Yabancı haftalardır borsadan niye çıkıyor olabilir?

Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ ala.aktas@gmail.com

✔ Yabancılar borsada ocak ayının ortasından beri tam altı haftadır net satıcı konumunda. Bu çıkışın nedenini düşünmek gerekir. Fiyatlarda düşüş mü bekleniyor, kurda artış mı, ikisi birden mi?

✔ Tüzel kişiler geçen hafta 2.1 milyar dolarlık döviz sattı. Döviz hesaplarında kaydedilen düşüşün hemen hemen tümü bu satıştan kaynaklandı. Sahi, şirketler niye döviz satmış olabilir?

Yabancı yatırımcı borsadan çıkmaya kararlı görünüyor. Merkez Bankası’nın verileri, yabancı çıkışının geçen hafta da sürdüğünü ortaya koydu.

Yurtdışında yerleşikler ya da kısaca yabancılar 19-26 Şubat haftasında 118 milyon dolarlık daha net satış gerçekleştirdi. Böylece yabancıların satışı altıncı haftayı, bu altı haftadaki satış toplamı da 1 milyar 97 milyon doları bulmuş oldu.

Yabancı yatırımcılar 15 Ocak’tan bu yana hisse senedi piyasasından sürekli çıkış gerçekleştiriyor. Bu çıkış önemli bir gösterge aslında. İyi okunması, irdelenmesi gereken önemli bir gösterge...

Acaba yabancılar hisse senetlerini çok ucuza aldılar ve şimdi iyi kar ettikleri için mi çıkıyorlar?

Dövizin bugünlerdeki düzeyini çok ucuz buluyorlar ve aynı miktarda TL ile daha çok döviz alma olanağı sunan bu ortamdan mı yararlanmak istiyorlar? Dolayısıyla yabancılar kurda belirgin bir artış yaşanacağını mı bekliyor?

Ya da hisse senedi fiyatlarının olması gerekenden fazla arttığı ve bir süre sonra düşeceği beklentisi mi rol oynuyor bu çıkışta?

Bu olasılıkların bir kısmı ya da tümü geçerli olabilir. İyi de yabancıların kafasından bunlar geçiyorsa, yerli yatırımcı ne düşündüğü için yabancının sattığı hisse senetlerini topluyor?

Hisse senedinden DİBS’e...

Yabancı yatırımcı hisse senedi satarken bir yandan iç borçlanma senedi almayı sürdürüyor.

DİBS’e yatırım yapılması, faizde artış beklenmediğinin bir işareti olarak görülebilir. Faizde artış olsa bile vade sonuna kadar kağıt elde tutulduğu takdirde bir zarara uğranılmayacağı da hesaba katılıyordur. Çünkü bizdeki faizi dünyanın hiçbir ülkesinde bulmak pek mümkün değil.

ŞİRKETLER BİR HAFTADA 2.1 MİLYAR DOLAR SATTI

Döviz tevdiat hesaplarında geçen hafta 2.5 milyar dolar azalma oldu ve bu hesaplar 26 Şubat itibarıyla 261.9 milyar dolara indi.

Azalmanın 2.1 milyar doları yurtiçi yerleşiklerden kaynaklandı. Bu kapsamda gerçek kişilerin hesap bakiyesi neredeyse hiç değişmedi, tüm gerileme tüzel kişilerin satışından oluştu.

Merkez Bankası yurtiçi yerleşiklerin döviz hesaplarındaki artış ya da azalışı artık parite ve altın fiyatlarındaki değişimi dikkate alarak nete getirmek suretiyle de açıklıyor. Geçen haftaki 2.1 milyar dolarlık azalma parite etkisinden arındırıldığında da aynı düzeyde oluştu.

Geçen haftaki düşüşün tümüyle tüzel kişilerin hesaplarından kaynaklandığını belirttik. Tüzel kişilerin döviz hesapları parite etkisinden arındırılmış olarak 2.2 milyar dolar, arındırılmamış 2.1 milyar dolar kadar azaldı.

Şubat, özel sektör için dış borç ödemesinin yoğun olduğu bir ay değil. Bir haftada böylesine yüklü bir döviz satışının nedeni de doğrusu pek anlaşılamadı. Dış borç değilse de yurtiçinde yapılan bazı işlemler için bu dövizin kullanılmış olabileceği görüşü dile getiriliyor.

HİZMET ZAMLARI HIZLANDIĞINDA TÜFE NEREYE GİDECEK?

Merkez Bankası’nın, önceki gün açıklanan şubat ayı fiyat endeksleriyle ilgili değerlendirme notunda yer verilen bir tablo sanki tehlike çanlarının habercisi gibi.

TÜFE’de son bir yılda kaydedilen artışı biliyoruz; yüzde 15.61. Merkez Bankası’nın paylaştığı tabloya göre son bir yıldaki artış mallarda yüzde 17.32, hizmetlerde ise yalnızca yüzde 11.74.

2 Mart’tan itibaren riskin düşük bulunduğu illerde sınırlı bir normalleşmeye geçildi. Görüldü ki bu sınırlı olma durumu bayağı bir esnetiliyor, adeta tümüyle normale dönülmüş gibi bir hava esiyor. Bu durumun Covid-19 yönüyle yaratacağı sorunlar ayrı. Normalleşmenin getirdiği bir de enflasyon, özellikle de hizmet enflasyonu baskısı olacak.

Hizmet fiyatları zaten son bir yılda mal fiyatlarının üçte ikisi kadar bir artış göstermiş. Arada belirgin bir makas var. Hizmet fiyatlarının niye az arttığı da ortada; pandemi yüzünden birçok işyeri zaten kapalıydı, fiyat mekanizması da bozuldu. Şimdi bu işyerlerinin açılmasıyla birlikte son bir yılda düşük tutulan ya da yapılamayan zamlar gündeme gelecek.

Enflasyonda bizi sanki daha sıkıntılı günler bekliyor gibi. Bu konuya önümüzdeki günlerde daha detaylı olarak değinmek gerekecek.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar