Venezuela: Jeopolitik ve jeoekonomik

Yeni yıl uluslararası hukukun yok sayıl­dığı bir operasyon ile başladı. Trump, ‘Venezuela’yı yeniden muhteşem yapaca­ğız’ dedi. Bir tür MVGA (Make Venezuala Great Again) projesi sanki. Bir ülkenin bir diğerinin iç işlerine müdahil olması kabul edilemez.

Görünen o ki, ABD’nin bu göz­dağına, devletlerin kınama mesajları ile sınırlı tepki vereceği bir olay yaşanıyor. En azından şimdilik daha fazlası gerçek­leşmiyor. Öte yandan, Venezuela’nın bu­gün yaşadığı siyasi kırılganlıkta elini güç­süz bırakan, yıllara yayılan yoksullaşma, üretim yapısında tek kaynağa bağımlılık ve teknoloji yatırımlarının ihmal edilmesi nedenli kurumsal kapasitenin zayıflaması olarak görülebilir.

Yüksek enflasyon ve halkın sefaleti

Venezuela ekonomisi son 10 yılda sade­ce birkaç makroekonomik göstergenin bo­zulmasını değil halkın yaşam standardında da derin bir çöküşü yaşıyor. IMF ve Dünya Bankası verilerine göre Venezuela’da enf­lasyon 2018 yılında yüz binlerle ifade edi­len seviyelere ulaşırken, 2021 sonrası tek­nik olarak gerilese de 2023–2024 dönemin­de yaklaşık %190 seviyelerinde açıklanmış.

Bazı raporlar, Nisan 2025 itibarıyla yıllık enflasyonun %170’ler civarında seyrettiği­ni, yaşam maliyeti bazlı hesaplamaların ise bu oranın fiilen çok daha yüksek olabilece­ğine işaret ettiğini göstermekte. IMF’nin 2026 yılı enflasyon tahmini Venezuela için %270 düzeyindedir. Aynı dönemde Latin Amerika bölgesinde enflasyon 2024 yılı için ortalama %4,1 olarak gerçekleşmiş.

IMF ve Dünya Bankası, verilerde aşırı sapma yarat­ması nedeniyle Venezuela’yı bölge ortala­ması hesaplarına dahil etmiyor. Yüksek enf­lasyonun satın alma gücü üzerindeki yıkıcı etkisi, 2025 itibarıyla aylık 3–4 ABD doları seviyesinde kalan asgari ücrette de açıkça görülmektedir. Birleşmiş Milletler verileri, bu ekonomik çöküşün Venezuela’dan mil­yonlarca kişinin göç etmesine yol açtığını ortaya koymaktadır. Bu rakamın yaklaşık 8 milyon kişi olduğu ve toplam nüfusun dört­te bir oranında azaldığı raporlara yansımış.

Zenginliğini kullanamayan ülke

Venezuela, esasen petrol zengini. Yakla­şık 303,2 milyar varillik ham petrol rezer­viyle dünyada birinci sırada yer alıyor. Bu rakam, Suudi Arabistan’da 267 milyar varil, İran’da 209 milyar varil olarak gerçekleşir­ken, ABD’de bu rakam 45 milyar varil. Ancak bu ülke yer altındaki bu hazinesini ekono­mik değere dönüştürmekte beceri göstere­miyor. 1990’ların sonunda günlük 3,5 milyon varile ulaşan üretim kapasitesi, 2020 yılında tarihi bir çöküşle günlük 392 bin varile ka­dar gerilemiş.

2025 yılı günlük 1,2 milyon va­rillik üretim hedefine ulaştığı açıklansa da, dünya üretim sıralamasında reserv şampi­yonluğunu koruyamamış. Küresel raporlar Venezuela topraklarının sadece petrol için değil, doğalgaz, altın, demir ve elmas rezerv­leri açısından da önemine işaret ediyor. İş bununla da kalmıyor, elektrikli araç, rüzgar türbinleri, savunma sanayi, yarı iletkenler ve yapay zeka gibi son birkaç yılın en önemli iş alanlarının sürdürülebilirliği için kritik öne­me sahip nadir toprak elementlerine (NTE) de sahip olan bir ülke olduğu ifade ediliyor.

ABD kazandı mı? Risk mi aldı?

ABD bir gecede Madura’yı aldı, götürdü. Kimseden korkusu olmayan Trump, hem Venezuela’yı hem de petrolünü yöneteceği­nin altını çizdi. Venezuela’nın sorunu kay­nak eksikliği değil, kaynağı dönüştürecek kurumsal kapasite ve teknolojik olanakların yokluğu. ABD’nin iştahını kabartan da tam olarak bu boşluk oldu. Nitekim Wall Street Journal, operasyonun olduğu gün yatırım­cıların Venezuela’ya yöneleceğini yazdı. Bu çerçevede ABD’nin, bu ele geçirmeyi klasik bir jeopolitik riskten ziyade yüksek getirili bir jeoekonomik fırsat olarak okuduğu orta­da.

Petrol arzının hızla artırılabileceği, kri­tik minerallerin ABD teknolojisiyle devreye alınabileceği ve bunun küresel enerji fiyat­ları ile ABD enflasyonu üzerinde aşağı yön­lü baskı yaratabileceği bir senaryo masada. Daha da önemlisi, bu hamle ABD’nin Çin bağımlılığını azaltma hedefiyle de örtüşü­yor. Bu koşullar ABD için olumlu bir senar­yo gibi algılansa da, uzun vadede ülkelerin meşruiyet ve güven aşınmasına yol açabile­cek bir risk barındırmakta.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 12.792,81 -2,19 %
Dolar 44,0716 0,18 %
Euro 51,1934 0,02 %
Euro/Dolar 1,1603 -0,01 %
Altın (GR) 7.311,86 1,82 %
Altın (ONS) 5.155,76 1,55 %
Brent 90,7200 8,62 %