Vergi ödeme vergisi arttı

Bumin DOĞRUSÖZ
Bumin DOĞRUSÖZ HUKUKA GÖRE bumin.dogrusoz@dunya.com

Anayasal ödev ve mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi, mali yükümlülüğe bağlanabilir mi? Beni uzun zamandır düşündüren bir konu. Örneğin Anayasa’nın 75. maddesine vatan hizmeti (askerlik görevi) her Türk’ün ödevidir. Şimdi acaba askerlik görevini yapmak, kanun koyucu tarafından belli bir bedel ödemek şartına bağlanabilir mi? Yasa koyucu, “askere gidenler askerlik ödevlerini yaptığı için 500 TL ödemek zorundadırlar” diye bir yasa yapabilir mi? Hemen herkes, eminim bu soruya “olmaz”, ödevi yerine getirmek mali yükümlülüğe bağlanamaz” şeklinde cevap verecektir. Peki, o zaman başka bir konuya geçelim. Vergi ödemek de herkes için bir Anayasal ödev. Her iki ödev de Anayasa’da “siyasi haklar ve ödevler” bölümünde, biri 72. maddede diğeri 73. maddede düzenlenmiş. Şimdi sorumuzu yineleyelim: Anayasal ödevi yerine getirmek, bir başka mali yükümlülüğe bağlanabilir mi? Yukarıdaki soruya hayır diyorsanız, bu soruya vergi ödevi için de hayır demek durumundasınız.

Ancak Damga Vergisi Kanunu, hayır demiyor. Kanun, vergi idaresinin matrahı belirleyip tarh işlemini yapıp alacağını tespit etmesi için beyanname vermeyi, bu vergiyi de tarh ettirme koşuluna bağlıyor. Beyanname veren mükellef matrahı bildirerek, aslında idarenin alacağını kolaylaştırıyor. Mükellef idarenin işini zorlaştırıp beyanname vermese, idare uğraşacak, matrahı belirlemeye çalışacak, ikmalen veya re’sen tar-hiyat yapacak, ama uğraşmasına karşılık damga vergisi tarhiya-tı yapamayacak. Bu durumda her beyanname vermeme hali, özünde damga vergisinden kaçınma halini oluşturmaktadır. Kaçırma diyemiyorum, çünkü ikmalen ve re’sen tarhiyatlarda beyanname verilmemesi sebebiyle cezalı damga vergisi tarhiyatı yapılması mümkün değil.

Beyannameler üzerinden hesaplanan damga vergilerinin 2021 yılı tutarlarına bir bakalım.

Beş ortaklı bir anonim şirketi ele alalım. 2021’de, 2020 gelirleri için kurumlar vergisi beyannamesi verecektir (129,80). Bu şirket kirası ve çalışanları dolayısıyla her ay SGK-muhtasar beyanname (12x76=912) ve faaliyetleri dolayısıyla her ay KDV beyannamesi verecektir(12x64,10=769,20). Kâr dağıtırsa beş ortağı da muhtemelen yıllık gelir vergisi beyannamesi (5x97,20=486,-) verecektir. Bu şirket dolayısıyla yılda toplam 2.297,-TL damga vergisi ödenecektir. Gümrük beyannamesi, belediye vergileri için beyanname vermesi halinde bu yük daha da artacaktır. Niçin? Dürüst davrandı, Anayasal yükümlülüğünü yerine getirdi “Beyanname verdi” diye.

Bu şirket damga vergisi beyannamesi de verebilir. Ancak her halde ayıp olur diye, damga vergisi beyannamesi vermek, damga vergisi de ödemek koşuluna bağlanmamış. Ama bu sefer de damga vergisine ayıp olmuş.

Buradaki, üstelik bir kısmını da gider yazdırmadığımız mali yük, bana biraz haksız ve Anayasaya aykırı gibi geliyor. Bu yük her yıl artıyor. Geçen yılda yazdım. Bu yıl da yazıyorum. Belki birilerinin dikkatini çeker de düzeltilir veya birileri Anayasa Yargısının denetimine götürür diye.

Öte yandan mükelleflerin yasalar gereği istihdam etmek zorunda olduğu kişiler de var. SMMM, YMM, avukat, iş yeri hekimi gibi çoğu serbest meslek erbabı olan bu kişilere de ayrıca hizmet bedellerinin üzerinden %18 KDV ödenmektedir. Bu yük de iş kesimine yüklenmiş bir yüktür. Burada bu ödenen KDV’nin işletmeler için aynı zamanda indirilecek KDV’yi oluşturduğu düşünülebilir. Ancak bu yük devreden KDV’si bulunan işletmeler için önem taşımaktadır. Bu gün teorik olsa da iadesi gereken devreden KDV tutarı 250 milyar lira civarında olduğu söylenmektedir. Bir başka deyişle bu tutar, mükelleflerin alacağıdır. Alacağına kavuşamayan, sürekli devreden KDV ile Hazine’yi finanse eden mükelleflerin sırtından bu yük, hiç olmazsa zorunlu istihdam edilen serbest meslek erbabı açısından %1’e indirilmesi suretiyle alınmalıdır.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar