‘Venezuela’ya tarımda rehberlik, Türkiye’yi global oyuncu yapar mı?

Vahap MUNYAR
Vahap MUNYAR İŞ DÜNYASINDA DİYALOG vahap.munyar@dunya.com

BAŞKANLIĞINI Celal Toprak’ın, Genel Sekreterliğini Elif Attepe’nin yürüttüğü “Güvenilir Ürün Platformu”nun toplantısı için Karacabey’de (Bursa) TİGEM tesislerindeyiz.

Celal Toprak’ın yönettiği oturumda masada Tarım ve Orman Bakanı Prof. Vahit Kirişci, Bursa Valisi Yakup Canbolat, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Tarım İşletmeleri (TİGEM) Genel Müdürü Hasan Gezginç, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan var.

Tarım ve Orman Bakanı Prof. Kirişci, söze tarımın, gıda üretiminin stratejik öneminden girdi:

-          Keşke tarımın, gıda üretiminin stratejik öneminin farkına pandemiyle, Rusya-Ukrayna savaşıyla varmasaydık. Pandemide teknolojinin bizi doyurmadığını gördük. Para olsa da tarım ürünlerine, gıdaya ulaşılamadığını gördük.

Tarım ve gıda üretiminin stratejik öneminin anlaşılmasıyla birlikte dünyada gündeme gelen politika değişikliğine işaret etti:

-          Ülkeler tarım ve gıda konusunda artık daha milliyetçi davranmaya başladı.

Türkiye’nin ekilebilir arazi büyüklüğüne dikkat çekti:

-          23.4 milyon hektar tarım arazimizin 8.5 milyon hektarı sulanabiliyor. 2002’de nüfusumuz 65 milyondu, şimdi 85 milyon. 5 milyon mülteci var. 50 milyona yakın turist geliyor. Böylesine büyük bir nüfusun beslenmesi söz konusu.

Tarım ürünü ihracatındaki büyümeye vurgu yaptı:

-          2002 yılında tarım ürünü ihracatımız 3-3.5 milyar dolar civarındaydı. Bugün 28 milyar dolara ulaşmış bulunuyor. Artan nüfusa, turiste, mültecilere rağmen tarımda net ihracatçı konumundayız.

Bu noktada “tarımda kendi kendine yetme” kavramı üzerinde durdu:

-          Tarımda “mutlak yeterlilik” asla söz konusu değil. Önemli olan stratejik ürünlerde kendi kendine yeterliliktir.

2053 yılına dönük nüfus tahminlerinin altını çizdi:

-          2053 yılında nüfusumuzun 105 milyona çıkması bekleniyor. Bir o kadar da turist gelse, 210 milyon insanın gıda ihtiyacının karşılanması söz konusu olacak. O nedenle mevcut tarım alanlarımızı korumak, geliştirmek, güçlendirmek, verimi artırmak gerekiyor.

2002-2011 döneminde TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanlığı yaptığını anımsattı:

-          Tarım konusunda mevzuat eksiğimiz kalmadı. Çıkardığımız kanunlar tarımın önünü açtı. Örneğin Islahçı Hakları Kanunu çıktı, yerli tohum oranımız yüzde 31’den yüzde 94’e yükseldi.

Tarımsal teşviklerin sayısının çok fazla olduğunu savundu:

-          65 civarında teşvik veriyoruz. “Say” deseniz sayamam. Teşvikleri daha derli toplu hale getirmemiz gerekiyor.

Derken Venezuela konusuna girdi:

-          Bize, “Venezuela’da ne işiniz var?” diyorlar. Müteahhitlerimiz yurt dışında iş yaptı, yapıyor? Dünyada ilk sıralara yükseldiler? Müteahhitlerimize, “Yurt dışında ne işiniz var?” diyor muyuz? Demiyoruz, dememeliyiz de. Tarım için Venezuela’ya aynı mantıkla gittik.

Ardından ekledi:

-          “Venezuela’da ne işiniz var?” diyenlere Allah akıl fikir versin. Venezuela’ya dönük adımlarımız tarımda global oyuncu olma hedefimizin bir parçasıdır. Buna karşı çıkmak ihanettir. Venezuela’dan toprak kiralamıyoruz, üretimi artırma konusunda yol göstereceğiz.

Araya girip sordum:

-          Ülkemiz özel sektörü dünyanın farklı ülkelerinde tarıma girmiş durumda. Kimileri sözleşmeli üretim yaptırıyor. Örneğin Alara Tarım, dünyanın birçok ülkesinde kiraz üretimi yaptırıyordu. Hükümetin Bakanlığınız üzerinden Sudan’a dönük girişimi vardı. Onun akibeti nedir?

Bakan Kirişcyanıtladı:

-          Sudan için kurulmuş bir şirket var. Oraya dönük harcanmış tek kuruş yok. Şirketin tasfiyesi gündemde. Venezuela’da Cumhurbaşkanı düzeyinde bir çağrı söz konusu.

Bakanlıkta ülke masaları kurulduğunu bildirdi:

-          Tarımda globalleşme çabalarımız çerçevesinde Cezayir, Kazakistan, Azerbaycan, Özbekistan, Kongo, Nijer ve Pakistan’a dönük adımlarımız olacak. Bakanlığımızda bu çalışmalar için ülke masaları kurduk, kuruyoruz.

Arşive girdim, Sudan konusuna baktım:

  • Sudan’da 2014 yılında 780 bin 500 hektar tarım arazisi kiralandı.
  • 2015 yılında yüzde 80 hissesi TİGEM’e ait “Türk-Sudan Uluslararası Tarım ve Hayvancılık A.Ş.” kuruldu.
  • Ağustos 2021’de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Ankara’daki ortak toplantıda Sudan’da 100 bin hektar tarım arazisi kiralandığını açıkladı.

Türkiye’yi tarımda global oyuncu yapmak için muhalefetle Venezuela tartışmasına girmek yerine özel sektörün önünü açacak adımlar atmak gerekmez mi?

İthal edilen buğday Türkiye’ye 795 milyon dolar kazandırdı

 

TARIM ve Orman Bakanı Prof. Vahit Kirişci, Türkiye’nin içerideki ihtiyaç için buğday ithal etmediğini belirtti:

-          Buğday ithalatı dahilde işleme rejimi (DİR) çerçevesinde yapılıyor. Yani, ithal edilen buğday, un, makarna yapılıp ihraç ediliyor.

Söz konusu ihracatla ilgili şu veriye işaret etti:

-          Dahilde işleme rejimi çerçevesinde ithal edilip un ve makarnaya dönüştürülen buğdayın 2021 yılında Türkiye’ye sağladığı döviz geliri 795 milyon dolar oldu.

Ardından sordu:

-          Bu ithalattan kim kazandı? Ülkemiz kazandı.

Midyat Kaymakamı’nın 5 yıl önceki önerisi Bakan’ın gündeminde 

2017 yılı Aralık ayı başları, Yenigün İnşaat’ın patronları Mithat ve Edip Yenigün kardeşlerin otele dönüştürdükleri aile konağı Kasr-ı Nehroz’dayız.

Koleksiyon Mobilya ve Tasarım Vakfı Kurucusu Faruk Malhan’ın düzenlediği “Midyat Çalıştayı”ndayız. Dönemin Midyat Kaymakamı Hüseyin Tekin, daha önceki görev yeri Erzincan’ın Otlukbeli ilçesinde önderlik yaptığı hayvancılık projesini anlatıp, şu öneriyi ortaya koydu:

-          Evinde hayvancılık yapan kadınlara maaş bağlansa, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da hayvancılığın gelişmesine katkı sağlar.

Karacabey TİGEM’deki toplantıda Tarım ve Orman Bakanı Prof. Vahit Kirişci’yi dinlerken 5 yıl önceyi anımsadım. Bakan Kirişci, köydeki kadınlarla ilgili planlarını şöyle anlattı:

-          Kırsalda, köylerde kadınları sosyal güvenceye kavuşturmanın aileyi oralarda tutma konusunda bir cazibe yaratacağını düşünüyoruz. Bu konuda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile bir çalışma yürütüyoruz.

Şalgama dokunma arkadaş, meyve suyu ÖTV’sine bakıyoruz

KARACABEY TİGEM’deki “Güvenilir Gıda Platformu” toplantısında meyve suyu sektöründen bir temsilci Tarım ve Orman Bakanı Prof. Vahit Kirişci’ye şu soruyu yöneltti:

-          Şalgamda ÖTV sıfır ama meyve suyunda yüzde 10 ÖTV var. Meyve suyunda ÖTV’nin kaldırılması konusunda bir çalışmanız var mı?

Adana Milletvekili olan Kirişci, sorudaki şalgam anımsatmasına takıldı:

-          Arkadaş, şalgamı ÖTV’den zar zor kurtardık. Şimdi örnek gösterip konuyu yeniden hatırlatmayalım. Meyve suyunun ÖTV’si konusunu Hazine ve Maliye Bakanlığımıza yazdık. İnşallah yüzde 10 ÖTV kalkar.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar