktidar olacağı düşüncesi hakimdi. Sonuç öyle olmadı HDP barajı aştı, Ak parti 255 sandalye elde ederek birinci parti olmasına karşı  “Tek başına iktidar” hakkını elde edemedi.

Yeni tablo üç seçenek ortaya çıkarıyor:

Koalisyon arayışları: Bunlardan ilki olan Koalisyon arayışları konusunda ilk söylemler umut verici değil. MHP hem Ak Parti ile hem de CHP-HDP ile koalisyona ilk söyleminde kapılarını kapalı tuttu. HDP ise Ak parti koalisyonuna kesinlikle kapılarını kapattı. İş dünyasının tek parti iktidarı dışında öncelik verdiği “Büyük koalisyon” Ak Parti –CHP koalisyonuna da partiler ilk söylemlerinde yer vermediler. Parti yönetimlerinden ilk söylemler, Koalisyon konusuna sıcak yaklaşmadıklarını, kapıları “açık “ hatta “aralık “ tutmadıklarını gösteriyor...

Azınlık iktidarı: Ak Parti’nin dışardan desteklenmesiyle bir azınlık iktidarı. HDP ve CHP dışardan desteğe sıcak bakmadıklarını açıkladılar. MHP bu konuda aynı sertlikte değil. Hükümet kurulmasında güvenoyu için 276 çoğunluğuna ihtiyaç yok. Salt  çoğunluk yeterli. Muhalifler destek vererek ya da, oylamaya katılmayarak Ak Partinin azınlık iktidarı kurmasına imkân verebileceklerdir.

Erken seçim: Eğer doğrudan partiler arası koalisyon Hükümeti ya da dışardan destekli azınlık Hükümeti kurulamazsa, o zaman üç ay içerisinde erken seçime götürecek partilerin oy oranlarına bağlı kurulacak Hükümet konusu gündeme gelecektir. Ancak, uzun süreli bir belirsizlik yaratacak bu durumun ortaya çıkmasını iş dünyası olumlu görmüyor.

İş dünyası sözcüleri “hiç bir partiye tek başına iktidar” kurma imkânını vermediğini, açıklıyorlar. Partilerin seçim öncesi söylemlerini, gerilimleri bırakarak, “uzlaşma kültürünü önde tutarak” yeni Hükümet alternatiflerine “empati” ile yaklaşılmalarını öneriyorlar. Erken seçim ihtimalinden uzak durulmasını tavsiye ediyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk açıklaması da buna paralel bir değerlendirme ortaya çıkarıyor. Erdoğan, “Milletimizin takdiri her şeyin üzerindedir. Seçim sonuçları hiçbir partiye tek başına iktidar imkânı vermemiştir. Yarışa katılan tüm partiler sağlıklı ve gereken değerlendirmeyi yapmalıdırlar” diyerek yeni hükümet için uzlaşma öneriyor.

Seçim sonrasının ilk günü belirsizliğin ve olumsuzluğunda dolar ve Euro’nun TL karşısında hızla değer kazanması borsanın değer kaybetmesiyle kendini gösterdi. O nedenle şimdi bütün parti liderleri parti yönetimleriyle bir araya gelip, seçim öncesini, dünü kenara bırakarak, “derin bir soluklanma sonrasında” vatandaşın kendilerine verdiği “Koalisyon Hükümeti “ görevini en sağlıklı bir şekilde gerçekleştirmek için, empati içinde yeni adımlar atmalıdırlar...