Vatandaşın yılda 30 bin ton baklavasını kimler çalıyor?

Sadi Özdemir
Sadi Özdemir EKONOMİDE SAĞDUYU sadi.ozdemir@dunya.com

Türkiye’nin en ünlü baklavacılarından biriyle sohbet ediyoruz, ‘Sadi Hocam, sana bir konu anlatacağım ama benden duymadın. Çünkü bunu adımı vererek yazarsan bazı meslektaşlarım beni taşa tutar’ diyor. Merakla, ‘Hayır olsun inşallah, anlat bizden laf çıkmaz’ diyorum.

Devam ediyor: “Türkiye genelinde kutuya koyup sattığımız her baklavanın ortalama yüzde 10’u vatandaştan çalınıyor. Vatandaş geliyor ve bizden 500 gram ya da 1 kilo (1000 gram) baklava alacak. Baklavayı neye koyuyoruz? Kutuya. O kutu var ya, ağırlığı 80- 120 gram arası. Ortalama 100 gram. Tezgâhtar kutuyu alıyor, baklava dolduruyor ve tartıya koyuyor. Sonra istenen miktarın azı çoğu denkleştiriliyor. Vatandaşın almak istediği baklava kaç gramsa ortalama yüzde 10’u kutu ağırlığı. Bu yüzden 1 kilo alıyorsa 900 gram almış oluyor. 100 gramı tezgâhta kalıyor.”

Soruyorum; bu, bilinen ‘net brüt hilesi’ mi? Kanun ne diyor bu konuda? “Evet, bu bir hile ve yıllardır böyle devam ediyor. Kanun, vatandaşın tarafında. Esnaf, kutu ağırlığını düşüp baklavayı öyle hesaplamalı ve net vermeli ama ‘ambalaj maliyeti vs.' diye yanaşmıyorlar. İstanbul’daki birkaç büyük baklavacı gönüllü olduk. Biz, önce kutuyu tartıyoruz sonra vatandaşın istediği miktar baklavayı net veriyoruz ama bu iş ‘gönüllü’ olmakla çözülmüyor. Vatandaşa tavsiyem, baklava alırken bu duruma itiraz etsinler.”

Hesap ortada hırsızlık büyük

Baklava ve tatlı duayenlerine göre Türkiye’de günde ortalama 1200 ton civarında baklava tüketiliyor. Bu, yılda yaklaşık 438 bin ton tüketim demek. Bu kadar baklavanın yüzde 25 kadarı, yemek şirketleri, toptan alımlar vs. nedenlerle kutuya girmeden satılıyor. Biz biraz daha rakamı düşürsek de vatandaşın kutuya koydurup satın aldığı baklava yıllık ortalama 300 bin tonu buluyor. Bu miktarın yüzde 10’u yani 30 bin tonu kutu yerine tezgâhta kalıyor. 1 kilo baklavanın ortalama fiyatını 80 TL, her yıl vatandaşın satın almak için parasını ödediği yaklaşık 30 milyon kilo ya da 2,4 milyar liralık baklavası ‘el çabukluğuyla’ çalınıyor. Aklıma, Gaziantep’te 10 Ağustos 1997’de ünlü bir baklavacının kapısını kırarak içeri giren, baklava ve antepfıstığı çalan 4 çocuk geliyor. O çocuklara 9 yıl hapis cezası verilmişti.

Baklavacı, davasında ısrar etmiş ve Yargıtay o hapis cezalarını onamıştı. 1990’lardaki ‘yolsuzluklar ortamında’ baklava çalan çocukların ‘büyük bir operasyonla’ yakalanıp mahkûm edilmesi toplumumuzda travmaya sebep olmuştu. O yüzden ‘Bu defa baklavayı çalan çocuk değil’ demeye hakkımız var.

Çoğu esnaf olan baklavacılarımıza, 2021’in, doğumunun 850’inci yılı münasebetiyle UNESCO tarafından Ahi Evran Yılı ilan edilmiş olduğunu ve esnaf ile zanaatkârın piri, bu güzel insanın ‘haram’ ile ilgili düsturunu hatırlatmakta ayrıca fayda var. Yıllar süren bu hırsızlıkla ilgili velinimetle helalleşmek mümkün görünmese de en azından haram yemeye bir son vermek şart.

Gaziantep bu işi çözmüş

Pek, baklavası tescilli ve dünyaca meşhur Gaziantep’te durum nedir? Yaklaşık 1,5 yıl önce Gaziantep Valisi Davut Gül’ün, bu konuya çok sert girdiğini ve tüm baklava esnafının ‘net’ satışa geçmesini istediğini, ardından da taviz vermeden baklava hırsızlığına baklavanın başkentinde son verdiğini öğreniyorum. Gaziantep’teki bir meşhur baklavacıyı arayıp bunun nasıl olduğunu sordum. Gaziantepli baklavacının cevabı, “Vali bey bu konuda kuralı koyunca toplanıp gittik. Maliyeti böyle yapıyoruz vs. diyerek dil dökenlerimiz oldu ama kendisi taviz vermedi ve ‘arkadaşlar çalmış oluyorsunuz bu haramdır’ dedi. Hepimiz hak verdik ve kabul ettik” şeklinde oldu. Başta İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa gibi büyük illerimizde olmak üzere Türkiye genelinde ise ‘büyük baklava hırsızlığı’ yıllardır devam ediyor.

Genel Seçim neden 2023'ten önce olmaz?

Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri, 2023’ten önce olmaz. Bunun iki önemli gerekçesi var. Birincisi, ülkeyi bir erken seçime götürecek tek adres olan Cumhur İttifakı’nın iki lideri Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Devlet Bahçeli seçimlerin Haziran 2023’te olacağını kesin olarak ilan etti. İkincisi ise Cumhuriyet tarihimizin en büyük ve en önemli 4 projesi 2022 ve 2023’te hizmete alınacak. Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubunun (TOGG) Gemlik’teki fabrikası, Ümraniye’deki İstanbul Finans Merkezi (İFM), 1915 Çanakkale Köprüsü ve Akkuyu Nükleer Güç Santralı’nın ilk üniteleri, gelecek yılın ilk çeyreği ile 2023’ün ilk yarısı arasında hizmete alınmış ya da açılmış olacak. İhale edildikleri tarihteki kurlara göre TOGG 3.7, Finans Merkezi 2, 1915 Çanakkale Köprüsü 3 milyar dolarlık projeler ki toplamda 8.7 milyar dolarlık (65 milyar TL) bu üç projenin Türkiye’nin milli gelirine ve istihdama doğrudan ve dolaylı katkıları bu rakamların birkaç mislini bulacak. Akkuyu Nükleer Güç Santralı ise tek başına 20 milyar dolarlık bir yatırım TOGG’un, 5 bin kişiye doğrudan, 20 bin kişiye dolaylı istihdam (iş) sağlaması bekleniyor. Toplam milli gelire katkısı 15 yıl içinde 50 milyar Euro’yu bulacak. Fabrika 2022’nin ilk çeyreğinde tamamlanmış olacak, ilk otomobiller 2022 son çeyrekte banttan inecek.

İFM’de finans devlerinin yerleşimi 2022’nin ilk yarısında başlayacak. 2023’e kadar 70 bin civarı beyaz yakalı İFM içindeki finans şirketlerinde işbaşı yapmış olacak. 2 milyon 500 bin metrekare inşaat alanına sahip projenin 560 bin metrekaresi ofis, 90 bin metrekaresi alışveriş merkezleri, 70 bin metrekaresi otel, 60 bin metrekaresi rezidans ve 2 bin kişi kapasiteli bir kültür ve kongre merkezi olacak.

1915 Çanakkale Köprüsü’nün açılış tarihi 18 Mart 2022. Ulaşım akslarında devrim yapacak proje Osman Gazi Köprüsü gibi Yap İşlet Devret (YİD) yöntemiyle inşa edildiği için yine siyasette ‘yüksek geçiş ücreti’ tartışmalarına konu olacak. Ancak, YİD sayesinde, kısa sürede tamamlandığı ve 16 yıl 2 ay 12 günlük işletme sonrası, devlete geçecek olması işin pozitif gerçekleri.

Akkuyu Nükleer Güç Santralı’nın ilk etabında elektrik üretimi 2023’ün ilk yarısında başlayacak. Bu dev yatırım ne kadar eleştirilse de ülkemizde 65 yıl konuşulan ama ‘hayata geçirilemeyen’ bir dev proje daha tamamlanmış olacak. Bu proje Türkiye’nin daha önce hiç olmadığı bir yüksek teknoloji alanına girişini de sağlayacak. Net hesaplara göre eğer Akkuyu Nükleer Güç Santralı 10 yıldır elektrik üretiyor olsaydı Türkiye 14 milyar dolar enerji ithalatı yapmayacaktı.

Şimdi düşünelim; siz iktidarda olsanız hepsi neredeyse 1,5 yıl içinde tamamlanacak bu projeleri öylece bırakıp erken seçime gider misiniz?

İhracatın hangi tablosu Erdoğan’ı daha mutlu etti?

Cumartesi günü gerçekleşen Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Genel Kurulu ve 2020’nin ihracat şampiyonları ödül törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2021’de de tarihi rekorlarla yola devam eden ihracatçıların başarısıyla moral buldu. Erdoğan, bir süredir COVID-19 salgının bütün dünyada büyük bir probleme dönüştürdüğü yüksek enflasyon ve artan işsizlik nedeniyle muhalefetin yoğun eleştirilerini göğüslemek zorunda kalıyor. Türkiye’nin, ağustos ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 51,8 artarak 18,9 milyar dolara yükselmiş ve yine Ağustos itibariyle 12 aylık ihracat 200 milyar dolar sınırını ilk kez aşmıştı.

Bu iki rekora vurgu yapan Erdoğan, 17 Eylül itibariyle 12 aylık ihracatın 211 milyar doları da aştığını belirterek, “Eylül ayında da inşallah 20 milyar doları aşarsınız. İlk 1000 büyük ihracatçı listesine 50 vilayetimizden firmaların girdiğini gördüm ki bu ihracatımızın artık ülke geneline kalıcı olarak yayıldığının kanıtı. Hepinize şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum” dedi.

TİM Başkanı İsmail Gülle’nin, “1980’lerde 1 yılda yaptığımız ihracatı şimdi 1 günde, 1990’arda 1 yılda yaptığımız ihracatı da 1 ayda yapıyoruz. Hedefimiz 2026’da 300 milyar doları aşmak” şeklindeki sözleri de Erdoğan’dan alkış aldı.

Önce ihracattaki bu başarılı tablo ile mutlu olan Başkan Erdoğan, Gülle’nin, ihracatçılar adına hediye ettiği ressam İsmail Acar imzasını taşıyan tablodan da çok etkilendi. Çünkü o tabloda Erdoğan’ın 19 yıllık iktidarında imza attığı, İstanbul hava limanından, köprülere, Türkiye’nin otomobili TOGG’dan, savunma sanayi ve enerji yatırımlarına kadar çok sayıda proje resmedilmişti.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar